Kitap, ilgi çekici ve yazıldığı dönem için cesur bir fikre sahip. Ancak bu fikir iyi işlenmemiş. Karakterler birer çocuk olduğu için yetişkinvari bir derinlik beklemek doğru olmaz ama yine de tüm karakterler böyle iki boyutlu olmamalıydı. Kitaptaki hiçbir karakter ilgi çekici değil, hiçbiriyle bağ kurmuyorsunuz ve haliyle de hiçbirinin sonunu merak etmiyorsunuz. Ve tüm kitap boyunca aynı olayları tekrar ve tekrar yaşamalarının biz okuyucular için bir anlamı olması gerekirdi. Tüm bu olayların, kahramanların psikolojilerine olan etkisi neredeyse hiç işlenmemiş. Tekrarlayan olaylar karakterlere yatırım yapmayıp gerilimi kademe kademe yükseltse -ki böyle kitaplarda olması gereken budur- yine de ortalama bir okuma deneyimi olabilirdi. Ancak kitapta okuyucuya geçen gerilimli bir atmosfer de yok. Kahramanların çoğunun gerçek hayatta yaygın şekilde görülen bazı kişilik arketiplerinin alegorisi olduğu çok açık. Ama işte tam da bu yüzden okuması zevksiz çünkü bu kadar bariz bir sembolizm, sembolizm demek olmuyor.
Kitabın vermek istediği mesaja gelirsek, insanın çok kısa bir sürede vahşileşebileceğine, herkesin ciddi bir kötülük potansiyeli taşıdığına katılıyorum. Ancak bu konuda yazar kadar karamsar da değilim.
Son 50 yıldır var olan küresel düzen, insanları kendilerinden ve diğer insanlardan nefret ettirip yalnızlaştırma çabasında olduğu için böyle kitapların öne çıkarılması normal. Yoksa yazıldığı dönem için iyi denilebilecek bir kitap ama günümüz okuyucusu için hiçbir esprisi yok.