Yaptığı her iş karşılığında bir ücret alıp para biriktirmektense çevresinde ahlaklı, vicdanlı, sorumluluk sahibi insanlar, dostlar biriktirmeyi tercih ediyordu. Başka bir deyişle para biriktirerek değil de, iyilik biriktirerek küçük bir servetin sahibi olmuştu.
Bana hayatın en zor iki dersini vermiş olan insanı unutsaydım vefasızlık olurdu: Bu derslerden birincisi dünyamın en büyük gücüne, paranın gücüne boyun eğmemekti; ikincisi ise tek bir düşman edinmeden yaşayabilmekti.
Ak saçlı ihtiyarın yukarıda, pencereden aşağıya, asık suratlı, acele acele koşuşturan insanların olduğu caddeye bakışı unutulmazdı; bizim gerçek ve çirkin dünyamızın üzerinde, saf bir hayalin yavaşça yükselmiş beyaz bulutu gibiydi.