Hediyeleri alan insanların yeşil, siyah, kahve, mavi gibi farklı renklerde olan göz bebeklerindeki sevinç ve mutluluk hep aynıydı. İnsan, cesedinin şekli nasıl olursa olsun aynı şekilde seviniyor, aynı şekilde üzülüyordu.
"Ona göre yaşayan varlığa ve insana fayda, mutluluk ve manevi güzellik getirme, zihin güzelliği ve gelişimine katkı sağlama işlevlerini yerine getirmeyen bütün metalar işe yaramazdı. Kopillerine ödül olarak verdiği dışı köpek maması kaplı inci taneleri gibi..."
Önce siyah hatta simsiyah bir rüzgâr esti. Esmesiyle beraber saçlarımda, gözlerimde, kulaklarımda hasılı bütün bedenimde dolaştı. Gök sessiz. Bu sessizlik göğe en yakın şehri getirdi aklıma. Göğe en yakın şehre karşı olan sessizliği! Gök, onun hüznünden midir ağlar durur? "Gözyaşı dökenler akrabadır azizim." demişti bir keresinde, bir kitapta bir adam ya da bir şair. Boşuna dememişler "Şair sözü yalandır."
Siyah dar paça pantolonlu olan "İnsanın iki dünyası vardır, bilir misiniz?" diye sormuştu ona. O da sadece başını sallayarak devam etmesini ister gibi bir tepkide bulunmuştu. "Birisi gerçek olan dünya, diğeri de tahayyül ettiğimiz dünyadır." diye devam etmişti. "Tahayyül ettiğimiz dünyaya çok dalarsak zavallılaşabiliriz, gerçek dünyaya çok dalarsak bayağılaşabiliriz; hayal ettiğimiz dünyayı gerçek dünyamıza uydurmaya çalışırsak kaypaklaşabilir, gerçek dünyayı da hayal ettiğimiz dünyaya dönüştürmeyi başarırsak bir devrimci olabiliriz."