Songül işitmez

Songül işitmez
@kitapppseveer
Zaten şaşkınlık ve umutsuzlukla öyle derin yaralanmıştı ki, içinde hiç bir şeyi canlılığını korumuyor, utancı dışında her şeyi oluruna bırakıyordu. Bedeni arabanın her sarsıntısında cansız ve parçalanmış bir nesne gibi yerinden sıçrıyordu, bakışları donuk ve çılgıncaydı. Gözbebeklerinde bir damla yaş buz tutmuş gibi duruyordu hâlâ.
Sayfa 376·Kitabı okudu
La Fontaine’imizin muhteşem bir şekilde tanımladığı şu ruh halindeydi: Bir kuş tarafından kandırılmış bir tilki kadar utanç içinde.
Sayfa 367·Kitabı okudu
Ah, dedi kız, cellat mahkümla alay ediyor. Aylardır beni takip ediyor, beni tehdit ediyor, korkutuyor! Tanrım, ondan önce ne mutluydum! Beni uçuruma o yuvarladı! Ah Tanrım!
Sayfa 351·Kitabı okudu
Bir sağırın bir sağır tarafından sorgulanması “ yasa tarafından öngörülmemiş” bir vakaydı.
Sayfa 210·Kitabı okudu
Hint, Mısır ve Roma duvarcılıklarında sadece din adamının varlığı hissedilir. Halk mimarileri için aynı şey geçerli değildir. Onlar daha zengin, daha laiktir. Fenike mimarisinde tüccarın, Yunan mimarisinde cumhuriyetçinin, gotik mimaride burjuvanın ağırlığı hissedilir.
Sayfa 193·Kitabı okudu