Bilmiyordum. Neyin yıkılacağını iyi bilmekteydim ama, yıkıntılar üzerine neyin sıvanacağını bilmiyordum. “Bunu hiç kimse kesin olarak bilemez, “ diye düşünmekteydim, eski olan şey ele avuca doğar, sağlamdır., her an onu yaşar ve onunla savaşabiliriz. Gelecekteki şey daha doğmamıştır, tutulmaz haldedir, kaynaktır, düşlerin yaratıldığı malzemeden yapılmıştır,
Ama, başlangıçta ben kalıyor, gitmiyordum. Soruyor, sohbet ediyor, her işçinin hikayesini biliyordum: beslemek zorunda oldukları çocukları evlendirecekleri kız kardeşleri, ihtiyar ve sakat ana babaları. Kaygıları, hastalıkları, acıları...
Zorba, suratını buruşturarak bana, “ onların geçmişini kurcalama patron,’’ derdi. Sonra kalbin acımayla dolacak,