1986 yılında Çernobil’de patlayan reaktörden atmosfere yayılan cesium 137 yüzünden 985 bin kişi öldü. Hala da ölmeye devam ediyorlar çünkü bu radyasyon 300 yıl kalıyor bulaştığı yerde ve ancak 40 sene sonra yarı değerine düşebiliyor.
“Nükleer reaktörlerin yakıtı olarak kullanılan Cesium 137 gezegenimize ait olmayan bir madde, yani petrol yada doğalgaz gibi gezegenimizin içinde bulunan bir element değil bu, insan üretimi olarak yapılmış ve insanlık tarihinde bilinen en zehirli maddedir cesium 137. Küçücük bir demir para büyüklüğünde, toplamda sadece iki gramı bile 3500 dönüm büyüklüğünde bir ormanda ağacından kuşuna, başlığından karıncasına toprağın üstünde yada altında, en derinlerinde yaşayan her şeyi öldürmeye yeter. Kısacası cesium 137’den daha zehirli bir madde yok bu gezegende.
Arkasını dönüp gitmeden önce son sözünü söyledi: “O listeden kimse sağ çıkmamıştır şimdiye kadar, listeye girmediğin sürece görünmezsin. Listeye girdin mi gidersin. “
Eğitimin amacı artık insan yetiştirmek değil, düzene insan yetiştirmek olmuştu. Bu düzenin içinde çalışacak, görev alacak kişileri düzene en iyi hizmet edebilecekleri şekilde biçimlendirmekte. Eğitim insanlık adına yapılan bir şey değildi! Peki neydi? 1900’lerde sanayi devrimiyle oluşan işlerde çalışmaları için toplumu sınıflandırmaktı.