Mona

İnsan, kalbinin bağını Tanrı'dan kopararak eşyaya, güçlü görülen insanlara, düşüncelere ve sistemlere bağlıyor. Bu bağlanışı, şöyle veya böyle ölçülü bir bağlanış sanmayın. Bu, aklın veya sağduyunun kabul edeceği veya mazur göreceği bir ilgi değil, irrasyonel bir bağlanış, âdeta bir tapıştır. İnsan çağımızda gönül tarlasına durmadan put dikiyor. Kendi türettiği eşyaya, kendi kurduğu sisteme veya kendinin yücelttiği insana tapmak yoluyla kendine tapmaya çalışmakta belki de. Kendini dolaylı yoldan putlaştırmanın boş deneyinde.
Alıntı
Z isimli okura yanıt verildi
Mona
Güzel ve yerinde bir yorum. Teşekkürler. 👏🏻
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Neden Böyle Olmaktadır?
Aslında her şey apaçık ortadadır. Fakat insanoğlu kendini zaman zaman ortaya çıkan bahanelerle aldatmaktan hoşlanmaktadır. Belki de böyle bir aldanışa ihtiyacı vardır. İnancını yitirmiş veya en azından çok zayıf bir inanca sahip kişilerin psikolojisidir bu.
Alıntı
Z isimli okura yanıt verildi
Mona
@Theo35 Rica ederim hocam :)
Neden Böyle Olmaktadır?
Aslında her şey apaçık ortadadır. Fakat insanoğlu kendini zaman zaman ortaya çıkan bahanelerle aldatmaktan hoşlanmaktadır. Belki de böyle bir aldanışa ihtiyacı vardır. İnancını yitirmiş veya en azından çok zayıf bir inanca sahip kişilerin psikolojisidir bu.
Alıntı
Z isimli okura yanıt verildi
Mona
Yorumunuz için teşekkür ederim hocam. Naçizane fikirlerimi söylemem gerekirse; bu şekilde düşünmemelisiniz. Çünkü sizin niyetiniz de namaza başlamak var ama burda sizin nefsiniz ve şeytanın vesveseleri devreye giriyor ve türlü bahanelerle sizin imanınıza talip olmaya çalışıyor. Şeytan, o kadar çok iyi tanıyor ki herkesin zayıf noktasını ve ona göre de vesvese vererek engel olmaya çalışıyor. Mesela şeytanın size verdiği en etkili vesvese de bu zaten "Rab beni huzuruna davet etmek istemiyor, demekki eksikliklerim var" diye düşündürüyor ve bir şekilde sizi namazdan uzaklaştırmaya çalışıyor ki şeytan namaza yeni başlayan insanlarla daha çok uğraşır. Günün 24 saatinden bir saatimizi Rabbimiz için ayırmamız gerekiyor. Sadece bir saat. Şunu da unutmamak gerekir; imandan sonra en önemli hakikat namazdır. Kıyamet gününde kulun hesaba çekileceği ilk amelide onun namazıdır. Günahlarımızdan, eksikliklerimizden dolayı namazı terk etmeyelim. Namazımızdan dolayı günahlarımızı terk edelim. Rabbim sizi hayırlısıyla bir an önce huzuruna kavuşturmayı nasip etsin. Amin 🤲🏻
Cami bir ruhtu, bir bilinçti. O canlı olduğu sürece toplum da canlıydı.
Alıntı
İlker Güçer isimli okura yanıt verildi
Mona
İlker Güçer Aslında sadece sekülerleşmeyi sebep olarak gösteremeyiz. Diğer etmenlerin etkisi de büyük. Örneğin; bir anne-baba çocuğa küçük yaştan cami bilincini aşılamalı, vakit namazlarına, cumalara, teravihlere götürmeli ki o çocuk camiyle haşır neşir olsun ileride kendi çocuklarına, gelecek nesillere bu bilinci aktarabilsin. Bir de konfor alanımızda ki rahatlıktan vazgeçmeliyiz diye düşünüyorum yani evet evlerimizi de mescit yapıyoruz fakat esas olan mescitleri unutuyoruz. Günde en az 1 kere de olsa vakit namazlarımızı camilerde kılmalıyız ki camilerimiz boş kalmasın. Hele özel günlerde hiç boş bırakmamak gerekiyor çünkü o gecelerin mahiyeti, maneviyatı çok önemli olduğu için camilere gidip içimizdeki ışığı yansıtmalıyız, yaşamalıyız. Mesela ben -bu sene özellikle- şuna tanık oldum; teravihlere küçüklüğümden beri çok severek gidiyorum ve o zamandaki lezzeti maneviyatı hissedemiyorum. Eskiden daha dolu olurdu saflar daha kalabalık ve sıkışık olurdu ama bu son senelerde bunu göremiyorum maalesef. Gittiğim camideki kadınlar cemaati ramazan boyunca en fazla 6-7 kişi idi erkeklerde de hakeza öyle. Yani bu durum beni fazlasıyla sorgulattı. Bizi camilerden bu şekilde alıkoyan nedir? Neden camilerimizi boş bırakıyoruz? Allahın davetinden daha önemli ne işin vardı da gelmiyorsun? Bir de şöyleleri var; caminin hemen karşısında kahvehane var adamlar sabahtan akşama kadar oturup hiçbir şekilde kendisine faydalı olmayan boş muhabbetleri eşliğinde taş oynuyorlar ama hemen ayağının dibindeki camiye gitmeye üşeniyorlar. Savunmaları ne? Çünkü kahvehanede ki o faydasız meşguliyetleri onlara daha tatlı geliyor. Oysa bilmiyorlar ki bir vakitlik namazı kaçırmanın ehemmiyetinin ne kadar büyük olduğunu. Bu ve bunun gibi birçok örnek daha...

Mona

, bir kitap okudu
Puan vermedi·159 syf.·
8 günde okudu
·
2025 10. kitabı
Sezai Karakoç
9.1/10 · 8,1bin okunma
Z isimli okura yanıt verildi
Mona
@Yavuz_C estağfurullah hocam, bahsetme olmadığı için ben de üzerime alındım :)