Rezonans alanımızı değiştirdiğimizde bütün çevremiz değişir. Çoğu zaman başka bir söze ihtiyaç duymayız. Kendi rezonans alanını, enerjini ve titreşimini değiştirmek çok daha etkilidir. Bunu yaparak sadece kalıplarımızı yok etmekle kalmayız, aynı zamanda etrafımızdakilerin davranışlarını da etkileriz. Ve birden bir mucizenin meydana geldiğini düşündürtecek kadar büyük bir hızla içinde bulunduğumuz durum değişir. Ama gerçekte mucizelerin olmadığını biliriz. Bu olayın arkasında, değişmek için ortaya koyduğumuz isteğimiz ve cesaretimiz bulunur.
Yargılayıp hüküm vermeyi çok erken yaşta öğrendik. Bugün hüküm verdiğimiz şeyler çoğu zaman ailemizin, tanıdıklarımızın, öğretmenlerimizin ve arkadaşlarımızın ahlak ve değerlerine dayanır. Bugün bizim yeniden oluşturmaya çalıştığımız şey aslında onların ilkleri ve görüşleridir.