“Günahı Tanrı değil, mutlak olanı göreceliye dönüştürmeye çalıştığımızda bizler yarattık. Bütünü bir tarafa bırakıp yalnızca bir kısmını görür olduk; oysa bu kısım günahla, kuralla kötüyle savaşan iyilikle, iyiyle savaşan kötülükle yüklüydü, üstelik iki taraf da kendisinin haklı olduğuna inanıyordu.„
"Kendimi hiçbir zaman ikinci derece bir rolde göremiyordum. Gerçek hayatta en sonuncu kademeye isyansız katlanabilmem bu yüzdendi. Ya kahraman ya da çamurdan; ikisinin ortası yoktu. Beni mahveden de buydu zaten. Çünkü çamurdayken, başka zamanda kahramanım, yalnızca kahramanlar çamurun içinde gizlenebilirler diye kendimi teselli ediyordum. Düpedüz bir adam için çamurlanmak ayıp sayılır halbuki bir kahraman istediği kadar içine dalsın nasıl olsa çamur bulaşmaz..."