"Bir zamanlar tüm dünyası annesinden ibaret olan bir çocuk vardı. Annesinin söylediklerini sünger gibi emerek büyüyen, yanlış dediğini yanlış, doğru dediğini doğru kabul eden, özür dilemeyi, hatasından dönmeyi bilen bir çocuk. O çocuk benden artık çok uzakta. Cezalandırmanın da azarlamanın da faydası yok. Dünyası benim dünyamdan çok farklı ve biliyorum ki, bir daha asla kollarıma dönmeyecek. "
"Gözlerimi kapatıp uyumaya çalışıyorum. Biraz uyusam ve uyandığımda tüm bu yaşananlar bir rüyadan ibaret olsa, her şey eski haline dönse keşke. Anlamak ya da kabullenmek için çabalamamın gerekmediği, sorunsuz, basit ve sıradan hayatıma dönebilsem."
Edouard Louis; sevdiğim bir yazar , kalemini ve içten anlatımını Fournier'e çok benzetiyorum- ki onu da pek severim. Yazardan "Eddy'nin Sonu" ile "Babamı kim öldürdü" den sonra okuduğum üçüncü eser oldu, devamı da gelecek gibi görünüyor. Kısa ve samimi anlatımıyla okuru hemen sarıveren ve içine çeken bir yazar. Bu eserinde annesini anlatıyor, hem de bütün içtenliği ile ve sansürsüz bir şekilde... Hiçbir şeyini saklamıyor, çarpıtmıyor, sıcacık ipincecik hislerle sarıveriyor okurunu. Önerimdir arkadaşlar, siz de kısacık ama etkisi yıllar boyunca sürecek bir eser isterseniz buyrun ,bakalım kendinize gelebilmeniz ne kadar sürecek...