Hem halkın acınacak nesi var ki, hele emeğiyle uygarlıklar kurmuş halka acınır mı hiç! Uyansın da kendi sırtından gökdelenler kuranlardan alsın hakkını.
Ama sen eğer önem verirsen şöyle de düşünebilirsin; bir şairin karısı olduğunu! Bırak şairliğimi, halkının çilelerden kurtulmasını isteyen, onu seven, onun parasıyla okutulduğu için halkına, ulusuna karşı borcunu ödemeye çalışan bir öğretmenin karısı... Eğer bu sana yetmiyorsa...
Özgürlük içinde yaşayan bir ülkenin şairi olarak yazdıklarımdan kuşkulandılar mı kendimi savunmak için aydına bir hesaplaşma olurdu mahkemeye çıkışım. Toplum karşısında açık açık bir hesa verme olurdu. Gördüğüm tepki, bana öğretirdi yazdıklarımın anlamını, sanatçı olarak görürdüm şiirimin başarısını ya da yerine oturmadığını. Bugün beni çağıranlar bana bu olanakları vermemek için çağrıda bulunmuyorlar ki. Başımı ezmeye karar vermişler. İbret olsun diye.
Kendi bunalımlarını, toplumun sıkıntılarını yazıyordu. Bu yüzden yazdıklarına toplumcu şiirler diyorlar, daha da ileri giderek onu solculukla suçluyorlardı. Bir tutuklama kağıdı bile çıkmıştı bu şiirler yüzünden. Hesap vermesini istiyorlardı kendisinden.