Başucunda duran çiçekleri unutma.
Hepsi köklerinden, topraktan kopup geldiler sana.
Yıldızlar görünmüyorsa, ay alev almış yanıyorsa, karanlık dedikleri sanki biraz parlıyorsa tenine dokunduğunda;
Zamana az da olsa inan, senin için geçti bunca vakit dünyada.
Saçlarında, avuçlarında ve omuzlarında süzülen damlalar gibi,
yürüdüğün, ayaklarını bastığın topraklar, göğe birikmiş bulutlar ve gözlerinle dokunduğun uzaklar elbette her şeyin nihayeti.
Başucunda duran son yudumu kalmış bardağını öylece bırakma.
Bir sona senin için yaratıldı, ellerinin değmesi için yandı, yontuldu gövdesi.
Dudaklarında ruhunu buldu,
dudaklarında soluğu duydu,
kolları olmasa bile ellerinden