• İçimdeki cehennem yükseltiyor ateşimi.
  • Evgeny Grinko "Field" eserine iki gün önce bir klip eklemiş ve bu ekip gerçekten muhteşem bu yıl iki Türkiye turnesi düzenledi Grinko, dört beş yıl önce müziğine hayran olmaya başladığım bu sanatçının konserine Mart ayında gitmiştim, tekrar geldiğinde ve bu tür müzikten hoşlanıyorsanız düşünmeden gitmenizi de öneririm.

    https://youtu.be/7R4L24kPsy0
  • BİR fotoğraf vardı hafızalarımızda yer eden... Abdullah Öcalan yanında dört çocuk ile poz vermişti.
    Çocukların yaşı 7 ila 11 arasındaydı.
    Hepsinin elinde Kaleşnikof vardı.
    PKK'nın çocukları kullanması yeni değildi. Çok eski yıllara dayanıyordu.
    İki üniversitemiz PKK'nın dağa kaçırdığı çocuklarla ilgili bir araştırma yaptı. Sonuçlar çok vahimdi. PKK bir dönem 8-12 yaş arasındaki çocuklardan bir tabur oluşturdu. Ölen PKK liderlerinden birinin kod adı ile kurulan tabura açıkça "Tabura Zaroken Agit" yani "Zaroken Çocuk taburu" ismi verildi. Çocuklar şehir eylemlerinde sıkça kullanıldı.
    Örneğin, Siirt'in Kurtalan ilçesinde 14 yaşında olduğu belirtilen bir çocuk PKK adına bombalı eylem yapmak üzereyken yakalandı. İki üniversitenin o yaptığı araştırmada "Yaklaşık 3000 çocuğun çatışma içerisinde yer aldığı tahmin edilmektedir" deniyordu. Rakamlar korkunçtu.
    Dağ kadrosuna katılanların yüzde 42'si, 18 ve daha küçük yaştaydı.
    Genellikle 11 ila 16 yaş arasındaydı.
    Yüzde 9.25'i ise 15 ve altında bir yaştaydı. Bu nedenle terör örgütüne katılım yaşı ortalama 17,7'ye iniyordu.
    Çocukların yüzde 10'luk kesimini ise kızlar oluşturuyordu. Ve bu çocukların büyük çoğunluğu seks kölesi olarak kullanılıyordu. BM de sürekli rapor yayınlayarak PKK'nın hem Kandil'de hem de Suriye'de çocukların eline silah verdiğini belgelerle ortaya koyuyordu. ABD İnsan Hakları Çalışma Bürosu tarafından yayımlanan raporda da PKK'nın dağ kadrosunda çocukların yer aldığı açıkça beyan ediliyordu. Ancak aynı ABD PKK'ya komutanlık yapıyor, silah yağdırıyordu. Gözlerinin önünde kaçırılmış, zorla kamplara getirilmiş çocuklar vardı. Onlara TIRLARLA silah taşıdılar. İNSANLIK SUÇUNA hizmet ve ortalık ettiler. Dünyada kimsenin gıkı çıkmadı. Herkes sustu.
    Şimdi Diyarbakır HDP önünde analar "Çocuklarımızı verin" diye feryat ediyor. "Akıbetlerini bilmiyoruz. Ölülerse cesetlerini verin" diye ağlıyor. Parti binasına giren HDP'li yöneticiler yürekleri dağlanmaş analara laf atıyor, dalga geçiyor. Türkiye'deki manzara da içler acısı... Seçimlerde HDP ile kolkola girenler "Susamam" demiyor.
    Hatta hiçbir şey demiyor. Gıkını çıkarmıyor. İki üniversitenin yaptığı araştırmada Selahattin Demirtaş'ın bir konuşmasına da yer veriliyor.
    Demirtaş o açıklamasında "Çocuklar kendi istekleri ile kendi kararları ile katılım yapıyorlar. Kaçırılma vakası, tek bir vaka varsa dahi bu konuda gereğini yaparız ama kendi isteği ile giden çocukları da geri getirmek çok zor oluyor. Bunun bilinmesi lazım" diyor. Anneler ağlıyor, iz süren babalar çocuklarının HDP'liler tarafından hangi araçlarla, nasıl, hangi yollar üzerinden kaçırıldığını tek tek anlatıyor. Türkiye'de insan haklarından bahsedenler, bunun tellallığını yapanlar "Susarım" diyor.
    Hatta CHP'den belediye başkanı olur olmaz Diyarbakır'a koşup HDP binasını ziyaret eden "Kaynaşalım" çağrıları yapanlar, çocukları kaçırılan analara dönüp bakmıyor bile... İnsanlık suçu işleyenlere tek kelime bile etmiyor. Orman yaktığını açıklayan PKK'yı hiç duymuyor. Koşarak gittiği o Diyarbakır'da PKK'nın havaya uçurduğu kamyonetteki köylüleri yok sayıyor. "Abicim bu konularda susarım" diyor. Bir Allah'ın kulu çıkıp da bu İNSANLIK SUÇU konusunda "Susamam" diye klip çekmiyor. Öyle bir hale geldik ki, CHP milletvekilleri artık ekranlara çıkıp, PKK marşı çaldığında düğmelerini ilikleyip ayağa kalkan belediye başkanlarınının suç işlemediğini açıkça söyleyebiliyor. Yıllar önce burada bir Amerikalının sözlerine yer vermiştim. "Karar alındı. CHP, HDP'leşecek. HDP, CHP içinde eriyecek" diye... Bazıları gülmüştü.
    O Amerikalı dün aradı. "Gelişmelere baktıkça görüyorum ki ben yanlış beyanda bulunmuşum. CHP durumu abarttı. Sanırım onlar HDP içinde erimeye doğru gidiyorlar" dedi gülerek.
    Yumurta mı tavuk... Tavuk mu yumurta... Zaman içinde göreceğiz.
  • 191 syf.
    POLİSİYENİN KRALİÇESİ AGATHA, POP'UN KRALI MICHAEL'DİR.

    NE ALAKA?

    Şimdi içinizde polisiye sevmeyen, onu edebi bir tür olarak görmeyen, zaman kaybı, çıtır çerez olarak gören bir kesim var. Biliyorum. Sizin birinizi bile bu yoldan döndürmeyi şu andan itibaren görev edinmiş bulunmaktayım. Michael içinse... Gönlümün Prensi. Onu sevmeyeniniz, dinlemeyeniniz yoktur. Bugün onu acayip anasım var. Malum burada da bahsi çok geçmiyor. Bir şekilde geçirteceğiz.

    Şimdi hazır iseniz sizlere moonwalk tadında bir akış ile başlamak istiyorum.. Bu arada iyi yaptığımı söylerler. Teknik çok basit, İstanbul buluşmamızda gösterebilirim :)

    SMOOTH CRIMINAL. Na na na Nana na na.. Evet kitap bir polisiye, suç, kriminal, cinayet, seri katil tarzı bir kitap. Agatha Christie yaklaşık 66 dedektif romanı, 150 kısa öyküsü ve 20'nin üzerinde oyunu bulunan ve bugüne kadar 2 milyar adet satış yapan, polisiye denince ilk akla gelen ismi layıkıyla yerine getiren bir kraliçe.( İncil ve Shakespeare geride kalıyor.)
    Yazar hakkında biraz daha bilgi vermem gerekirse, kendisi 26 yaşında iddia üzerine ilk kitabını yazıyor. ( Biri benimle iddiaya girsin ). Eczacı'da çalıştığından zehirlerle arası iyi. Bilenler bilir Agatha kitaplarının içinde her türlü zehir suç unsuru olarak kullanılır. Özellikle Siyanür/ Arsenik. Bu kitapta da zaten var. Olmasa şaşardım. Ha çok kolay bir yöntem adam anında gidiyor öteki tarafa. Annie r u Ok? Ama bulmak sorun. :)
    Neyse kimseyi cinayete özendirmeyelim. Burada aklıma sevgi seli WE ARE THE WORLD geldi. Klip yaşı yetenler için ikon kaynıyor. İzleyin derim. Yeni yetmeler için Castinli bir versiyon da var. Haha
    Christie teyzem gezmeyi çok seven bir İngiliz hanımefendisi. Eşinin arkeolog olmasından mütevellit Dünyayı gezmişler. Keza yine bilen bilir cinayetler öyle sadece İngiltere'de olmuyor. Her çeşit kültürü, insanı barındırıyor. Bu anlamda kendi adıma ben yavan bir polisiye okumaktan fazlasını buluyorum.
    Agatha hakkında çok şey yazabilirim, yazasım var. I JUST CANT STOP LOVİNG YOU ama bir yerde vedalaşmamız gerek aşkım. Bir başka kitabında yazacağım söz.

    WANNA BE STARTING SOMETHIN'
    konuya gelirsek.. Kitabın orijinal adı: And Then There Were None ( Ten Little Niggers )
    Çevirirseniz ve kimse kalmadı, on küçük zenci. Zenci adasına çağrılan 10 kişi. Bir mektupla. Kimi işe alındığı sanıyor, kimi tatil yapacağını, kimi eski bir dostuyla görüşeceğini.. Gerçek adaya gittiklerinde BoM. THRILLER
    Ev sahibini gören bilen yok. Ulan ne safsınız bir iki cümleye inanıp .. neyse.. Sonra bakıyorlar masada 10 küçük zenci biblosu. Odalarında bir şiir. Agatha'm sever tekerlemeleri:

    On Küçük Zenci yemeğe gitti,
    Birinin lokması boğazına tıkandı. Kaldı dokuz.
    Dokuz Küçük Zenci geç yattı,
    Sabah biri uyanmadı. Kaldı sekiz.
    Sekiz Küçük Zenci Devon'u gezdi,
    Biri geri dönmedi. Kaldı yedi.
    Yedi Küçük Zenci odun yardı,
    Biri baltayı kendine vurdu. Kaldı altı.
    Altı Küçük Zenci bal aradı,
    Birini arı soktu. Kaldı beş.
    Beş Küçük Zenci mahkemeye gitti,
    Biri idama mahkûm oldu. Kaldı dört.
    Dört Küçük Zenci yüzmeye gitti,
    Birini balık yuttu. Kaldı üç.
    Üç Küçük Zenci ormana gitti,
    Birini ayı kaptı. Kaldı iki.
    İki Küçük Zenci güneşte oturdu,
    Birini güneş çarptı. Kaldı bir Zenci.
    Bir Küçük Zenci yapayalnız kaldı.
    Gidip kendini astı. Kimse kalmadı.

    SCREAM

    Nasıl ya? Adadaki 10 kişi ölüyorsa katil kim? Bulsaydın zaten polisiye olmazdı. Olsa Agatha olmazdı. Hangi babayiğit Agatha kitaplarında katili bulabilir? Bulamaz. Onun sırrı burada.

    Şiirden de anlaşıldığı üzere tek tek cinayetler gerçekleşiyor. WHO IS IT? Ve o 10 biblo tek tek kırılıyor.

    /Burada biraz ipucu verebilirim/

    Adaya çağrılan 10 kişi sıradan kişiler değil. Hepsinin geçmişte bir cinayet işlediği ancak suçsuz sayılarak adaletin sağlanamadığı görülüyor. Yani hepsi olmuş bir DIRTY DIANA.
    Sonra tek tek bunların geçmişte ne halt ettiklerini okuyoruz. REMEMBER THE TIME. Katil deli de olsa en azından adaleti sağlıyor haha

    Agatha, Altın çağ denilen dönemin yazarı. 1. Dünya Savaşı'nı görmüş. Evet katılıyorum ayrıntılı cinayet nedenleri, silahları yok. Katilin, kurbanın, karakterlerin psikolojik incelemeleri yok. Kurgu şahane değil. Ancak bunu hem ilklerden, hem de zamanından dolayı olmasına dikkat ederek yargılamak lazım.

    Katiller çok iyi insanlar içinden de çıkabilir. Agatha bize bunu gösteriyor. Sıradan kişiler çok çok kötü olabilir. BAD. Çok tehlikeli. DANGEROUS.

    İncelememin sonlarına gelirsek , dostum bu kitap Agatha külliyatı içinde ilk 3 de yer alır. Açık ve net. Diğerlerini merak eden olursa söylerim. Yani diyeceğim o ki. THIS IS IT. OKU.

    Canın çok mu sıkkın. OKU. Bunaldın mı Dosto'dan Musil'den Pessoa'dan. OKU. Tatile mi çıkıyorsun al yanına OKU. Pişman olmayacaksın.

    Meşhur dedektif Hercule Poirot'suz bir kitap olması benim için tek üzücü noktasıdır. Dedektifin olduğu kitapları nedense ben daha çok seviyorum.

    Dipnot: 1) Agatha'nın tüm kitaplarının film ya da dizisi çekilmiş. Ben Hercule Poirot'un olduğu
    ' Agatha Christie's Poirot ' dizisini izledim. Evet çok uzun. Ama aldığım lezzet. just BEAT IT.
    Nostalji sevginiz varsa, teknolojik dizilerden sıkıldıysanız izlersiniz. :)

    2)Büyük harf ile yazılmış kelimeler Michael Jackson şarkı isimleridir.

    3)Etkinlik dolayısı ile inceleme yapmama vesile olan Sherlock Holmes'a teşekkür ediyorum. ️

    Okuduğunuz için teşekkür ediyorum. KRAL ve KRALİCEMİ selamlayıp gidiyorum. Sevgiyle kalın :)
  • Büyümenin kötü yanı bak kaybolan anılar,
    Bir de dizimiz haricinde açılmaya başlayan yaralar.
    Çocukken, hayal kurardık az gelirdi karalar
    Şimdi etrafımızı saran dört taraftan duvarlar.

    https://youtu.be/WwVSiRh877s