• Canan Tan.. Tecrübe ettiğim kadarıyla konu aşksa bunu en güzel işleyen yazarlarımızdan biridir.. Kelimelere öyle güzel dokunuyor ki bazen karakterlerin gözyaşları sanki bizim yüreklerimize akıyor.. Şiir.. Hayatın ta kendisi tüm duygularımızın izdüşümü.. Kelimelerimiz yeterli olgunluğa gelince kelimeler birleşir satırları oluşturur.. Satırlar birleşir mısraları oluşturur.. Mısraların toplamı da şiirin kendisi olur.. İşte yazarımızın bu güne kadar kaleme aldığı romanlardaki olay örgülerinin izdüşümü sanki Şiir de toplanmış.. Ana karakterimiz Şiir.. Tüm acıların tüm yaşananların toplamı şiir.. Eğer parçalanmış bir ailede büyümüşseniz uçmak için öncelikle yaralı kanadı sarmanız gerekiyor.. Sevgiye olan özleminzi aileye olan susuzluğunuzu dindirmeniz hiç de kolay olmuyor.. Ahh Şiir hayatına giren erkekler yönünden şanssız olan şiir.. Ne baban yaralarını sarabildi.. Ne de hayatına giren erkekler.. Bazı yaraların kapanması zaman alır.. Kağıt kesiği gibi görünmez ama acı verir.. Kitap annesi ve babası başkaları ile evlendikten sonra anneannesi ile birlikte yaşayan Şiir'in macerasını konu alıyor.. Günümüz de yaşanan enkaz altından sağ çıkmaya çalışan yani boşanmadan aslında en çok etkilenin çocukların yaşadıklarını yaşayabileceklerini konu alıyor.. Keyifli okumalar dilerim.. " Sevmek, özgür bırakmaktır." " Hiç şiir yazmıyormusun sen artık?
    Acı acı güldü.
    " Yazdığım en güzel şiir sendin"dedi.
    "...Küçücük bir mutluluk istiyorum.
    O kadar küçük olsun ki,
    Ístemesin kimse benden onu...!"
    "...Tek kişilik dünyamda kimseye yer yoktu. Kendime yeterdim ben...!" Gitmek...
    "...Gittin mi büyük gideceksin!
    Ayrılık bile gurur duyacak seninle.
    Gittin mi ayakların onun yakınından bile geçmeyecek
    Gölgen bile kalmayacak ardında.
    Gittin mi onurunla gideceksin.
    Haklıysan gidecek, gitmişsen dönmeyeceksin...!" "Tahterevallinin havada asılı.
    Kalan çocuğu oldum hep.
    Etkisiz, tepkisiz, kaderine razı." #canantan #başıbozuksevdalar #bookstagram #kitapkurdu #kitspaşkı #okuyanbilir #okumaaşkı #kitapsever #kitapkokusu #kitaptavsiyesi
    #kitaplar #kitapsever #edebiyat #roman #kitapsevgisi #kitapkokusu #instakitap #instabook #kitapkolik #kitaptavsiyesi #bookstagram #bookself #bookworm #bookish #booked
  • Çok şey öğrendim geçen üç yıl boyunca
    Alt katında uyumayı bir ranzanın
    Üst katında çocukluğum...
    Kağıttan gemiler yaptım kalbimden
    Ki hiçbiri karşıya ulaşmazdı.
    Aşk diyorsunuz,
    limanı olanın aşkı olmaz ki bayım!

    Allah’la samimi oldum geçen üç yıl boyunca
    Havı dökülmüş yerlerine yüzümün
    Büyük bir aşk yamadım
    Hayır
    Yüzüme nur inmedi, yüzüm nura indi bayım
    Gözyaşlarım bitse tesbih tanelerim vardı
    Tesbih tanelerim bitse göz yaşlarım...
    Saydım, insanın doksan dokuz tane yalnızlığı vardı.
    Aşk diyorsunuz ya
    Ben istemenin allahını bilirim bayım

    Çok şey öğrendim geçen üç yıl boyunca
    Balkona yorgun çamaşırlar asmayı
    Ki uçlarından çile damlardı.
    Güneşte nane kurutmayı
    Ben acılarımın başını
    evcimen telaşlarla okşadım bayım.
    Bir pardösüm bile oldu içinde kaybolduğum.
    İnsan kaybolmayı ister mi?
    Ben işte istedim bayım.
    Uzaklara gittim
    Uzaklar sana gelmez, sen uzaklara gidersin
    Uzaklar seni ister, bak uzaklar da aşktan anlar bayım

    Süt içtim acım hafiflesin diye
    Çikolata yedim bir köşeye çekilip
    Zehrimi alsın diye
    Sizin hiç bilmediğiniz, bilmeyeceğiniz
    İlahiler öğrendim.
    Siz zehir nedir bilmezsiniz
    Zehir aşkı bilir oysa bayım!

    Ben işte miraç gecelerinde
    Bir peygamberin kanatlarında teselli aradım,
    Birlikte yere inebileceğim bir dost aradım,
    Uyuyan ve acılı yüzünde kardeşimin
    Bir şiir aradım.
    Geçen üç yıl boyunca
    Yüzü dövmeli kadınların yüzünde yüzümü aradım.
    Ülkem olmayan ülkemi
    Kayboluşumu aradım.
    Bulmak o kadar kolay olmasa gerek diye düşünmüştüm.
    Bir ters bir yüz kazaklar ördüm
    Haroşa bir hayat bırakmak için.
    Bırakmak o kadar kolay olmasa gerek diye düşünmüştüm.

    Kimi gün öylesine yalnızdım
    Derdimi annemin fotoğrafına anlattım.
    Annem
    Ki beyaz bir kadındır
    Ölüsünü şiirle yıkadım.
    Bir gölgeyi sevmek ne demektir bilmezsiniz siz bayım
    Öldüğü gece terliklerindeki izleri okşadım.
    Çok şey öğrendim geçen üç yıl boyunca
    Acının ortasında acısız olmayı,
    Kalbim ucu kararmış bir tahta kaşık gibiydi bayım.
    Kendimin ucunu kenar mahallelere taşıdım.
    Aşk diyorsunuz ya,
    İşte orda durun bayım
    Islak unutulmuş bir taş bezi gibi kalakaldım
    Kendimin ucunda
    Öyle ıslak,
    Öyle kötü kokan,
    Yırtık ve perişan.

    Siz aşkı ne bilirsiniz bayım
    Aşkı aşk bilir yalnız!
    🌹
    -Didem Madak-
  • Çok şey öğrendim geçen üç yıl boyunca
    Alt katında uyumayı bir ranzanın
    Üst katında çocukluğum...
    Kağıttan gemiler yaptım kalbimden
    Ki hiçbiri karşıya ulaşmazdı.
    Aşk diyorsunuz, 
    limanı olanın aşkı olmaz ki bayım!

    Allah’la samimi oldum geçen üç yıl boyunca
    Havı dökülmüş yerlerine yüzümün
    Büyük bir aşk yamadım
    Hayır 
    Yüzüme nur inmedi, yüzüm nura indi bayım
    Gözyaşlarım bitse tesbih tanelerim vardı
    Tesbih tanelerim bitse göz yaşlarım...
    Saydım, insanın doksan dokuz tane yalnızlığı vardı.
    Aşk diyorsunuz ya
    Ben istemenin allahını bilirim bayım

    Çok şey öğrendim geçen üç yıl boyunca
    Balkona yorgun çamaşırlar asmayı
    Ki uçlarından çile damlardı.
    Güneşte nane kurutmayı
    Ben acılarımın başını
    evcimen telaşlarla okşadım bayım.
    Bir pardösüm bile oldu içinde kaybolduğum.
    İnsan kaybolmayı ister mi? 
    Ben işte istedim bayım.
    Uzaklara gittim
    Uzaklar sana gelmez, sen uzaklara gidersin 
    Uzaklar seni ister, bak uzaklar da aşktan anlar bayım

    Süt içtim acım hafiflesin diye
    Çikolata yedim bir köşeye çekilip
    Zehrimi alsın diye
    Sizin hiç bilmediğiniz, bilmeyeceğiniz
    İlahiler öğrendim.
    Siz zehir nedir bilmezsiniz 
    Zehir aşkı bilir oysa bayım!

    Ben işte miraç gecelerinde 
    Bir peygamberin kanatlarında teselli aradım, 
    Birlikte yere inebileceğim bir dost aradım, 
    Uyuyan ve acılı yüzünde kardeşimin
    Bir şiir aradım.
    Geçen üç yıl boyunca
    Yüzü dövmeli kadınların yüzünde yüzümü aradım.
    Ülkem olmayan ülkemi
    Kayboluşumu aradım.
    Bulmak o kadar kolay olmasa gerek diye düşünmüştüm.
    Bir ters bir yüz kazaklar ördüm
    Haroşa bir hayat bırakmak için.
    Bırakmak o kadar kolay olmasa gerek diye düşünmüştüm.

    Kimi gün öylesine yalnızdım
    Derdimi annemin fotoğrafına anlattım.
    Annem 
    Ki beyaz bir kadındır
    Ölüsünü şiirle yıkadım.
    Bir gölgeyi sevmek ne demektir bilmezsiniz siz bayım
    Öldüğü gece terliklerindeki izleri okşadım.
    Çok şey öğrendim geçen üç yıl boyunca
    Acının ortasında acısız olmayı, 
    Kalbim ucu kararmış bir tahta kaşık gibiydi bayım.
    Kendimin ucunu kenar mahallelere taşıdım.
    Aşk diyorsunuz ya, 
    İşte orda durun bayım
    Islak unutulmuş bir taş bezi gibi kalakaldım
    Kendimin ucunda
    Öyle ıslak, 
    Öyle kötü kokan, 
    Yırtık ve perişan.

    Siz aşkı ne bilirsiniz bayım
    Aşkı aşk bilir yalnız!
  • - Kolay mıdır bir anda her şeyden vazgeçip gitmek, yoksa her şeye rağmen gitmekten vazgeçip sevmek mi gerek.

    - Tam önüne bakan başını vurur. Tam havaya bakan ayağını.

    - Bütün mutlu aileler birbirlerine benzerler, her mutsuz ailenin ise kendine özgü bir mutsuzluğu vardır.

    - Kıskançlık, insanı alçaltan ve küçülten bir duygudur.

    - Mutluluğu ihtiraslarda değil kendi yüreğinizde arayın. Mutluluğun kaynağı dışımızda değil içimizdedir.

    - İçim nefretle dolu, öcümü alacağım.

    - Kadınları sevmek bir kadına haksızlık etmek demektir. Bir kadını sevmek kadınlara haksızlık etmek demektir.

    - İnsanlara en adil şekilde dağıtılan nimet akıldır. Çünkü kimse aklından şikayetçi değildir.

    - Bir insan treni kaçırırsa başka bir tren gelir onu alır. Bir ulus treni kaçırırsa başka bir ulus gelir onu alır.

    - Mutluluğu ve gerçeği arayın, gerisi size verilecektir ! “Oysa insanoğlu sadece gerisini arıyor; Dolayısıyla bulamıyor.

    - Yaşamak değil, Beni bu telaş öldürecek.

    - Ufak bir hatanın cezasını kıyamete kadar çekeceksin.

    - Umduğumuz gibi olsaydı hayat, Sandığımız gibi yaşardık. Bulduklarımızla yetinseydik, Kaybettiklerimize ağlamazdık.

    - Nasıl kafa sayısı kadar düşünce varsa, kalp sayısı kadar da sevgi çeşidi vardır.

    - Açlık insanı öldüren, partileri yaşatan bir olaydır.

    - Çok sevdiğin ama geri döndüremeyeceğin kişilerin en kötü yanı; Onları her hatırladığında, seni tekrar tekrar terk etmeleridir !

    - Başkaları için kendinizi unutun o zaman sizi de hatırlayacaklardır.

    - Birine çamur atmadan önce düşün ve sakın unutma; İlk önce senin ellerin kirlenecek..

    - Giden dönmeyecekse; kalanların değerini bileceksin. Ölenle ölünmüyorsa eğer; kalanlarla yaşamaya devam edecesin.

    - Her zaman kalbimizden gelen ve doğru bulduğumuz sese uymalıyız, çünkü o ses hiçbir zaman yalan söylemez…Bu söz Savaş ve Barış için söylenen bir sözdür.

    - Uçmak bilmeyenler, yükselenleri küçülür görür.

    - Kadın, erkeği kılıçsız zapteder ve ipsiz bağlar.

    - İnsanlar nasıl konuşulması gerektiğinin dersini alırlar ama en büyük ilim; nasıl ve ne zaman susulması gerektiğini bilmektir.

    - Şu hayvan o kadar vahşî ki. Onun üstesinden ancak insan gelebilir.

    - Bir kez geçer, bir insan bir karşı’ya, Ondan sonra artık her şey karşı’dır.

    - Çok sevdiğin ama geri döndüremeyeceğin kişilerin en kötü yanı; Onları her hatırladığında, seni tekrar tekrar terk etmeleridir !

    - İnsanlar nasıl konuşulması gerektiğinin dersini alırlar; ama en büyük ilim, nasıl ve ne zaman susulması gerektiğini bilmektir.

    - Beni öyle bir yalana inandır ki ömrümce sürsün doğruluğu.

    - Ne zaman imkansızı seversen, işte o zaman gerçek seversin.

    - Cehalet hep aynı şeyi söyler ; Bilmediği bir şey varsa, onun saçma olduğunu söyler.
    Tolstoy
  • Çok şey öğrendim geçen üç yıl boyunca
    Alt katında uyumayı bir ranzanın
    Üst katında çocukluğum...
    Kağıttan gemiler yaptım kalbimden
    Ki hiçbiri karşıya ulaşmazdı.
    Aşk diyorsunuz, 
    Limanı olanın aşkı olmaz ki bayım!

    Allah’la samimi oldum geçen üç yıl boyunca
    Havı dökülmüş yerlerine yüzümün
    Büyük bir aşk yamadım
    Hayır 
    Yüzüme nur inmedi, yüzüm nura indi bayım
    Gözyaşlarım bitse tesbih tanelerim vardı
    Tesbih tanelerim bitse göz yaşlarım...
    Saydım, insanın doksan dokuz tane yalnızlığı vardı.
    Aşk diyorsunuz ya
    Ben istemenin allahını bilirim bayım

    Çok şey öğrendim geçen üç yıl boyunca
    Balkona yorgun çamaşırlar asmayı
    Ki uçlarından çile damlardı.
    Güneşte nane kurutmayı
    Ben acılarımın başını
    evcimen telaşlarla okşadım bayım.
    Bir pardösüm bile oldu içinde kaybolduğum.
    İnsan kaybolmayı ister mi? 
    Ben işte istedim bayım.
    Uzaklara gittim
    Uzaklar sana gelmez, sen uzaklara gidersin 
    Uzaklar seni ister, bak uzaklar da aşktan anlar bayım

    Süt içtim acım hafiflesin diye
    Çikolata yedim bir köşeye çekilip
    Zehrimi alsın diye
    Sizin hiç bilmediğiniz, bilmeyeceğiniz
    İlahiler öğrendim.
    Siz zehir nedir bilmezsiniz 
    Zehir aşkı bilir oysa bayım!

    Ben işte miraç gecelerinde 
    Bir peygamberin kanatlarında teselli aradım, 
    Birlikte yere inebileceğim bir dost aradım, 
    Uyuyan ve acılı yüzünde kardeşimin
    Bir şiir aradım.
    Geçen üç yıl boyunca
    Yüzü dövmeli kadınların yüzünde yüzümü aradım.
    Ülkem olmayan ülkemi
    Kayboluşumu aradım.
    Bulmak o kadar kolay olmasa gerek diye düşünmüştüm.
    Bir ters bir yüz kazaklar ördüm
    Haroşa bir hayat bırakmak için.
    Bırakmak o kadar kolay olmasa gerek diye düşünmüştüm.

    Kimi gün öylesine yalnızdım
    Derdimi annemin fotoğrafına anlattım.
    Annem 
    Ki beyaz bir kadındır
    Ölüsünü şiirle yıkadım.
    Bir gölgeyi sevmek ne demektir bilmezsiniz siz bayım
    Öldüğü gece terliklerindeki izleri okşadım.
    Çok şey öğrendim geçen üç yıl boyunca
    Acının ortasında acısız olmayı, 
    Kalbim ucu kararmış bir tahta kaşık gibiydi bayım.
    Kendimin ucunu kenar mahallelere taşıdım.
    Aşk diyorsunuz ya, 
    İşte orda durun bayım
    Islak unutulmuş bir taş bezi gibi kalakaldım
    Kendimin ucunda
    Öyle ıslak, 
    Öyle kötü kokan, 
    Yırtık ve perişan.

    Siz aşkı ne bilirsiniz bayım
    Aşkı aşk bilir yalnız!

    Didem Madak
  • Siz Aşktan Ne Anlarsınız Bayım

    Çok şey öğrendim geçen üç yıl boyunca
    Alt katında uyumayı bir ranzanın
    Üst katında çocukluğum...
    Kağıttan gemiler yaptım kalbimden
    Ki hiçbiri karşıya ulaşmazdı.
    Aşk diyorsunuz, 
    limanı olanın aşkı olmaz ki bayım!

    Allah’la samimi oldum geçen üç yıl boyunca
    Havı dökülmüş yerlerine yüzümün
    Büyük bir aşk yamadım
    Hayır 
    Yüzüme nur inmedi, yüzüm nura indi bayım
    Gözyaşlarım bitse tesbih tanelerim vardı
    Tesbih tanelerim bitse göz yaşlarım...
    Saydım, insanın doksan dokuz tane yalnızlığı vardı.
    Aşk diyorsunuz ya
    Ben istemenin allahını bilirim bayım

    Çok şey öğrendim geçen üç yıl boyunca
    Balkona yorgun çamaşırlar asmayı
    Ki uçlarından çile damlardı.
    Güneşte nane kurutmayı
    Ben acılarımın başını
    evcimen telaşlarla okşadım bayım.
    Bir pardösüm bile oldu içinde kaybolduğum.
    İnsan kaybolmayı ister mi? 
    Ben işte istedim bayım.
    Uzaklara gittim
    Uzaklar sana gelmez, sen uzaklara gidersin 
    Uzaklar seni ister, bak uzaklar da aşktan anlar bayım

    Süt içtim acım hafiflesin diye
    Çikolata yedim bir köşeye çekilip
    Zehrimi alsın diye
    Sizin hiç bilmediğiniz, bilmeyeceğiniz
    İlahiler öğrendim.
    Siz zehir nedir bilmezsiniz 
    Zehir aşkı bilir oysa bayım!

    Ben işte miraç gecelerinde 
    Bir peygamberin kanatlarında teselli aradım, 
    Birlikte yere inebileceğim bir dost aradım, 
    Uyuyan ve acılı yüzünde kardeşimin
    Bir şiir aradım.
    Geçen üç yıl boyunca
    Yüzü dövmeli kadınların yüzünde yüzümü aradım.
    Ülkem olmayan ülkemi
    Kayboluşumu aradım.
    Bulmak o kadar kolay olmasa gerek diye düşünmüştüm.
    Bir ters bir yüz kazaklar ördüm
    Haroşa bir hayat bırakmak için.
    Bırakmak o kadar kolay olmasa gerek diye düşünmüştüm.

    Kimi gün öylesine yalnızdım
    Derdimi annemin fotoğrafına anlattım.
    Annem 
    Ki beyaz bir kadındır
    Ölüsünü şiirle yıkadım.
    Bir gölgeyi sevmek ne demektir bilmezsiniz siz bayım
    Öldüğü gece terliklerindeki izleri okşadım.
    Çok şey öğrendim geçen üç yıl boyunca
    Acının ortasında acısız olmayı, 
    Kalbim ucu kararmış bir tahta kaşık gibiydi bayım.
    Kendimin ucunu kenar mahallelere taşıdım.
    Aşk diyorsunuz ya, 
    İşte orda durun bayım
    Islak unutulmuş bir taş bezi gibi kalakaldım
    Kendimin ucunda
    Öyle ıslak, 
    Öyle kötü kokan, 
    Yırtık ve perişan.

    Siz aşkı ne bilirsiniz bayım
    Aşkı aşk bilir yalnız!

    Didem Madak