• Oysa okullarda çocuklara okutulan tarih kitaplarında bu başlangıç kan dökülmesine hiç yer vermeyen kahramanca bir serüven olarak anlatılıyor ve Kolomb Günü hala kutlanıyor.
  • ABD kızılderililerin topraklarına nasıl kondu? Kızılderililer nasıl insanlardı? ABD aynı zulmü Siyahderililere de yaptı. Zaten insanları siyah derili Kızılderili ve beyaz diye ayıran ilk ABD oldu. Daha önce sadece iyi ve kötü insanlar vardı. Okunması gereken güzel bir yazı.

    Amerika Kıtasında Ekim ayının ikinci pazartesi günü “Columbus Day (Kolomb Günü)” adıyla federal bayram olarak şenliklerle şölenlerle kutlanıyor. Amerika üç gündür Kolomb Günü'nü kutluyor. Bazı ülkelerde milyonlar çılgınca eğleniyor. Peki kutlanan ne? 1492 yılında Cenovalı kaşif Kristof Kolomb'un Nina, Pinta ve Santa Maria gemileri Amerika kıyılarına yanaştığında onları Arawak kızılderilileri karşıladı. Kızılderililerin inancında Tanrılar sakallıydı ve denizden gelmişlerdi. Sakallı istilacıları görünce onları doğaüstü sandılar. Yüzerek selamladılar. Mısır, patates ikram ettiler. Atları, iş hayvanları, demir silahları yoktu. Ama kulaklarına ince altın süsler takıyorlardı. İşte o altınlar sonları oldu. Kolomb kızılderililerle ilgili ilk izlenimlerini İspanya Kraliçesine şöyle yazmıştı: “Bu insanlar o kadar yumuşak başlı, barışsever ki, yeryüzünde bunlardan daha iyi bir ulus bulunmadığına majestelerinizin önünde ant içebilirim. Komşularını kendileri kadar seviyorlar, konuşmaları son derece tatlı ve kibar, konuşurken hep gülümsüyorlar; gerçi çırılçıplak dolaşıyorlar ama davranışları terbiyeli ve övgüye değer..” Seyir defterine de şunları eklemişti: "Onlara kılıçlarımızı gösterdik. Demir silahları ilk kez gördükleri belli. Kesmenin ne demek olduğunu bilmediklerinden, bazıları kılıçların keskin tarafını tutunca ellerini kestiler. Bu insanlar ne herhangi bir mezhebe bağlılar ne de puta tapıyorlar. Kötülüğü tanımıyorlar, birbirlerini öldürmeyi bilmiyorlar. Hiç silahları yok. Kızılderililer son derece sade, dürüst ve eli açık insanlar. Herhangi birinden sahip olduğu herhangi bir şey istenince hemen veriyorlar. Kötülüğün ne olduğunu hiç bilmiyorlar, çalmıyorlar, öldürmüyorlar. Komşularını kendileri kadar çok seviyorlar. Dünyada onlar kadar tatlı dilli insanlar yoktur. Her zaman gülüyorlar." Bir de not düşüyordu: “Bu insanların çalıştırılması, ekin ekmesi, gerekli her işe koşulması ve bizim (Avrupalalıların) gelenek ve göreneklerimizi benimsemesi gerektiği kanısındayım."

    Ardından katliam başladı. Sakallı yabancılar altın ve değerli taş aramak için köyleri yağmaladı, yakıp yıktı. Yüzlerce kadını, erkeği, çocuğu kaçırdılar. Kadınlara tecavüz ettiler. Direnen erkeklerin kulaklarını kestiler, kafa derilerini yüzdüler. Gemilerine atıp köle olarak satılmak üzere Avrupa’ya götürdüler. Kolomb’un 12 Ekim 1492’de San Salvador sahiline ayak basmasının üzerinden on yıl bile geçmeden bütün kabileler, yüzbinlerce insan yok edildi. Ardından akın akın geldiler. Tüm kıtayı cehenneme çevirdiler. Katliamlara papazlar da katıldı. Katolik olmayı kabul etmeyen kızılderili şamanları ayaklarından asılarak canlı canlı yakıldı. Kolomb Amerika'ya vardığında dünya nüfusunun 5'te biri kızılerili idi. Sayıları 70 milyonu geçiyordu. 1492'den bugüne sadece 2 milyon kaldılar. Dünya tarihinin en büyük soykırımını yapan Avrupalı istilacıların bu katliamı kitaplara şöyle yansıdı.

    "İspanyollar istilacılar her geçen gün daha kibirli oluyordu. Aceleleri varsa yerlilerin sırtına biniyorlardı. İspanyolların canavarlığı sınır tanımıyordu. Günün birinde ikisi de birer papağan taşıyan iki yerli çocuğa rastlayan iki papaz, papağanları aldılar ve sırf zevk olsun diye çocukların kafasını kestiler.”
    - Las Casas

    "Ben Küba’da iken üç ayda yedi bin çocuk öldü. Acıdan çılgına dönen bazı anneler bebeklerini nehirde boğuyorlardı. Böylece erkekler madenlerde, kadınlar ağır çalışma içinde ve çocuklar da süt bulamadıkları için ölüyordu. Bu kadar büyük, güçlü ve verimli topraklar kısa sürede boşaldı. İnsanlığa o kadar yabancı olan tüm bunları kendi gözlerimle gördüm ve şimdi bile yazarken ürperiyorum."
    - Las Casas

    “Tanrı’nın hususi takdiriyle savaştan kaçan kızılderililerin tamamına yakını çiçekten öldürdük. Tanrı topraklarımızı temizledi.”
    - Massachusetts Körfezi Kolonisi’nin ilk valisi John Wintrop

    "Kızılderilileri yakıyorduk. Onları böyle ateşte kızarırken ve bu ateşi söndüren kan gölünde görmek korkunç bir manzaraydı, çürüyen cesetler ve bunlardan yayılan koku berbattı fakat zafer tatlı bir fedakârlık gibiydi. Bizlere olağanüstü yardımlarda bulunarak bu kadar gururlu ve kibirli bir düşmanı elimize düşüren, bu kadar çabuk bir zafer bahşeden Tanrı’ya şükranlarımızı sunarız."
    - Plymouth Kolonisi’nin Valisi William Bradford

    "Kızılderililerin hamal olarak kullanılmasını kınamıyorum. Ancak bir adamın bir domuza ihtiyacı varken 20 tane öldürüyordu. 4 Kızılderili'ye ihtiyaç duyduğunda bir düzine alıyordu. Metreslerini omuzlarda taşınan hamaklar içinde fakir kızılderililere taşıtan birçok İspanyol vardı. Bu uygulamalar esnasında yerlilerin maruz kaldığı kötü muameleler, zararlar, soygunlar, haksızlıklar ve büyük kötülüklerin sayılması istense bunun sonu gelmez. Çünkü onlar için kızılderilileri öldürmek, yararsız hayvanları öldürmekte birdi."
    - Cieaze de Leo

    "Kızılderililerin eğer altını yoksa çocuklarını satarlardı. Eğer çocukları da kalmamışsa kendi hayatlarını verirlerdi. Bu haraçları veremediklerinden ötürü Kızılderililer işkence acıları altında ya da gaddarca zindanlarda öldürülürdü. Zira İspanyollar onlara hayvani bir vahşilikle muamele ediyor ve onları hayvandan daha aşağı görüyorlardı. Kızılderililerin cesetleri köpeklerin önüne yem olarak atılıyor, vücutlarından yaralara iyi gelebilecek bir yağ üretiliyordu. Kızılderili kadınlar sıra hâlinde direk ve ağaçlara, çocukları da onların ayaklarına asılıyordu."
    - Papaz Motolinia

    "Sırf eğlence olsun diye, kadın erkek demeden yerli halkın ellerini, burunlarını ve kulaklarını kesip kopardıklarını ve bunun bölgenin değişik yerlerinde defalarca tekrarlandığını kendi gözlerimle gördüm.
    Memeden kesilmemiş bebekleri annelerinin göğsünden alarak onları en uzağa fırlatma konusunda birbirleriyle yarıştılar.”
    - Bartolome de Las Casas

    "Askerler pek çok kızılderiliyi uykularında öldürdüler. Annelerinin göğüslerinden çekilip alınan bebekler anne-babalarının gözleri önünde kılıçla parçalanıyor ve bebeklerin parçaları ateşe atılıyordu. Kundaktaki bebekler beşikleri içinde parçalanıyor, kafaları eziliyor, en taş yürekli adamın bile vicdanını sızlatacak bir vahşilikle öldürülüyorlardı. Bazı bebekler nehre atıldı, onları kurtarmak için anne ve babaları da suya atladı. Ama askerler ne çocukların ne de anne-babaların sudan çıkmalarına izin vermediler, hepsi boğuldu.”
    - David de Vries

    Kızılderili kadınları çocukları doğduğunda elleriyle onların ağzını kapatırlar. Nefes alması için ellerini bir süre çekip, bebeğin tekrar ağlamasına fırsat vermeden aynı hareketi tekrarlarlar. Ağlamamak, gözlerini dünyaya açan bir Kızılderilinin aldığı ilk derstir. Beyaz adamdan kaçarken, kucaktaki bebeğin ağlaması her şeyin sonu demektir. Dersini iyi alamayan bir bebeğin çıkaracağı ses, kurşun yağmurundan ölmek demektir.

    Amerika Kıtası bugünlerde "Kolomb Günü" nü kutluyor. Şenlikler, şölenler yapılıyor. Milyonlar çılgınca eğleniyor. Kolomb'tan bu güne 524 yıl geçti. 524 yılda 70 milyondan fazla insan katledildi. Bir kültür yok edildi..
    Beyaz adamın bu eğlencesi(!), kızılderililerin sonu oldu. İyi kutlamalar. (...)

    — Sedat Kaya
  • *Dizinin sırasına göredir.*

    1.👉🏻Gurur ve Önyargı - Jane Austen
    Geceye Övgüler - Novalis
    Mutlu Prens - Oscar Wilde
    Seçme Masallar - Hans Christian Andersen
    Kerem İle Aslı - İsa Öztürk
    Yürek Burgusu - Henry James
    Duino Ağıtları - R.M.Rilke
    Modeste Mignon - Honore de Balzac
    Kanlı Düğün - F.G.Lorca
    Hüsn ü Aşk - Şeyh Galip
    Yarat Ey Sanatcı - Goethe
    Gorgias - Platon (Eflatun)
    Dedektif Öyküleri - Edgar Allan Poe
    14.👉🏻Ermiş Antonius ve Şeytan - Gustave Flaubert
    Yerleşik Düşünceler Sözlüğü - Gustave Flaubert
    Paris Sıkıntısı - Charles Baudelaire
    Yergiler - Decimus Iunius Iuvenalis
    Yunus Emre Hayatı ve Bütün Şiirleri - Abdulbaki Gölpınarlı
    Seçme Şiirler - Emily Dickinson
    Kamelyalı Kadın - Alexandre Dumas Fils
    Dörtlükler Hayyam - Hayyam
    Yaşam Bilgeliği Üzerine Aforizmalar - Arthur Schopenhauer
    Denemeler - Montaigne
    Devlet - Platon (Eflatun)
    Gargantua - François Rabelais
    Oblomov - İvan Gonçarov
    Utopia - Thomas More
    Tarih - Herodotos
    Kaygı Kavramı - Soren Kierkegaard
    Şölen - Dostluk - Platon (Eflatun)
    Yüzbaşının Kızı - Aleksandr Puşkin
    Seviyordum Sizi - Aleksandr Puşkin
    Madame Bovary - Gustave Flaubert
    Babalar ve Oğullar - İvan Turgenyev
    Köpeğiyle Dolaşan Kadın - Anton Çehov
    Büyük Oyunlar - Anton Çehov
    Cimri - Molière
    38.👉🏻Macbeth - William Shakespeare
    Antonius ve Klopatra - William Shakespeare
    Akşam Toplantıları - Nikolay Gogol
    Hitopadeşa - Narayana
    Mantık Al-tayr - Feridüddin Attar
    Hagakure -Yamamato
    Eşekarıları, Kadınlar Savaşı ve Diğer Oyunlar - Aristophanes
    Suç ve Ceza - Fyodor Mihayloviç Dostoyevski
    Sis - Miguel De Unamuno
    İki Oyun - Henric Ibsen
    Bir Delinin Anı Defteri - Nikolay Gogol
    Toplum Sözleşmesi - Jean Jacques Rousseau
    Milletlerin Zenginliği - Adam Smith
    Masallar - La Fontaine
    Guliver’in Gezileri - Jonathan Swift
    Ursule Mirouet - Honore de Balzac
    Rubailer - Mevlana Celaleddin Rumi
    Medea - Seneca
    Julius Caesar - William Shakespeare
    Bilimler ve Sanatlar Üzerine Söylev - Jean Jacques Rousseau
    Kadın Haklarının Gerekçelendirilmesi - Mary Wollstonecraft
    Kısa Romanlar, Uzun Öyküler - Henry James
    Hophopname - Mirze Elekber Sabir
    Karamazov Kardeşler - Fyodor Mihayloviç Dostoyevski
    Toprak Arabacık - Şudraka
    Dillerin Kökeni Üstüne Deneme - Jean Jacques Rousseau
    Aktörlük Üzerine Aykırı Düşünceler - Diderot
    Yaşamının Son Yıllarında Goethe İle Konuşmalar - Johann Peter Eckermann|
    Phaedra - Seneca
    Abel Sanchez – Tula Teyze - Miguel de Unamuno
    68.👉🏻Pericles - William Shakespeare
    Sanat Nedir - L.N Tolstoy
    III. Richard - William Shakespeare
    Divan-ı Kebir - Mevlana Celaleddin Rumi
    Bir İngiliz Afyon Tiryakisinin - Thomas De Quincey
    Atinalı Timon - William Shakespeare
    Akıl ve Tutku - Jane Austen
    Illuminations - Artur Rimbaud
    Yüce Sultan - Miguel de Cervantes
    Siyasal İktisadın ve Vergilendirmenin İlkeleri - David Ricardo
    Hamlet - William Shakespeare
    Ezilenler - Fyodor Mihayloviç Dostoyevski
    Binbir Hayalet - Alexandre Dumas
    Evde Kalmış Kız - Honore de Balzac
    Seçme Masallar - E.T.A. Hoffmann
    Hükümdar Niccolo Machiavelli
    Seçme Öyküler - Mark Twain
    Hacı Murat - L.N Tolstoy
    İki Büyük Dünya Sistemi Hakkında Diyalog - Galileo Galilei
    Ölüler Evinden Anılar - Fyodor Mihayloviç Dostoyevski
    Seçme Aforizmalar - Francis Bacon
    Masumiyet ve Tecrübe Şarkıları - William Blake
    Yeraltından Notlar - Fyodor Mihayloviç Dostoyevski
    Bizansın Gizli Tarihi - Prokopios
    92.👉🏻Othello - William Shakespeare
    IV. Haçlı Seferi Kronikleri - Geoffroi De Villehardouin - Henri De Valenciennes
    Upanishadlar - Kolektif
    Galib Divanı - Mirza Esedullah Han Galib
    Alçakgönüllü Bir Öneri - Jonathan Swift
    Fragmanlar - Sappho
    Kuru Gürültü - William Shakespeare
    Mahşerin Dört Atlısı - Vicente Blasco Ibanez
    Güvercinin Kanatları - Henry James
    Gezgin Satıcı - Guy de Maupassant
    Troialı Kadınlar - Seneca
    Bir Havva Kızı - Honore De Balzac
    Kral Lear - William Shakespeare
    Murasaki Shikibu’nun Günlüğü - Murasaki Shikibu
    Emile - Jean-Jacques Rousseau
    Üç Silahşör - Alexandre Dumas
    Rudin İlk Aşk İlkbahar Selleri - İvan Sergeyeviç Turgenyev
    Sivastopol - L.N. Tolstoy
    Yaşamımdan Şiir ve Hakikat - Johann Wolfgang Von Goethe
    Diriliş - L.N. Tolstoy
    Suyu Bulandıran Kız - Honore de Balzac
    Pazartesi Hikâyeleri - Alphonso Daudet
    Soneler - William Shakespeare
    Katıksız Mutluluk - Katherine Mansfield
    Bütün Fragmanlar - Ephesoslu Hipponaks
    Ecce Homo - F. Niethzsche
    Müfettiş - Nikolay Gogol
    Siyasetname - Nizamü’l-Mülk
    Tılsımlı Deri - Honore de Balzac
    Stepançikovo Köyü - Fyodor Mihayloviç Dostoyevski
    Therese ve Laurent - George Sand
    Romeo ve Juliet - William Shakespeare
    Tragedya’nın Doğuşu - Friedrich Nietzsche
    Aşk Sanatı - Ovidius
    Mülkiyet Nedir - Pierre Joseph Proudhon
    Pierrette - Honore de Balzac
    Kafkas Tutsağı - L.N.Tolstoy
    Göksel Kürelerin Devinimleri - Copernicus
    Taras Bulba - Nikolay Gogol
    131.👉🏻On İkinci Gece - William Shakespeare
    Sapho - Alphonse Daudet
    Öteki - Fyodor Mihayloviç Dostoyevski
    Putların Alacakaranlığı - Friedrich Nietzsche
    Germinal - Emile Zola
    Kitlelerin Ayaklanması - Jose Ortega Y Gasset
    Bakkhalar - Euripides
    Yeter ki Sonu İyi Bitsin - William Shakespeare
    Ölü Canlar - Nikolay Gogol
    Lykurgos’un Hayatı - Plutarkhos
    Yanlışlıklar Komedyası - William Shakespeare
    Düello - Heinrich Von Kleist
    Olmedo Şövalyesi - Lope De Vega
    Ev Sahibesi - Fyodor Mihayloviç Dostoyevski
    Kral John’un Yaşamı ve Ölümü - William Shakespeare
    Louis Lambert - Honore de Balzac
    Gülşen-i Râz - Mâhmud-i Şebüsteri
    Kadınlar Mektebi - Molière
    Bütün Şiirleri - Catullus
    Masal Irmaklarının Okyanusu - Somadeva
    Hafız Dîvânı - Hafız-ı Şirazî
    Yakarıcılar - Euripides
    Cardenio - William Shakespeare ve John Fletcher
    George Dandin - Molière
    Genç Werther’in Acıları - Johann Wolfgang Von Goethe
    Böyle Söyledi Zerdüşt - Friedrich Nietzsche
    Kısasa Kısas - William Shakespeare
    Sistem Olarak Tarih - Jose Ortega Y Gasset
    Hayat Bir Rüyadır - Calderon De La Barca
    Dionysos Dithyrambosları - Friedrich Nietzsche
    Anna Karenina - Lev Tolstoy
    Güzel Dost - Guy de Maupassant
    163.👉🏻Resos - Euripides
    Kral Oidipus - Sophokles
    Budala - Fyador Mihayloviç Dostoyevski
    Kral VIII Henry - William Shakespeare
    Körler Üzerine Mektup Sağır ve Dilsizler Üzerine Mektup - Denis Diderot
    Akıl Çağı - Thomas Paine
    Venedik Taciri - William Shakespeare
    Silas Marner - George Eliot
    Mutlak Peşinde - Honore de Balzac
    Bir Yaz Gecesi Rüyası - William Shakespeare
    Marianne’nin Kalbi - Alfred de Musset
    Ecinniler - Fyodor Mihayloviç Dostoyevski
    Boris Godunov - Aleksandr Puşkin
    Hırçın Kız - William Shakespeare
    Duman - Ivan Sergeyviç Turgenyev
    Elektra - Sophokles
    Northanger Manastırı - Jane Austen
    Robınson Crusoe - Daniel Defoe
    İki Soylu Akraba - William Shakespeare
    Sokrates in Savunması - Platon (Eflatun)
    İnsan Neyle Yaşar - L.N.Tolstoy
    Evlenme-Kumarbazlar - Nikolay Gogol
    185.👉🏻İnsanca Pek İnsanca-1 - Friedrich Nietzsche
    İnsanca Pek İnsanca-Karışık Kanılar ve Özdeyişler - Friedrich Nietzsche
    İnsanca Pek İnsanca-Gezgin ve Gölgesi - Friedrich Nietzsche
    186.👉🏻Ayı - Anton Çehov
    Para Üzerine Bir İnceleme - John Maynard Keynes
    Joseph Andrews - Henry Fıeldıng
    Profesör - Charlotte Bronte
    Malavika ve Agnimitra - Kalidasa
    Nasıl Hoşunuza Giderse - William Shakespeare
    Zincire Vurulmuş Prometheus - Aiskhylos
    Cyrano de Bergerac - Edmond Rostand
    Yaşama Sevinci - Emile Zola
    Kumarbaz - Fyodor Mihayloviç Dostoyevski
    Felsefe Parçaları Ya Da Bir Parça Felsefe - Soren Kierkegaard
    Yükümlülükler Üzerine - Cicero
    Rameau’nun Yeğeni - Denis Diderot
    Kral V. Henry - William Shakespeare
    Kreutzer Sonat - L. N. Tolstoy
    Baştan Çıkarıcının Günlüğü - Soren Kierkegaard
    Ezop Masallar - Aisopos
    Cymbeline - William Shakespeare
    Atinalıların Devleti - Aritoteles
    Bir İdam Mahkûmunun Son Günü - Victor Hugo
    Felsefe Konuşmaları - Denis Diderot
    207.👉🏻Veronalı İki Soylu Delikanlı - William Shakespeare
    İnsandan Kaçan - Molière
    Üç Ölüm - L. N. Tolstoy
    Kırmızı ve Siyah - Stendhal
    İlâhiname - Feridüddin Attar
    Kaderci Jacques ve Efendisi - Denis Diderot
    Notre Dame’in Kamburu - Victor Hugo
    Coriolanus’un Tragedyası - William Shakespeare
    Medea - Euripides - Euripides
    Troilus ve Cressida - William Shakespeare
    Gülme - Henri Bergson
    Kış Masalı - William Shakespeare
    İlyada - Homeros
    Odysseia - Homeros
    Kral IV. Henry -I- - William Shakespeare
    Kral IV. Henry -II- - William Shakespeare
    İvan İlyiç’in Ölümü - L. N. Tolstoy
    Aşkın Emeği Boşuna - William Shakespeare
    Aşk ve Anlatı Şiirleri - William Shakespeare
    Sevgililer - Carlo Goldoni
    Beyaz Geceler - Fyodor Mihayloviç Dostoyevski
    Antigone - Sophokles
    Titus Andronicus - William Shakespeare
    Çocukluk - Tolstoy
    Hançer - M. Y. Lermontov
    Trakhisli Kadınlar - Sophokles
    II. Richard - William Shakespeare
    Savaş Sanatı - Sun Zi (Sun Tzu)
    Kral VI. Henry - I - William Shakespeare
    Kral VI. Henry - II - William Shakespeare
    Kral VI. Henry - III - William Shakespeare
    Alman Göçmenlerin Sohbetleri - Johann Wolfgang Von Goethe
    Wındsor’un Şen Kadınları - William Shakespeare
    Gılgamış Destanı
    241.👉🏻Özel Günceler Apaçık Yüreğim - Charles Baudelaıre
    Fırtına - William Shakespeare
    Şam Tarihinde Zeyl - Ibn Kalanisi
    Kutadgu Bilig - Yusuf Has Hacib
    İlkgençlik - Tolstoy
    Philoktetes - Sophokles
    Seyir Defteri - Kristof Kolomb
    Lokantacı Kadın - Carlo GoldonIı
    Theseus-Romulus - Plutarkhos
    Sefiller - Victor Hugo
    İskender Sezar - Plutarkhos
    İran Mektupları - Montesquıeu
    Kötülük Çiçekleri - Charles Baudelaıre
    Ham Toprak - İvan Turgenyev
    Gençlik - L.N. Tolstoy
    Anabasis - Ksenophon
    Lorenzaccio - Alfred de Musset
    258.👉🏻Nana - Emile Zola
    Aias - Sophokles
    Divan - Baki
    David Strauss,İtirafçı Yazar - Friedrich Nietzsche
    Tarihin Yaşam İçin Yararı ve Sakıncası - Friedrich Nietzsche
    Eğiti Olarak Schopenhauer - Friedrich Nietzsche
    Richard Wagner Bayreuth’ta - Friedrich Nietzsche
    Şamdancı - Alfred de Musset
    Cennetin Anahtarları - Michelangelo
    Rahibe - Denis Diderot
    Atebetü-'l-Hakayık - Edib Ahmed Yükneki
    Başkanın Ziyafeti-Parasızlık-Bekar - Ivan Sergeyviç Turgenyev
    Poetika - Aristoteles
    Aforizmalar - Hippokrates
    Şarkılar - Giacomo Leopardi
    Mimoslar - Herodas
    Hastalık Hastası - Molière
    Tao Te Ching - Laozi
    Babil Yaratılış Destanı-Enuma Eliş -
    Frankenstein ya da Modern Prometheus - Mary Shelley
    Deliliğe Övgü - Erasmus
    Sainte-Hermine Şövalyesi - Alexandre Dumas
    280.👉🏻Oidipus Kolonos’ta - Sophokles
    Siyah Lale - Alexandre Dumas
    Siyah İnci - AnnaSewel
    Paris’te Katliam - Christopher Marlowe
    İyinin ve Kötünün Ötesinde - Friedrich Nietzsche
    Kartaca Kraliçesi Dido - Christopher Marlowe
    Theogonia - İşler ve Günler - Hesiodos
    Ars Petica - Şiir Sanatı - Horatius
    Çifte İhanet ya da Dertli Âşıklar - William Shakespeare
    Kibarlık Budalası - Moliere
    Şiirler - Bütün Fragmanlar -
    Veba Yılı Günlüğü - Daniel Defoe
    Önemsiz Bir Kadın - Oscar Wilde
    Efendi ile Uşağı - L.N. Tolstoy
    Vadideki Zambak - Honoré De Balzac
    Maltalı Yahudi - Christopher Marlowe
    Kâtip Bartleby - Herman Melville
    Yasalar Üzerine -
    Matmazel De Scudery - E.T.A. Hoffmann
    Sümer Kral Destanları -
    Savaş ve Barış 2 Cilt - L. N. Tolstoy
    301.👉🏻Paralel Hayatlar – Demosthenes – Cicero - Plutarkhos
    İdeal Devlet - Farabi
    II. Edward - Christopher Marlowe
    Kanunların Ruhu Üzerine - Montesquıeu
    Yaşlı Cato veya Yaşlılık Üzerine - Cicero
    Parma Manastırı - Stendhal
    Değirmenimden Mektuplar - Alphonse Daudet
    İphigenia Aulis’te - Euripides
    İphigenia Tauris’te - Euripides
    Düşünceler - Blaise Pascal
    Almanya Üzerine - Madame De Stael
    Bilgeliğin Sarsılmazlığı Üzerine - Seneca
    İnsanın Anlama Yetisi Üzerine Bir Soruşturma - David Hume
    Denemeler - Güvenilir Öğütler ya da Meselelerin Özü - Sive Interiora Rerum
    Babil Hemeroloji Serisi -
    Otranto Şatosu - Horace Walpole
    Avcının Notları - Ivan Sergeyeviç Turgenyev
    Sarrasine - Honoré De Balzac
    Mutluluğun Kazanılması - Farabi
    Doksan Beş Tez - Martin Luther
    Kritovulos Tarihi (1451-1467) - Kritovulos
    Pantagruel - François Rabelai
    İskendername - Ahmedi
    Büyük Timurlenk 1-2 - Christopher Marlowe
    Kendime Düşünceler - Marcus Aurelius
    Hayvanlaşan İnsan - Emile Zola
    Dostluk Üzerine (Latince-Türkçe) - Cicero
    Dede Korkut Hikayeleri - Kitab-ı Dedem Korkut - Anonim
    Ploutos (Servet) - Aristophanes
    Yaşlı Denizcinin Ezgisi İngilizce Türkçe - S.T. Coleridge
    331.👉🏻Monte Cristo Kontu - Alexandre Dumas

    •Bazı kitapların başına sayılarını koyuyorum ki sayısını bulmak zorlaşmasın.
  • 12 ekim 1492 tarihi kızılderililer için trajik bir gündür ve o günü kolomb günü olarak kutlamak, soykırım, kölelik, tecavüz ve yağma mirasını kutlamak demektir. benzer şekilde şükran günü kutlamaları Abd kızılderililerine karşı yapılan soykırımın kutlaması olarak görülmektedir.
  • UYARI : İncelemelerimde spoiler yoktur .. Bu platformda okuduğunu anlamayan ve yazdıklarımı spoiler sanan bir takım "ÇOK AKILLI" insanlar vardır !!! Ben spoiler olduğunu düşünmüyorum ama sen olduğunu düşün ve ona göre oku ..

    İŞBU İNCELEME 1 MAYIS' TA "ÇALIŞTIRILAN İŞÇİLERİMİZE" İTHAF EDİLMİŞTİR...

    GALEANO DİYE YAZILIR... MİTRALYÖZ DİYE OKUNUR !!!

    Selamın kavle Cimcimeler ve hormonlu Cin Aliler.. Hiç uzatmadan hemen bodoz konuya girmem lazım .. Mazot yüklemesi yapıcam zamana karşı yarışıyorum çünkü.. Akşam kaçamak bir "KANGAL ON THE MANGAL "(KOH KOH KOH =) ) tribine koşucaz .. Bünyeyi neş' e ile doldurup yarına moral depolamam gerek falan fıstıKh (anladın o "k" harfini!! ) ..

    Bu incelemeyi niçin yapıyorum .. ÇÜNKÜ BUGÜN 1 MAYIS !! Bugün EMEĞİN günü .. Bugün çalışanların günü .. Haketmesine rağmen hakkını alamayanların günü .. Peygamberin , "alnının teri kurumadan hak sahibine HAKKINI VERİNİZ" demesine rağmen , ceza sahası dışından abanılan topun üst direkte patlayıp outa çıktığı gibi gerçek hayatlarını banka kredilerine ipotek edenlerin , hayata teğet geçenlerin , 1 günlükte olsa hakedilmiş mutluluktan sekenlerin , ateşleri kucaklayıp serden geçenlerin günü bugün .. Bugün kendim memur statüsünde olmama rağmen ben izinliyim fabrikada İŞÇİLER çalışıyor.. Anlamazlar gerçi ama biraz da onlar için , onların davası için kanlı topuzu savuran ellere , DEMİR ÖKÇE' ye dur demiş Eduardo Galeano için yazıyorum..Hugo Chavez ' in , koltuğunun altına sıkıştırdığı bu kitabıyla Barack Obama'yı tavlada 5-4 kaybetmiş (bilenler bu 5-4 mevzusunu bilir.. bilmeyenler de sorarsa söylerim özelden =)) cicoz PEMBO kıvamına sokan bu muhteşem adam için yazıyorum .. Ezildiğinden haberi olmayan karbon kağıdı aromalı bünyeler için yazıyorum .. İnceleme uzun .. Baştan anlaşalım .. Okumayacaksan İşte Hendek İşte Deve .. Sonradan zırlayan birini görmek istemiyorum ..

    Kimdir bu Eduardo Galeano ?

    Kolomb denen keferenin Amerika' yı keşfinden ve kıtaya adını veren Americo Vespucci ' nin buranın yeni bir kıta olduğunu söylemesinden yıllar yıllar sonra 3 Eylül 1940 günü Uruguay ' ın başkenti Montevideo ' da dünyaya gelen ve rivayetlere göre doğar doğmaz GOL diye bağıran şahsın adı Eduardo Galeano =)) .. Bu gol mevzusu önemli çünkü bu küçük Latin Amerika ülkesinin dünyada pek çok ilklere imza atmışlığı var .. Bunlardan biri de ilk Dünya Kupa' sının yapıldığı ülke ve bu kupayı ilk kaldıran ülke olması .. Dolayısıyla bir futbol aşığı kendisi .. Yalnız hiçbir dönem istediği randımanı alamamış olacak ki meşin yuvarlağın ardından koşmayı bırakıp , kağıtlara yönelmiş .. Babası evi geçindirmek için kendi alın teri ve arada oynadığı futbol bahisleriyle ev geçindiren bir birey.. Bu yüzden bolluk bereket içinde değil yokluğu hücresinin her zerresine dek hissederek büyümüş..Sadece yazar olarak düşünmeyin siz onu ..Dedim ya kağıtlara yönelmiş diye.. Resim yapmayı da çok seviyor .. Bu yüzden ilk siyasi karikatürünü o dönemdeki iktidarın haftalık yayımladığı "EL SOL" dergisine satmış..Tabii o dönemler sosyalizmin gürlemeye başladığı yıllar .. Küba resti çekince bunlar da bir heyecanla basıp gidiyorlar Küba'ya.. Anılarından okuduğuma göre burda bir perküsyoncu ile tanışmış .. Ama adam olayın piri hakikaten..Nasıl böyle çalabiliyorsunuz diye yaklaşıp sorduğunda , "Yalnızca "ELLERİM KAŞINDIĞI ZAMAN ÇALARIM" cevabını almış..Ve kitaplarından anladığım kadarıyla tüm yazılarını cidden "ELLERİ KAŞINDIĞI" zaman yazmış haksızlıkların üzerinde kaşıyabileyim onları diyerek..Sadece yazarlıkta değil , hayata ilk atıldığı dönemlerde banka memurluğu , fabrika işçiliği ve fatura tahsildarlığına kadar yapmadığı iş kalmamış.. dolayısıyla SÖMÜRENİ DE SÖMÜRÜLENİ DE gayet iyi gözlemlemiş.. Yazar olduktan sonra düzenli yazmak zorunda kalınca hiç istemediği alanlarda da yazmak zorunda kalan Galeano' nun şöyle de muhteşem bir sözü var .. Diyor ki ,

    - ZATEN YAZI , İNANMADIĞIN DÜŞÜNCELERİ YAZMANI ASLA AFFETMEZ . İNAN BANA YAZININ İNTİKAMI, İNTİKAMLARIN EN KORKUNCUDUR.

    Meali : Kendi değerlerini maddiyatla bir tutup , "yeşiller" için yazmamış. Kantarın her daim kendince doğruların bulunduğu kefesinde yeralmış.

    Az da bu kitap üzerinden devam edeyim anlatmaya .. Ama ondan öncesinde safları belli etmek adına dostu düşmanı da tanıtmam gerek ..Evo Morales' in şöyle bir lafı var ki üstüne zerre ekleme yapamazsın ..

    "Darbe olmayacak tek ülke ABD, çünkü orada ABD Büyükelçiliği yok."

    İşbu kitap, bu aforizmanın kitaplaştırılmış MANİFESTOSUDUR!!! Şili ' de katledilen Salvador Allende ' nin yeğeni olan yazar İsabel Allende ' nin ülkeden kaçarken valizine , Latin Amerika ' da tutuklanan tüm sol görüşlü yazarların zulasına kattığı bir başucu kitabı bu.. 90 günde yazıp tamamladığı bu efsane kitapta, "LATİN" Amerika' nın keşfinden başlayıp, nasıl Avrupa' nın ve Amerika Birleşik Devletleri' nin SÖMÜRGESİ haline geldiğini , uçsuz bucaksız doğal zenginliklerine karşın nasıl fakirleştiğini anlatır size Galeano.. Ezilenleri ,daha doğrusu taşeron sistemle köle haline getirilen işçileri , işçilerin hakkını peşkeş çeken kodamanları , yapılan haksızlıkları , hukuksuzlukları anlatır bu kitap.. Hani tabiri caizse gözü yaşlı mazlumların serzenişidir.. İşte bu yüzdendir ki bu kitap , KENDİ MEMLEKETİ URGUAY DA BUNA DAHİL OLMAK ÜZERE İSTİSNASIZ DARBE OLAN TÜM LATİN AMERİKA ÜLKELERİNDE YASAKLANMIŞTIR .. Doğruyu söylediği için dokuz köyden kovulmuş Urguay' daki darbeci komita tarafından pasaportu elinden alınarak sürgün edilmiştir .. İsmi ölüm listelerine dahil olmuştur .. Lakin susturulamamıştır..

    Diyorum ya bugün 1 Mayıs .. Sizler için bunları yazan ,cesur yürekli , doğru düzgün , dürüst ahlaklı "İNSAN" gibi insanlar da var .. Sadece bilin istedim .. Ne mi yazdı ? Al sana bir kaç alıntı ..

    *"Brezilyalı bir işçi , Fransız bir işçinin bir saatte kazandığı parayı kazanmak için iki buçuk gün çalışmak zorundadır.Kuzey Amerikalı bir işçi, Rio de Janeiro 'da çalışan bir işçinin bir aylık ücretini , on saatten biraz fazla bir sürede kazanır.YineRio de Janeirolu bir işçi , sekiz saatlik bir iş gününde , bir İngiliz ya da Alman işçisinin yarım saatte kazandığından daha az ücret alır."

    *"Bundan yüzyılı aşkın bir zaman önce Guatemalalı bir dışişleri bakanı şu kahince sözü söylemişti:
    - 'DEVANIN , DERDİN KAYNAĞI OLAN ABD' DEN GELMESİ, BENİ PEK ŞAŞIRTIR DOĞRUSU.' "

    *"Bolivya yerlileri 1952 ' de yapılan devrimle haklarına kavuşuncaya kadar "pongolar" köpeklerle bir arada uyur, köpeklerin yemek artıklarıyla beslenir, beyazlarla konuşabilmek için yere diz çökerlerdi.Binek hayvanı yokluğunda yerliler yük hayvanı gibi kullanılmıştı uzun süre.Bugün de Ant Dağları'nın yüksek yaylalarında bir parça kuru ekmek karşılığında dişleriyle bile yük taşıyan yerli hamallara rastlanır."

    * "Kuzeydoğuda ilerleme bile ilerici değildir, çünkü bir avuç toprak sahibinin denetimindedir.MUTLU AZINLIĞIN DOYMASI İÇİN YIĞINLARIN AÇLIKTAN ÖLMESİ GEREKİR."

    * "...kendi kalayını işlemekten aciz olan Bolivya,buna karşılık,sekiz hukuk fakültesine sahiptir.Bu fakülteler seri halde,yerlilerin KANINI EMEN VAMPİRLER ÜRETİRLER."

    *"Sömürge soygununda kılıç ve haç yan yana ve omuz omuza yürümüştür hep."

    *"Yerliler çalışmaları karşılığında aldıkları birkaç kuruşu, yiyecek yerine koka yapraklarına harcıyorlardı.Bu yaprakları çiğneyerek, yani KENDİ HAYATLARINI KISALTARAK madenlerdeki cehennem hayatına katlanmaya çalışıyorlardı.Yerliler alkol de kullanıyordu; efendileri 'kötü alışkanlıklar'ın yaygınlaşmasından şikayetçiydiler.Günümüzde de Potosi yerlileri AÇLIKLARINI BASTIRMAK VE KENDİLERİNİ ÖLDÜRMEK İÇİN koka yaprağı çiğnerler.Ayrıca , saf alkolle iç organlarını kavurmaya da devam ederler.MAHKUM EDİLMİŞLERİN, ZARARI YİNE KENDİLERİNE DÖNÜK BİR İSYANIDIR BU."


    Eveeeet !! İşte bir barut kokulu incelememizin de böylece sonuna geldik..

    "HAK" TAN BAHSEDİP , "HAK YİYENLER" ..O çok "korktuğunuz" cehennem için SLAYER bir dönem şöyle muhteşem bir parça yapmıştı .. Oraya gittiğiniz de sizi ızgarada maşayla çevirecek , daha doğrusu pişim sürenizi belirleyecek olanlar hiç ummadığınız "İNSAN"lar olabilir =))

    Bu sizler için : "HELL AWAITS"(CEHENNEM BEKLİYOR) !!! 0:43 'ten sonra zebaniler geliyor CİCİŞLER =))

    https://www.youtube.com/watch?v=Uxzd6ANDTj8

    Bu da benim için .. Ben "ATEŞİ" alayım.. "Mangalda" lazım olacak !!! =))

    The "FIRE" to Conquer the WORLD !!!!

    https://www.youtube.com/watch?v=QeGQ5RJw2Cg

    BAYRAMINIZ KUTLU OLAAAAAA KİKİRİKLER!!!! Selam , sevgi ve BİTMEK TÜKENMEK BİLMEZ bir "İŞSİZLİKLE"...
  • 1800 yılının 9 Kasım günü İstanbullular limana demirleyen savaş
    gemisinin bayrağına bakarak hangi ülkeden geldiğini anlayamazlar. O güne kadar hiç görmedikleri bir bayrakla karşı karşıyalardır. Dönemin padişahı III. Selim'de, ilk kez gördüğü bayrak üzerine şu yorumu yapar:
    "Bu bayrağın yıldızları, aramızda bir yakınlık olabileceğini gösteriyor."
    Savaş gemisi, yardımda bulunulması istemiyle İstanbul'un kapısını çalan ve "ahir zamanda yeni dünya mı olur?" denilerek geri çevrilen Kristof Kolomb'un adım attığı yerden, Amerika Birleşik Devletlerinden geliyordu!..