Ne faşist ne muhafazakâr; Ne anarşist, ne kominist. Yeri geldiğinde liberalizmi yeri geldiğinde sosyal demokrasiyi uygulayan her görüşü inceleyen adam bir daha senin gibisi gelmez Kemalizm

Ramazan Aydın, İslam Toplumuna Doğru'yu inceledi.
06 May 23:18 · Kitabı okudu · 7 günde · 10/10 puan

Kitapta öncelikle islami sistem ile kapitalizm, kominizm ve sosyalizm gibi belli başlı sistemlerin karşılaştırması yapılıyor. İslam dini ile hristiyanlık, yahudilik gibi diğer semavi dinlerin karşılaştırmasıda yapılıyor bir nebze. Bir çoğumuzun düştüğü yanılgıların aslında öyle olmadığını bir kaç laf cambazlığıyla bizlere şirin gösterilmeye çalışıldığı çok güzel bir şekilde anlatılmış. Asıl (altını çizmek istiyorum) asıl islam toplumunun nasıl olması gerektiği net bir şekilde vurgulanmış.

Daha önce kominist, sosyalist, kapitalist düşüncedeki bir çok arkadaşımın bana yönelttiği soruların büyük kısmına cevap buldum. Benim gibi genç yaşlarda olan okurların okuması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum.

Ali Akçura, Güven - Cilt 1'i inceledi.
24 Nis 01:56 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Mustafa kemal den sonraki İsmet paşa dönemini.Hitlerin avrupayı kasıp kavurduğu dönemde Türkiye kominist hareketinin Tarihini modern bi âşk eşliğinde ele alan Vedat Türkali nin oldukça güzel bir romanı.

A.G.M, Kara Kitap'ı inceledi.
 21 Nis 13:28 · Kitabı okudu · 3 günde · 10/10 puan

Eşref Edip’i bu zamana kadar bilmediğim tanımadığım için büyük üzüntü duyuyorum. Dediğim gibi her sayfa geçirişimde ağzım açık şekilde ve merakla diğer sayfada acaba daha nasıl Türk milletini aciz ve rezil duruma düşürebildiler diye merakla ve ızdırapla açıyor insan. Ve seneler önce yazılmış olan bu gerçeklik abidesi kitabın doğru olduğunu şimdiki neslin nasıl olduğuna bakarak üzüntüyle kabulleniyor insan. Yazarın gerek dili gerek üslübu gerçekten muazzam ötesi. Kitapta bahsedilen dönemde zirve yapmış-yaptırılmış edebiyatçılara yazarlara şairlere bakınca yekününün kominist ve eserlerinin içeriğinin insanların iğtikadını zedeler nitelikte sapıkça fikirlerle dolduğunu da gösteriyor yazar bize. Muhakkak okumanızı tavsiye ediyorum. Merhum Üstad Eşref Edip huzur içinde uyuyasın.
Şimdiden keyifli ve bol kazançlı okumalar.

Suzan Koçaklı, Bulantı'ı inceledi.
 19 Nis 02:46 · Beğendi · 8/10 puan

Varoluş nedir diye sorulsaydı ,özlerini değişime uğratmadan ,nesnelere dıştan eklenen boş bir biçim derdim.”

Kitap boyunca aklımda kalan ve kazınan en doğru cümle buydu .Bir şeyler anlatmak ,bir olay örgüsünü okucuya okutmak biraz daha kolay ve anlaşılırdır .Ancak bir düşünceyi felsefik bir havala yansıtmak ,okumaya değer kılmak en zoru belki de .Hele ki işlenen konu varoluş ve kitap tam da ismi gibi bulantıysa okutmak daha bir imkansız görünüyor .Bulantı Sartrenin 20. yüzyılda varoluşçuluk üzerine sunduğu ilk eseri .Ve oldukça başarılı .Kesinlikle okunmaya değer .Okuyanlar ne demek istediğimi daha iyi anlayacaklardır .İlk tavsiyem sayfalarının azlığı sizi yanıltmasın ,her sayfada duraksayıp bir çok ders edinebileceğiniz felsefik bir kitap .Ve tabi söylentilerden dolayı önyargılı başlamamanızı öneririm.

Neden bulantı dediğinizi duyar gibiyim. .Kitabı okuduğunuzda bir bulantıdan çok bır bunalım ruh halinizde cereyan ediyor.
Öncelikle bulantının manasını ,Sartre’deki manasını fark etmek gerek .
Sartre Bulantı’yı bir kötü hal olarak tanımlamıyor .Aksine bu durumdan memnun .Bir iç savaş ,bir varoluş irdelemesi olarak sunuyor bizlere .
Asla pisman değil . Hatta “Bulantı yakamı bırakmadı.Bu kadar çabuk bırakacağını da sanmıyorum .Ama onu bir dert gibi çekemiyorum artık.Bu geçici bir huysuzkuk ya da bir hastalık değil;kendi öz varlığım .”deyişinden anlamak mümkün .


Dokunduğu nesnelerin bile varlığını sorgulamak bir hastalık olsa gerek .İrdelemek ,her şeyde bir öz aramak ne kadar da zor .Her şeyi bir varoluş çerçevesinden bakarsak cansızları canlılardan ayıran nedir ki .Ruhları olmadığını düşünmek cansızları bu yönden görmek yalnızca düşünemeyenlerin bakış acısı Sartre’ye göre .Ona göre varolan herşey aynıdır aslında .Hepimiz zorunlu olarak varolduk ve zorunlu bir son bekliyor bizi .O halde canlı yada cansız olmamız aynı sonda buluşacağımız gerçeğini değiştirmiyor.Varoluşlarımız değişmez aslında ,yalnızca varoluşlarımızı üstün kılışlarımızda başlar sorun.
“Bir yığın tedirgin,kendinden sıkılmış varolandan başka bir şey değildik.Burada bulunmamız için tek bir sebep yoktu;hiçbirimiz böyle bir sebep ileri süremezdi.Utanç içinde bulunan ve belirsiz bir tedirginlik duyan her varolan ,ötekilerin karşısında kendini fazlalık olarak hissediyordu.”


Kitapta dikkatimi çeken ve bana göre okunmaya değer bir bölüm vardı ki yazarın Hümanizm ile ilgili düşünceleriydi .Hümanizm ;
sözlükte insanları sevmek manasına gelir .Sartre kendince kategorilere ayırmış Hümanizmi.Kominist hümanistler,sosyalist hümanistler ,demokrat hümanistler. ..
Bu listeyi uzatıp uzun uzun örnekler veriyor .Burada okuyucunun aklında bir soru beliriyor .Hümanizmin çeşitleri olabilir mi ? Yani hümanistlik insan ayırt eder mi ?
Tam bu noktada Sartre’nin anlattıklarından şu çıkarımlarda bulunuyorum ;Bizler insanları kendi çıkarlarımız doğrultusunda severiz. Onları ancak kendi bakış açılarımızda var edebildiğimiz sürece varolurlar .Bu yüzden onları kategorilere ayırıyoruz .Sonra da onları sevmenin yollarını buluyoruz kendimizce .Aslında tüm bunlarda kendi özümüze en yakın özü seviyoruz Ve buna hümanizm diyoruz .

Sartrenin de dediği gibi Bulantı kötü bir ruh hali değil aksine bir öz varlık .O yüzden istediğiniz kadar okuyun bulantıyı kusamayacaksınız.Özünüzü iredeleyişiniz varolduğunuz sürece devam edecektir .

Cem Eren, bir alıntı ekledi.
13 Nis 12:58

Hep mi tekerrür...
"Ezilenlerden yana oldun mu kominist, doğruyu savundun mu, yine komünist... Bunun sonu neye varır? Asıl komünizm propagandası yapan bunlar Çünkü onların çabasıyla günün birinde,komünistlerden başka doğru söyleyen, ezileni savunan kalmayacak."

Suçlanan Ve Aklanan Yazılar, Aziz Nesin (Sayfa 118)Suçlanan Ve Aklanan Yazılar, Aziz Nesin (Sayfa 118)
Hazan, Vişne Bahçesi'ni inceledi.
 02 Nis 03:26 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Çarlık Rusya’nın yıkılışa geçmesini sembolik değerlerle anlatan bir kitaptır. Anton Çehov’un dili muhteşem. Herkese tavsiye ederim .. Kominist Rusya’nın gelmesen önce geleceğini haber veren bir kitaptır Vişne Bahçesi.. Vişne Bahçesi çarlık Rusya’yı temsil eder ve eserin sonunda Vişne Bahçesindeki ağaçların köküne balta vurulması, Çarlık Rusya’nın yıkılacağını gösterir.

Fatih Beyazkaya, Fidel Diyor ki: Vamos Bien'i inceledi.
30 Mar 21:45 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Vamos Bien Castro.. Küba'yı, abd emperyalizmine karşı savunan değerli bir liderdir. Uygulamış olduğu '' kapalı ekonomi '' ile Küba'yı kapital dünyadan uzak tutarak bence çok büyük bir iş başarmıştır. Kendisini Liberalizm ve Kapitalist ekonomilere açan bizim gibi gelişmekte/gelişmemiş ülkeler için çok mu iyi oldu? Tüm şirketler yabancıların abd global şirketlerini ülkelere sokmak adına geliştirdiği bir takım projelerle kardeşi kardeşe kırdırttı. Özellikle Türkiye'de 1970 ve 80'ler bu kıyımın en şiddetli şekilde yaşadığı zamanlardır. Küba'da evet lüks otomobiller yoktu ama insanlık vardı. Sovyetler'den kalma araçlarla uzun bir süre direndiler ama o araçlarında hem hantal hem de çok petrol tüketmesinden ötürü değiştirilmesi gerekiyordu. Şu noktası güzel şirketlerin ulusal olması böylelikle para dışarıya akmıyor ve yerli üretim ile birlikte kendi kendine yeten bir ekonomi ile bağımsızlığını kaybetmiyorsun. Castro'nun bir dizi Üniversiteler'de konuşmalarının kitap haline getirildiği güzel bir eser. Atatürk gibi kimse olamamış bunu iyi anlıyorsunuz birçok farklı eseri okuyarak. Atatürk, ülke yararına olan önemli üretim araçlarının ithalatını yapmayı ön görürken, herhangi lüks olan şeylerin ithalatını yasaklamaktadır. Onun döneminde kalkınmayı yerel unsurlarla sağlayacak girişimleri yapmak için elde olan yer altı kaynaklarını işlemek adına makinelerin ithalatını yapmayı doğru buluyordu. İşte kominist rejimlerle ayrılan noktası buydu. Kominist ülkelerde ithalatın yapılmasının temel şartı büyük patron SSCB'nin teşkil etmeseydi. Bizde ise böyle bir durum söz konusu değildi, ideolojik yaklaşımlardan ziyaden ulusal çıkarlar ön planda tutuluyordu...

Fatih Beyazkaya, Rus Devrimleri'ni inceledi.
30 Mar 20:33 · Kitabı okudu · Beğendi · 7/10 puan

Bolşeviklerin, Lenin önderliğinde Çarlık Rusyasına karşı ayaklanmaları en sonunda ekim devrimi ile neticelenmektedir. 1917'de Menşevikler ve Bolşevikler, Çar'a karşı ortak hareket ederken bir süre sonra birbirleri ile çatışmaya başlarlar. Kızıl ordu ile Beyaz ordunun çarpışması çok kanlı geçer, meşhur Tatar Türk'ü Amiral Kolçak'ın şanlı mücadeleside netice vermeyince Lenin, Kominist Rusya'nı kökleşmesi için gereken fırsatı buluyor. Bir seri devrimi ele alan bu eser genel hatlarıyla Rus devrimleri ile ilgili bilgiler edineceğiniz güzel bir eser. Ezeli ve ebedi düşmanlarımızı her daim tanımak iyidir :)