• Faşizm denemesi geriye yönelik, yararsız, budalaca ve bayağı bir denemedir. Komünizm ise, insanlığın el atmak zorunda olduğu, o aptalca "proletarya diktatörlüğünü" değil, burjuvazi ile proletarya arasında adalet ve kardeşliği sağlamak için tekrar tekrar başvurulması gereken, insanlık dışı bir uygulamaya hazin şekilde saplanıp kalmış olmasına karşın yine de dönüp dolaşıp el atılması gereken bir denemedir. Faşizm ve komünizm çalışma yöntemlerindeki benzerlikten dolayı bu gerçek kolay unutulur.
  • Gerçek dinde kader telakkisi budur ve her şey kulun iradesi yoluyla İlahi takdire bağlıdır.
  • "_Tek damla kan ve bin damla kaygı..."
  • 99 syf.
    ·Beğendi·10/10
    Efenim herkeşlere selamlar olsun .. Hava buz gibi .. Neşe tavan .. Biram , (yine uyarıyı yapayım : AMAN BİRA İÇMEYİN EY 18 YAŞ ALTI KARDEŞLERİM .. YOLDAN ÇIKARSINIZ BAK!! DEMEDİ DEME !!) fındıh ,fıstıh, jelibon dörtlüsü ile dörtlü kutsal ittifakı kurduk .. Mihver devletleri gibiyiz.. Keyfim gıcır olduğundan kelli , bir de KAR YAĞINCA (WOTAN MIT UNS!!) , esasen yapmayayım dediğim bu incelemeyi yapma kararı aldım .. Arkaya da DAVARO OST açtım ki - beni takip edenler bileceklerdir - bu parça ile yapılan incelemelerden fazla hayır ve CİDDİYET beklemeyesiniz .. Ben uyarıyı yaptım sevgili kikirik ..

    Sayın cevizkabuğu biliyorsunuz ki bizim atasporumuz sanıldığının aksine halter ya da güreş falan değil, "NE OLACAK BU MEMLEKETİN HALİ " bazlı yapılan tartışmaların katık edildiği müsabakalardır.. Spor diyince aklına ekipman , giyim ,alet, edavat ya da sahalar falan geliyor hemencik biliyorum..Ama bu öyle bir spordur ki HER YERDE icraa edilebilmektedir .. Sermayesi , akarı kokarı , algısı ,vergisi olmadığı gibi toplum içinde YERGİSİ DE yoktur .. Bununla birlikte fit bir vücut gerektirmemesi , akıllı - akılsız herkes tarafından da yapılabilir oluşu onu daha da cazip hale getirmektedir..
    Yani?
    Yanisi şu cicim : Köy yerinde su başında sıra bekleyen ve memeleri "SAĞLIK TOPUNA" evrilmiş Hacile teyze de , gökdelendeki ofisinde oturmuş , Harvard mezunu ,milyar dolarlık sermayeyi yöneten ve küçük bir kaçamak sonucu yakalanıp gece ofiste yatmak zorunda kalan beli tutuk Ferruh bey de eşit şartlar altında yarışmaktadırlar ..Okumadan , yazmadan ,sorgulamadan düşünmek biliyorsunuz ki bizde bedava!! Gelgelelim biz Türk milleti senelerdir yaptığımız tüm bu maçları deplansmanda değil "evimizde" yapıyor olmamıza rağmen bir arpa boyu yol gidebilmiş değiliz bu sporda.. Osmanlının fetret devrinden itibaren sayacı günümüze alırsak , 300 400 senelik bir mazimiz var .. Yahu insan 400 senede hiç mi ilerlemez be bilader bir spor dalında?!?! İşte İŞİM GÜCÜM OLMADIĞI İÇÜN ben bu kötü gidişe bir son vermeye karar verdim .. Elimi taşın altına sokuyorum !! Herşeyler sizin için sayın canikolar.. Elimden ne gelirse İŞSİZLİK ADINA seferber edeceğim ..

    İsota bulanmış sevgili şemmameler ..Ben size bir yol haritası vermeyeceğim .. Mekik , şınav , barfiks gak-guk falan benim işim değil .. Oku desem biliyorum ki OKUMAZSIN!! Yaz desem adını yazamazsın!! Ama bir de mevsim kış diyip gürlersin suratıma .. Ondan kelli ben sana iki isim ve iki farklı olay serisi anlatıcam .. Şapkanı çıkarıp düşünesin diye .. Hazırsan başlayalım ..

    1.55 boylarında bir adam .. "Sakıncalı" dediklerinden ... Tam bir kefere ! TAM AMA !! Türkiye "güççüh amariga" olacak demişler karşı çıkmış, sürülmüş .. Anasından emdiği sütü burnundan getirmişler .. Nereye gitse kovulmuş , üstü çizilmiş .. Çocukluğu inanılmaz yokluklar içinde geçmiş .. Devlet başına nasıl bir belayı sardığını bilmeksizin almış okutmuş bunu ..Kendisini Türkiye Cumhuriyeti okuttuğu için , sürekli bir borçlu psikolojisi altında ezilip durmuş .. Bu millete borcumu ne yaparsam yapayım , istesem de ödeyemem diye .. İsmet İnönü' ye , Adnan Menderese' e , kısaca iktidara kim geldiyse sert bir dille eleştirip karşı çıkmış .. Daha öncede yazdım.. BJK ÇARŞI GRUBU gibi bir adam .. TEK KİŞİLİK ORDU! VE HERŞEYE KARŞI !! Haliyle 9 KÖYDEN KOVULMUŞ .. 10. Köy' de , kendi vakfında yaşayan bir tip .. Bilenler kim olduğunu anladı ya , ben yine bilmeyenler için başından geçmiş YUH DEDİRTEN bir olayını anlatayım ... Efenim rivayet odur ki , bir gün gazetesini okurken seri ilanlarda bir satır dikkatini çekiyor bu keferenin .. Edirne' de bir GENELEV ,içindeki hayat kadınlarıyla beraber açık arttırmaya çıkarılmak sureti ile satışa sürülmüş .. Bir kez , üç kez ,sayıyla 5 kez okuyor , gözlerine inanamıyor gerçek mi bu yazanlar diye .. Dedim ya tam bir kefere, İfritin en önde flamalı araçta gideni!!! Kalkıp gidiyor açık arttırmanın olduğu mekana .. Huzur bozacak yaa !! O zamanlar facebook , twitter ve sosyal medya yok ..Ondan kelli, O'nun yüzünü simasını bilen de yok pek tabii.. Oturuyor bir köşeye olanı biteni bir bir not alıyor .. Geri dönünce , bu gördüklerini gazetesinde yazıyor , BU NASIL BİR İNSANLIKTIR DİYE!!! Vay efendim sen misin yazan ?!? Hemen dava açılıyor tabii hakkında... Ne için mi?
    ADLİYEYİ AŞAĞILAMAK SUÇUNDAN!! =)) NASIL??? MÖHTEŞ Dİ Mİ AMA ?!?!? =))
    Velhasıl kelam , lafı çok uzatmayayım .. Yargıç soruyor buna , “Siz genelevdeki kadınların avukatı mısınız?" diye.. Karşılığında şu cevabı alıyor;
    "ELBETTE AVUKATIYIM". Salt onların değil, bütün insanların avukatıyım ve salt ben değil, bütün aydınlar, yazarlar halkımızın avukatıyız, sizler de öyle olmalısınız..."
    Merak edenler için kısa not : Tabii ki suçu cezasız kalmıyor.. =))

    Kim bu şahıs dersen , bu kitaba önsöz yazan adam O..İsmi Aziz Nesin .. BABALARIN BABASI !!

    Sevgili çokomeller .. Diğer isim bu kitabın yazarı ...Bu kitaba yapılmış incelemeleri açıp okursanız zaten Uğur Mumcu ile alakalı pekçok satıra gark olacaksınız .. Bu satırlara , yenilerini de ben eklemek istemiyorum .. Bilen zaten kim olduğunu biliyor .. Türkiye' de araştırmacı gazetecilik denince, "İLK" kim akla geliyor HERKEŞ biliyor... O ekolün okulunun temellerini kim atmış , kahpe amerika ve ülkemizdeki yardakçılarına kim dur demiş , diyince başına neler gelmiş hepimiz biliyoruz sanırım .. Bilmeyen Mars kolonisi sakinlerini de , 55. kattan kafalarına atacağım ELLİ BEŞER kiloluk Diyarbakır karpuzlarıyla ödüllendiriyorum işte burada , bu satırları yazarken sizinde huzurlarınızda .. Biliyorsunuz ben spoiler falan vermiyorum normalde incelemelerde.. Yine de derine dalmadan birkaç konu başlığını incelemek elzem diyorum bu defaya mahsus..

    VE Bunun için halk arasındaki adıyla CIRCIR yani İshal denilen illeti ele almamız gerekiyor .. GÜLME !! Ben gayet ciddiyim !!

    Hepimiz bu kabus ile yüzleşmişizdir .. Bir korkulu rüya , bir istenmeyen misafir , kimimiz için "AMAN ALLAH KORUSUN" , kimimiz için "ODHIN BETERİNDEN SAKLASIN" dediğimiz bir olaydır bu .. İnsanlık halidir .. Kimimizi evde , kimimizi uçakta ( başıma geldi !!) , kimimizi işyerinde yakalar .. Şiddetine göre kabusun ivmesi büyür.. Öyle bir düşmandır ki , evde yakalananlar hariç ,ilaçı olmadığından dolayı açık kalmış ARTEMA marka duş başlıklarına dönersin .. Tuvaletlerde kahve falına dönmüş post modern şaheserlere imza atarsın .. Kısaca evlerden ırak bir müsibettir bu .. Peki , bu kitapta yeralan TRAJİKOMİK dahi diyemeyeceğim bir olayı aktarayım sizlere .. Bir hukuk doçentinin İSHAL oluşu VE İFADE VERMEYE GİDEMEYİŞİ Anayasa Mahkemesi İçtihat Kararlarına nasıl olur da girer ?!?! BAKIN ANAYASA MAHKEMESİ DİYORUM !! BORU DEĞİL !!! Darbe olmuş ve "askeri" mahkemeler kurulmuş !! Şakası yok bunun !! Bakkal Rüstem emmi çağarmıyor seni ifade vermeye cicim !!! RÖHAHAHAHAHAHA !!! =))

    Ya da yazdığınız bir yazının içinde bir türküden aktardığınız "sağdan sola , soldan sağa salla bayrağı düşman üstüne" satırları yüzünden Komunizm propagandası yaptığınızdan kelli ceza almanız aklın ve mantığın neresine düşmektedir !

    Ya da bilmem kaç yıl önce ölmüş Şopen'i dinleyerek komunizm övmek ??! =))

    Yüze yakın Aziz Nesin kitabı okudum .. Az çok dilini ve zikrini biliyorum .. Bu önsözü ondan başkası yazsa idi cidden olmazdı !! Ki o da yazarken kıskanmıştır nasıl yazdın bunları be adam diye .. Adım gibi eminim !! O kadar açık ve net garanti veriyorum .. İster acı acı , ister katıla katıla gülün ama NE OLACAK BİZİM BU HALİMİZ SORUSUNUN CEVABI "KABAK" gibi ortada duruyor bu kitabın içinde ..

    Şimdi diyeceksin ki , yahu arkadaş nerden aklına geliyor bunlar .. Bu kelimeleri bu incelemenin içinde görsem inanmazdım falan fistan gülistan .. Kardeşim malzeme bu .. Ben düşünüp önüne getirmiyorum ki .. Uğur Mumcu bunları yazdıysa SEBEBİ SENSİN !!! AZİZ BABA bunları yazdıysa SEBEBİ SENSİN !!! İŞSİZ OLDUYSAM SEBEBİ SENSİN .. Askerde 3-5 nöbetine

    - " KALK !!! ALAY KARARGAHIN ÖNÜNE UFO İNMİŞ!"
    - " ROBER HATEMO NİZAMİYEDEYMİŞ ..DURUM ACİL .. BEKLENİYORSUN ! GİYİN HEMEN! "

    diyerek kaldırdığım ve koşa koşa oraya giden insanlar bunun sebebi .. BEN NE YAPAYIM ?!?! =)) Kemal Kükrer' in torunuyla davalık olayazmış bir adam var karşınızda .. BENİM SUÇUM YOK !! SUÇ SİZİN !! =))) İnceleme burada bitti ama ...

    Uzun bir aradan sonra , kendisini soranlar için gelsin KuP KuP BoY ' dan şu dizeler ..

    Bizde incelemeler KAMU MALI , "ÖZELLEŞMEZ" ABİSİ
    Sanma ki şaha kalkan faşizm gördüklerinin en ADİSİ
    Ahlak jandarmaları türemiş ! AHLAKLISI HANGİSİ?
    18 , 19 , 66 .. ortasında ANGARA ! işte İŞSİZLİK VADİSİ !

    KuP KuP BoY

    Esen kalınız , İŞSİZ KALINIZ KUKUMANJEROLAR !!!
  • Naziler insanlıktan tiksinmiyordu. Liberal hümanizmle, insan haklarıyla ve komünizmle, insanlığa hayran duydukları ve insan türünün çok bûyük potansiyeli olduğuna inandıklarî içim savaştılar. Fakat Darwinci evrim mantığında olduğu gibi, doğal seçilim yoluyla uygun olmayanların elenmesine ve uygun olanların da hayatta kalarak üremesine izin verilmesi gerektiğini düşünüyorlardı. Zayıf insanların yardımına koşan liberalizm ve komünizm, hem uygun olmayanların hayatta kalmasını desteklemiş, hem de bunların üremesine izin vererek doğal seçilimi bozmuştur. Böyle bir dünyada en uygun olanlar ister istemez bozuk insanlardan oluşan havuzda boğulacaktır ve insanlık her nesilde daha da zayıf hale gelerek sonunda yol olacaktır.
  • 3.Dünya Savaşı Ne Zaman Başlayacak?

    5000 Yıllık yazılı insanlık tarihin de insan oğlunun savaşsız geçirdiği yıl sadece 257 senedir. Buda demek oluyor ki savaşlar çıkartmak, yok etmek insanların genlerinde var.

    Dünya savaş tarihine hızlıca bir göz attığımızda savaşların başlıca sebeplerinin, Din, toprak ve kaynak olduğu açık şekilde görülmektedir. Tarih sahnesine çıkmış pek çok büyük komutan, harp sanatını icra etmelerine rağmen savaşlar hakkında söyledikleri sözler oldukça ironiktir.

    Barışta oğullar babalarını, savaşta da babalar oğullarını gömerler. Lidya Kralı Krezüs
    Savaşı kazanacak kadar kuvvetli, savaştan kaçacak kadar akıllı olmalıyız. Çünkü savaş intihar etmekten bile daha delicedir. Eski Amerikan Başkanı Lyndon B. Johnson
    Savaşta ahlak olmaz. Napolyon Bonaparte
    Savaş insanları toplu katliamlara sürükleyen bir cinnet halidir. Gazi M.K. Atatürk
    Yurtta Sulh Cihanda Sulh! Gazi M.K. Atatürk
    Savaş, hiledir, hileden ibarettir. Hz Muhammed (S.A.V.)

    1900’lerin başlarına kadar çıkan savaşlar teknolojik ulaşım zorluklarının da etkisi ile yerel olarak kalmış ve verdiği zararlar göreceli olarak sınırlı olmuştur. 1900’lerin ilk çeyreğin de ise Fransa, İngiltere, Rusya ve İtalya’nın başını çektiği itilaf devletleri ile Almanya, Avusturya-Macaristan, Bulgaristan ve Osmanlı İmparatorluğu’nu kapsayan ittifak devletleri arasında Dünyanın o güne kadar görmüş olduğu en yıkıcı çatışma olan 1. Dünya savaşı patlak verdi. 4. Yıl süren savaş 40 milyon kişinin canına mal oldu. Birkaç on yıl sonra 1 ekim 1939’da Almanya’nın Polonya’yı işgaliyle 2. Dünya savaşı patlak verdi. Almanya işgal ettiği her yerde Yahudileri toplayıp öldürüyordu. Bu aynı zamanda dünya tarihinde bir ırka karşı başlatılan en geniş kapsamlı kitle imha hareketiydi. İlk savaştan geçen kısa süreye rağmen teknoloji çok hızlı gelişerek çok daha korkunç savaş silahlarının üretilmesine olanak sağlamıştı. Öte yandan Almanlar’ın yeni ve daha yıkıcı silahlar üretmek için yaptıkları arge çalışmaları günümüz silikon tabanlı teknolojinin temellerini atmış, roket motorları uzaya çıkmamızı sağlamış, kamplarda Mengele gibi doktorların esirler üzerinde yaptıkları deneyler neticesinde pek çok hastalık detaylı olarak tespit edilmiş ve tıp savaştan günümüze kadar adeta bu sayede çağ atlamıştır. 9 Mayıs 1945’de Almanya’nın koşulsuz teslim oluşuyla 2. Dünya savaşı sona ermiştir. Bu savaş 65 Milyon kişinin ölümüne sebep olmuştur. Okullarda bu iki büyük savaşın sebepleri Avrupa’da yükselen milliyetçi akım, silahlanma yarışı ve daha fazla kaynak arayışı olarak öğretilmekte tarihte de böyle yazmaktadır. Tarihi kayıtlarda savaşların başlangıç sebepleri o denli saçmadır ki günümüz tarihçileri dahi bunları açıklamakta imtiza eder. İlk savaş Avusturya-Macaristan veliahtı Arşidük Ferdinand’ın bir Sırp milliyetçisi tarafından öldürülmesi 2. Savaşsa Almanya’nın Polonya’yı işgal etmesi sebebiyle çıktığı tarihi vesikalara geçmiştir. Oysa gerçekler yazılmasa da gerçek olarak kalmayı sürdürür ve su götürmez delillere dayanır. Özellikle 2. Dünya savaşını incelersek bu şaibeli tarih adı altında yutturulan yalanların gerçek yüzünü kolayca anlarız. M.Ö. 586 senesinde kurulan Siyonizm Yahudileri vaat edilmiş topraklara yerleştirmeyi amaçlar. Tarihi pek çok dinden bile daha eski olan bu tarikan dünya üzerinde ki tüm paranın ve devletlerin kontrolünü ellerine tutmaktadır. Bunun anlamıysa savaşlara onların karar verdiğidir. Vaat edilmiş topraklara Yahudileri yerleştirmek adına harekete geçen siyonizm ilk olarak Osmanlı idaresinde ki Kudüs’ü satın almak istedi. Fakat Sultan Abdülhamid’in “Kanla alınmış topraklar parayla satılmaz.” Diyerek teklifi ret etmiş ve tüm diplomatik kanalları kapatmıştır.

    Elbete ki Siyonistler vaz geçmemiştir. 1. Dünya savaşı ile Osmanlı’yı lav ettiler. Akabinde İngiliz kuklası olarak kurulan Arap devletlerinden Kudüs ve civarında toprak satın aldılar. Ancak bir sorun vardı. Avrupa’da işleri yolunda olan Yahudiler Kudüs’e yerleşmek istemiyordu. İşte bu sebeple Yahudiler Rothschild ailesi önderliğinde Alman devletini ve önemli silah sanayi kuruluşlarını finanse etmiş hatta hibe krediler vermişlerdir Bunun üzerine Almanya tarihin gördüğü en büyük mekanize orduyu kurarak tüm Avrupa’da bir Yahudi avı başlatmışlardır. Kaçıp kurtulan Yahudilerse tahmin edebileceğiniz gibi bedava ev ve arazi verilen Kudüs’ün yolunu tutmuşlardır. Nihayet savaşın bitiminden 3 sene sonra 14 mayıs 1948’de İsrail resmen kurulmuştur. Yine de vaat edilmiş toprakların tamamına henüz halen sahip olunamamıştır. 2. Dünya savaşının ardından dünya belki de binlerce yılda yaşayacağı teknolojik gelişimi 50 sene içerisinde yaşamış ayrıca dünya nüfusu da hiç olmadığı kadar artmıştır. Hal böyle olunca da artık savaşların şekli ve yapısı değişmiştir. Yeni silahlar çok etkili ve hassas olmasına rağmen artık büyük devletler savaşları istihbarat ve ekonomik güçle sürdürmektedirler. Hedef ülkeye yapılan çeşitli ambargoların ardından sıkışan ekonomiyle bunalan halkın arasına uzman istihbarat elemanları salınarak halklar kutuplaştırılır ve çeşitli gruplar, örgütler adı altında iyice bölünme sağlanarak çatışma ortamı hazırlanır. Her taraf ülke bir grubu siyasi askeri ve ekonomik açıdan destekler ve çatışma başlar. Ancak hami olan büyük devletler asla direkt olarak karşı karşıya gelmezler. Bunun en güzel örneğini günümüz Suriye ve Irak’ında açık şekilde görmekteyiz. Ayrıca İsrail sınırları dışında kalan ancak Vaat edilmiş topraklar olarak görülen ve Türkiye’nin doğusunu da kapsayan bölgede çatışmaların asla durmadığı da büyük bir gerçektir. 3. Dünya savaşı şu ana kadar sıkça eşiğine gelinmiş olmasına rağmen başlamamıştır. Daha evvel komünizm ve kapitalizm adı altında Sovyet Rusya ve Amerika sıkça karşı karşıya gelmiş her defasında savaşın eşiğinden dönülmüştür. İki ülke arasında durum bugün de pek farklı değildir. Ara ara tansiyon ciddi şekilde artmakta ve iki ülkenin tarihten gelen dirsek teması stabil olmayan bir şekilde sürmektedir. Günümüz de sahne de Çin gibi büyük bir aktör daha vardır. 3. Dünya Savaşının tarafları aşağı yukarı bellidir.

    Amerika:
    Aktif Askeri Personel Sayısı: 1.281.900
    Toplam Askeri Personel Sayısı: 2.083.100
    Savunma Bütçesi: 647.000.000.000$
    Uçak Sayısı: 4.792
    Helikopteri Sayısı: 973
    Tank Sayısı: 5.884
    Zırhlı Savaş Aracı: 38.822
    Uçak Gemisi Sayısı: 20
    Denizaltı Sayısı: 66
    Diğer Savaş Gemileri: 1.139

    Fransa:
    Aktif Askeri Personel Sayısı: 210.000
    Toplam Askeri Personel Sayısı: 814.000
    Savunma Bütçesi: 35.750.000.000$
    Uçak Sayısı: 941
    Helikopteri Sayısı: 714
    Tank Sayısı: 740
    Zırhlı Savaş Aracı: 6.982
    Uçak Gemisi Sayısı: 4
    Denizaltı Sayısı: 11
    Diğer Savaş Gemileri: 424

    Almanya:
    Aktif Askeri Personel Sayısı: 185.000
    Toplam Askeri Personel Sayısı: 612.000
    Savunma Bütçesi: 36.700.000.000$
    Uçak Sayısı: 506
    Helikopteri Sayısı: 432
    Tank Sayısı: 722
    Zırhlı Savaş Aracı: 6.012
    Uçak Gemisi Sayısı: 0
    Denizaltı Sayısı: 7
    Diğer Savaş Gemileri: 241

    İngiltere:
    Aktif Askeri Personel Sayısı: 624.000
    Toplam Askeri Personel Sayısı: 1.511.000
    Savunma Bütçesi: 112.300.000.000$
    Uçak Sayısı: 1.741
    Helikopteri Sayısı: 962
    Tank Sayısı: 1.133
    Zırhlı Savaş Aracı: 5.139
    Uçak Gemisi Sayısı: 2
    Denizaltı Sayısı: 10
    Diğer Savaş Gemileri: 614

    Rusya:
    Aktif Askeri Personel Sayısı: 1.013.628
    Toplam Askeri Personel Sayısı: 3.586.128
    Savunma Bütçesi: 147.000.000.000$
    Uçak Sayısı: 2.234
    Helikopteri Sayısı: 511
    Tank Sayısı: 2.300
    Zırhlı Savaş Aracı: 27.400
    Uçak Gemisi Sayısı: 1
    Denizaltı Sayısı: 62
    Diğer Savaş Gemileri: 741

    Çin:
    Aktif Askeri Personel Sayısı: 1.963.711
    Toplam Askeri Personel Sayısı: 6.341.547
    Savunma Bütçesi: 391.000.000.000$
    Uçak Sayısı: 2.487
    Helikopteri Sayısı: 1.103
    Tank Sayısı: 5.961
    Zırhlı Savaş Aracı: 33.500
    Uçak Gemisi Sayısı: 7
    Denizaltı Sayısı: 54
    Diğer Savaş Gemileri: 1.319

    İran:
    Aktif Askeri Personel Sayısı: 534.000
    Toplam Askeri Personel Sayısı: 984.000
    Savunma Bütçesi: 18.000.000.000$
    Uçak Sayısı: 477
    Helikopteri Sayısı: 318
    Tank Sayısı: 1.616
    Zırhlı Savaş Aracı: 3.975
    Uçak Gemisi Sayısı: –
    Denizaltı Sayısı: 8
    Diğer Savaş Gemileri: 390

    Kuzey Kore:
    Aktif Askeri Personel Sayısı: 1.100.000
    Toplam Askeri Personel Sayısı: 6.104.000
    Savunma Bütçesi: 9.000.000.000$
    Uçak Sayısı: 910
    Helikopteri Sayısı: 260
    Tank Sayısı: 4.200
    Zırhlı Savaş Aracı: 6.774
    Uçak Gemisi Sayısı: –
    Denizaltı Sayısı: 70
    Diğer Savaş Gemileri: 714

    İttifakların toplam güçleri ise şu şekilde olacaktır;
    Amerika, Almanya, Fransa, İngiltere ittifakının

    Aktif Askeri Personel Sayısı: 2.300.900
    Toplam Askeri Personel Sayısı: 5.020.100
    Savunma Bütçesi: 1.461.360.000.000$
    Uçak Sayısı: 7.980
    Helikopteri Sayısı: 3.081
    Tank Sayısı: 8.479
    Zırhlı Savaş Aracı: 56.955
    Uçak Gemisi Sayısı: 26
    Denizaltı Sayısı: 94
    Diğer Savaş Gemileri: 2418

    Rusya, Çin, İran, Kuzey Kore ittifakının;

    Aktif Askeri Personel Sayısı: 4.611.339
    Toplam Askeri Personel Sayısı: 17.015.675
    Savunma Bütçesi: 565.000.000.000$
    Uçak Sayısı: 6.108
    Helikopteri Sayısı: 2.192
    Tank Sayısı: 14.077
    Zırhlı Savaş Aracı: 71.649
    Uçak Gemisi Sayısı: 8
    Denizaltı Sayısı: 194
    Diğer Savaş Gemileri: 3.164

    Bir de ülkemizin durumuna göz atalım;

    Aktif Askeri Personel Sayısı: 612.900
    Toplam Askeri Personel Sayısı: 1.112.341
    Savunma Bütçesi: 48.000.000.000$
    Uçak Sayısı: 1.512
    Helikopteri Sayısı: 570
    Tank Sayısı: 4.460
    Zırhlı Savaş Aracı: 7.133
    Uçak Gemisi Sayısı: –
    Denizaltı Sayısı: 12
    Diğer Savaş Gemileri: 647

    Türkiye böyle bir savaşta elinden geldiğince tarafsızlığını koruyacaktır. Ancak her iki ittifakta Türkiye’yi kendi tarafında savaşa sokmak isteyecektir. Nitekim hem coğrafi konumu hem de askeri gücü hasebiyle savaşın sonuçlarında büyük etkisi olacak bir ülkedir. CIA Türkiye ofisinin hazırladığı rapora göre olası bir savaş durumunda Türkiye seferberlik ilanı ile 24 milyon kişilik bir ordu kurup donatacak kapasiteye sahiptir. Ayrıca raporda dikkat çeken bir başka hususta Türkiye’nin tarihi, milli, dini bağlarının bulunduğu Endonezya, Pakistan, Türkmenistan, Azerbaycan gibi pek çok ülkeden ciddi şekilde askeri ve maddi destek göreceğine yer verilmiştir. Rakamlara bakıldığında böylesine bir savaşın etkileri daha önce görülmemiş kadar büyük olacağı aşikardır. Komple teorileri bilimsel dayanakları olduğu sürece saygındır. 3. Dünya savaşı hakkında yapılmış çoğu teoride delinin birini nükleer füze atar savaşı başlatır gibi şeyler duymak mümkündür ancak bunlar son derece asparagastır. Peki şimdiye değin 3. Dünya savaşı neden çıkmamıştır? Bu sorunun 3 cevabı var. 1. Sebebi ekonomiktir. Amerika dahil ülkelerin tamamı borç batağında cari açıkla mücadele etmektedir. Savaş sadece silahlarla değil onun arkasında üreten fabrikalar ve devamlı gelen bir mali kaynakla yapılmaktadır. Nitekim Amerika’nın kullandığı bazı uçakların fiyatı 3 milyar dolara kadar çıkmakta atılan bir tane akıllı bomba ise 2 – 3 milyon dolar civarındadır. Günümüzde Çin devasa nüfusunu doyurmak için ihtiyacı olan paranın büyük kısmını ihracattan elde etmektedir. İhracatınınsa %42 sini Amerika’ya %33 nüyse Nato ülkelerine yapmaktadır. Dolayısıyla ülkelerin böyle bir savaşı 3 aydan fazla finanse edebilmeleri mümkün görünmemektedir. 2. Sebebi ise gelişen silah teknolojisidir. Şaşırdığınızın farkındayım. 2. Dünya savaşına dönecek olursak ülkeler sadece hammaddeyi dışarıdan ihraç edip günümüze göre daha analog olan silah sistemlerini tek başlarını bir şekilde üretip savaş sahnesine sürebiliyorlardı. Günümüzde ise yerli olgusu bu karmaşık teknolojik gelişmeler karşısında yok olmuştur. Hele konu silah sistemleri olunca olay daha da karmaşık bir hale gelmektedir. Amerika dahil hiçbir ülke %100 yerli üretim yapamamaktadır. Alt yüklenici diye tabir edilen firmalar çoğu ürünü yurt dışında fason olarak yaptırmaktadır. Örneğin Amerikan Hava Kuvvetlerinin bel kemiğini oluşturan F-22 Raptor Avcı uçaklarının kontrol ve pilot yongası gibi kritik öneme sahip parçaları Çin’de fason üretilip Amerikan menşei vurulmakta. İniş takımları Hindistan’da Fason üretilip Amerikan menşi vurulduktan sonra uçaklara monte edilmektedir. Aynı şekilde Çinlilerin Medarı iftiharı Chengdu J-10 avcı uçaklarının lazer ve güdüm sistemleri Amerika’da fason ürettirilip Çin menşei ile kullanılmaktadır. Rusların Efsanevi Mig ve Su tipi saldırı uçaklarının da pek çok parçası Avrupa’dan temin edilmektedir. Şu durumda bu ülkeler birbirleri ile savaşmaya başladıklarında bu kritik parçalar -ki pek çoğunu üretmek için milyarlarca dolar kaynak ve yıllarca süren ar-ge çalışmaları gerekmektedir. Temini mümkün olamayacağından teknik teçhizatlar kısa sürede devre dışı kalacaktır. 3. Ve en önemli sebepse böyle bir savaşın siyonizmin işine gelmemesidir. Siyonistler istemedikçe hiçbir ülke dünyada tek bir kurşun dahi atamazlar. Dünyanın genel konjonktürüne baktığımızda önümüzde ki 20 sene için böyle bir savaşın söz konusu olması mümkün görülmemektedir.
  • 128 syf.
    ·2 günde·Puan vermedi
    Sürekli aynı şeylerden bahsetmişler. Sürekli sürekli sürekli. Burjuvalara ölüm. Yaşasın işçiler. Sizce her şey bu mu? İşçilerin milleti yoktur, diyor Marx ya da Frederich 60’larda yapılan eylemlerde Türk Bayrağı açılıyordu. Komünizm ve Sosyalizm Türkiye için mantıklı bir fikir değildir. Hatta insanlık için. Milletleri yok etmeyi ve milliyetçiliğin olmadığını savunan bu adamlar, Burjuvalara proleter milliyetçiliği, Burjuvalara ırkçılık yapıyor. Öldürmek, devrim yapmak istiyorlar.

    Kitabı okuma amacım temel düşmanlarımızı tanımaktı. Kimin ne olduğunu öğrenmekti. Öğrendim, tanıdım. Bir söz vardır: Dostunuzu yakında, Düşmanınızı daha yakında tutun diye. Şöyle değiştirebiliriz: Dostunuzu tanıyın, düşmanınızı daha iyi tanıyın.

    Esenlikler, kendinize iyi bakmanız dileğiyle.