Casusları Sevk ve îdare, Mülkün Selameti ve Raiyyetin İşlerine Dair
Deylemîlerden Adudu’d-devle’den akh daha pek, kavrayışı tez, feraseti daha yeğin birisi yok idi. Bayındırlık ve imar işlerinden haz duyan âlicenap ve meselelere her yönüyle vâkıfİdi. Günlerden bir gün bir casus ona şöyle bir haber ulaştırdı: “Emir buyurduğunuz meselenin halli için yolladığmız şu bendeniz, şehir kapısından iki yüz adım kadar yol
Artık iyice farkındayım. Babam bizi erkeklere karşı korumak istiyor. Çünkü bu erkekler kötü yaratıklar. Artık bu gerçeğe ben de iyice inanmaya başladım. Çünkü geçen gün Ali, Berrin’in bluzundan içeri elini soktu. Berrin ciyak ciyak bağırdı. Oysa hepimizin memeleri birbirinin aynı. Ama ileride bizimki büyüyecek. Onlar bizim eteklerimizi kaldırıyorlar, mememizi görmek istiyorlar, çimdikliyorlar. Biz onlara hiç böyle bir şey yapmıyoruz. Bazen bilek güreşi yapıyoruz ya da kumlarda güreşiyoruz. Bizi hemen yeniveriyorlar. Onlar gerçekten bizden güçlü galiba. Ama biz de istemediğimiz şeyleri onlara yaptırmamalıyız. O zaman biz de güçlü olmalıyız. Geçen gün Mehmet bir gazoz kapağını tek eliyle büktü. “Ben de yaparım,” dedim. Yapamadım. Ama hissediyorum... Ben de güçlü olmalıyım. Son günlerde kafamdaki tek konu bu.
Reklam
''Yeterli değil mi?'' dedi K. ''Eskiden verilmiş beraat kararları olduğunu duydunuz mu?'' ''Bir zamanlar olmuş galiba'' dedi ressam. ''Ama bilgi edinmek çok zor. Mahkemenin kararları yayınlanmaz. Hakimlere bile bunları görme hakkı verilmez, ayrıca geçmişteki mahkemeler hakkında yalnızca efsaneler korunmuş. Gerçek beraat kararlarından söz ederler ve bunu sıça yaparlar. İnanmamak için hiçbir neden yoktur ancak gerçek olduklarına ilişkin bir kanıt da yok. Yine de bunları tamamen göz ardı etmemek gerekir . Kuşkusuz bir gerçeklik payı vardır, zaten bunlar çok güzel efsanelerdir. Birçoğunu tablolarıma konu olarak kullandım.''
Geri15
53 öğeden 51 ile 53 arasındakiler gösteriliyor.