“Cazibeyi, hiç değilse minimum düzeyde kullanamayan biri, sadece kendine bir eş bulamamakla kalmaz; aynı zamanda bankadan kredi almayı ya da alışveriş sırasında indirim yaptırmayı başaramaz. Cazibeyi kullanmak, birini "tavlamak" değildir. Cazibeyi kullanmak, güven ve iyi niyet izlenimi vermektir; iki insan arasında duygu akışı yaşanmasını sağlamaktır. Cazibe, bütün insanlar arası ilişkilerin duygusallığı ile ilgilidir. Birçok kişi cazibenin doğuştan gelen bir ayrıcalık olduğunu düşünür ve bu kısmen doğrudur; ancak cazibe aynı zamanda evrensel ve geliştirilmesi olanaksız olmayan bir ayrıcalıktır.”
Bir cazibeden kurtulmanın yegane yolu o cazibeye kapılmaktır. Karşı koyduğumuz takdirde, bizzat koyduğu korkunç yasaların; korkunç ve gayrimeşru kıldığı şeylere yönelik arzular eşliğinde ruhumuz kendine yasak ettiği şeylerin özlemiyle hasta düşer.
"O çok sevdiğimiz 'dişi cazibe' denen şeyin aslında dişilikle hiçbir alakası yoktu. Çünkü bizi memnun etmelidirler ya, erkekliğin bir yansımasından ibaretti ve bu kadınların asıl amaçları için kesinlikle önem taşımayan bir ayrıntıydı."
Cazibe, yüzden çok zihinde bulunur. Güzel bir yüz, tezahür edip hiçbir şey gizlemez fakat zihin, istediği zaman ve istediği kadar, kendisini yavaş yavaş açığa vurur. Daha sonra göstermek için kendini gizleyebilir, işte bu tür bir sürpriz, çekiciliğin esasını oluşturur
Sayfa 48 - Karbon Kitaplar Çev. Aysu Aggül·Kitabı okudu