1000Kitap Logosu

Edebiyat Dersi

TAKİP ET
Ulaş Ekin
bir alıntı ekledi.
Okullardaki kompozisyon sorularının şimdilerde nasıl ol­duğu konusunda pek bir bilgim yok. Ama bizim zamanımızda­ki gibiyse, felaket. Bizim zamanımızda, sözgelimi şöyle bir soru sorulduğunu anımsıyorum: "Vatanınızı mı seversiniz, bayrağı­nızı mı?" Soran da şiir kitapları yayımlamış, arada sırada gün­lük gazetelerde yazıları yayımlanan bir hocaydı. Okullardaki edebiyat eğitiminin çok yanlış ve edebiyattan soğutucu nitelikte olduğu kanısındayım. Bence liselerde Divan edebiyatına, hatta Tanzimat edebiyatına ayrılan saatler azaltılmalı, ve ikisi bir yılda okutulmalıdır. Çünkü dil barajı, günümüz gençleri için bu edebiyatları iyice anlaşılmaz duruma ge­tirmiştir. Bu bir gerçek. Hatta Divan edebiyatı yalnız üniversi­tede okutulmalı. Bir uzmanlık dalı oldu artık bu. Liselerde oku­tulmasının bir yararı kalmadı. Daha doğrusu yararlanılabilecek yanlarından da yararlanılamıyor. Bununla birlikte Divan edebi­yatının bir tarih olarak anlatılmasından da vazgeçilmemelidir. Tanzimat edebiyatına gelince, sanırım, ders programların­da, fazla yer tutuyor. Ve Tanzimat edebiyatına ayrılan saatler­den, Cumhuriyet edebiyatına yer kalmıyor. Tanzimat edebiyatı kaç yıllık bir dönemin edebiyatıdır? Cumhuriyet edebiyatı kaç yıllık dönemin? Cumhuriyet 50. yılını döndü, okullarda ise an­cak o kadar sürmüş başka bir dönemin edebiyatı (hem de öğ­rencilerce tadına varılmadığı halde) asıl büyük yeri tutuyor. Bu büyük bir çelişkidir. Cumhuriyet 100. yılına geldiği zaman, yi­ne mi Tanzimat edebiyatına çok yer verilecek? Gerçekte, kompozisyon sorularını edebiyat eğitim progra­mının bir sonucu olarak ele almak gerekir. Sanırım, bu prog­ramlar öğretmenlerin mesleki gelişmelerini de önlüyor. Milliyet Sanat Dergisi, 14 Kasım 1975
1
Funda Usta
bir alıntı ekledi.
Kitaptan alıntılar...
Cemal Süreya’nın, Liselerde Edebiyat dersi okutulması hakkındaki görüşü: “Bugün liselerde okutulan Edebiyat derslerinin, öğrenciyi edebiyattan soğutacak cinsten olduğunu hepimiz biliyoruz. Bir lise öğrencisinin Divan edebiyatını sevmesi düşünülemez. Bu yüzden Divan edebiyatı bir uzmanlık dalı olarak üniversitelere aktarılmalıdır.. Ne yapsın işine yaramayan, hiç bir yerde kullanamadığı, öğretmeninin de pek anlamadığı bir ders karşısında öğrenci?...”
45