Ülkemizin sağcı veya solcu kesimlerinde aynı gösterişçi merakın tezahürlerini görebiliyoruz. Oysa hem sosyalist anlayış ve hem de İslam dini tüketim çılgınlığını ve gösterişi reddeder. İslami terbiyeyle yetişmiş biri asla israfa yakın durmaz ve şatafatlı kutlamalar ve eğlenceler organize etmez. Müslümanlık sadelikten yanadır ve mümkün olduğunca şaşaadan uzak durulması gerektiğini öğütler.
Olacak iş degildi! Çünkü bir profesör hanım, halkın arasına karışacakti. Ama ah! Hoca keşke, bir köyden çıkıp bu hanımın toktora icin gittiği ecnebi memlekete devlet bursuyla giden,üniversitede okurken bir yandan da çalışıp ekmeğini taştan çıkaran, cazip tekliflere rağmen, sırf borcunu ödemek için kendi memleketine dönen hakiki bir akademisyeni, o gece oraya getirtseydi ! Ama böyle bir akademisyen, edebiyatçılar için fazla gösterişli olmazdı elbet. Çünkü onlar bir edebiyat otoritesini değil, tam tersi, otoriter bir şahsiyeti, gösterişli bir senyoru tercih ederlerdi. Memlekette zaten, toprak ağaları yani sıra, kültür ağaları da hüküm sürmüyor muydu ?