Gotik Edebiyatın mimarı olarak anılan Poe'nun hikayelerine bi heves başladım.
İlk üç hikayeden sonra gotik atmosfer bir kenara bırakıldı. Kalan hikayelerse ne yazık ki... Üzücü diyelim.
Hikayeleri puanlama arsızlığına yine giriştim :')
Buyrun:
1: Geveze yürek 6/10 (Gotik)
2: Amontillado Fıçısı 6/10 (Gotik)
3: Kara Kedi 8/10 (Gotik)
4: Kızıl ölümün maskesi 1/10
5: Şişeden çıkan mektup 1/10
6: Morg sokağı cinayetleri 2/10 (Polisiye)
7: Altın böcek 3/10 (Çözümleme, Gizem)
Sevdiğim Hiçseverler ilk 3 hikaye dışında altını çizmeye değer bir eser, mmmh şey pek yok. Ah ah.
Geveze yürek, Amontillado Fıçısı ve Kara Kedi hikayelerinin tümünde Poe, döşemelerin, veya duvarların ardına ceset gizlemeye kafayı takmış. Kapalı kapılar ardında kalan isteri, eninde sonunda ortaya çıkacak diyor. Bunu bize karanlık aracılığıyla anlatıyor. Hikayelerin Gotizm izleri taşıyan tek ayrıntısı buydu.
Poe, Black Sabbath'a benziyor. Bir tarzın öncüsü olmak sizi en iyi yapmıyor. Okunmalı ve dinlenmeli ancak çok da bir şey beklenmemeli.
Telling you now of my state
I tell you to enjoy life
I wish I could but it's too late
- Dear B. Sabbath
❝Hayatında hiç bayılmamış olan bir kimse, yanan bir kömür parçasında tuhaf saraylar, çılgınca gülümseyen yüzler bulamaz; birçoklarının gözüne görünmeden havalarda süzülüp giden üzgün hayalleri göremez; yeni açmış bir çiçeğin kokusuna kapılarak düşüncelere dalamaz; daha önce hiç dikkatini çekmemiş olan bir bestenin getirdiği yeni yeni anlamlarla şaşkına dönemez.❞
Edgar Allan Poe , Kuyu ve Sarkaç
Resim: "Yeşil Adam"ın yakın detayı, MS 1200'ler, Erken Gotik, Bamberg Katedrali, Almanya.
Not:Hiç bayılmadım.