Gitmek kalmaktan her zaman daha kolaydır. Çünkü giden, yeni hayatlara gider, yeni bir dünyaya. Kalan gidenin yokluğunu bir anksiteye nöbeti gibi omzunda taşır gittiği her yerde. Çünkü anılar, mekanlarla beraber taze ve diri öylece durur kalınan yerde. Ve zaten, gitmek sadece gidenin kararı ile olmaz, kalanın da payı vardır bu gidişte.
Öylece...
Sana son sarıldığım yerde, keşke so olduğunu bilerek, kaburgalarımla ve göğüs kafesimle beraber sarılabilseydim. Şimdi sırtımda yokluğun yanımda kimsesizliğimle boşluğu kucaklıyorum. Gidecek yerim de yok. Ortada lirik bir sessizlik.
Ama eminim hala, ılık bir nehir gibi saçların.