Giriş Yap
GÜNAYDIN Eskisi gibi değilim artık, yoruldum. Sessizim, düşünceliyim ve dargınım.
·
Reklam
·
Reklamlar hakkında
Sevgili Dost, Bu bayramda hastaneye gittin mi? Biz gittik. Peşimizde bir gazeteci ordusuyla, kolu kopmuş, protez bacaklı delikanlılara "Nasılsın?" diye sorduk. Onlar da bize teşekkür ettiler. Düşünebiliyor musun dostum, teşekkür ettiler.
Sayfa 116 - Şule Yayınları
Sevgili Dost, Bayramda yaşlılarımızı da unutmadık tabii. Sen de unutmazsın bilirim. Huzurevlerine gömdüğümüz ihtiyarlarımıza, bu bayram da moral gecesi düzenledik. Seni de beklerim. Sonra hapishanelerde açık görüşmelerimiz oldu. O gün bize temiz çamaşır ve sigara getiren çocuklarımıza sarılabildik. Verecek bir şeyimiz yoksa ne çıkar! Biz de onlara hürriyetten söz ettik. Sevgili Dost, Neşesi yağmalanmış ne bayramlar geçireceğiz daha ... Kokucu dede, camiden çıkan herkesin eline gül yağı sür; mis gibi koksun şehir! İşportacı, sen de sat gülümsemeyi, öğrenemeyen dudaklarımıza! Çocuklar; bırakın biz öpelim ellerinizi, siz bize şeker verin! Sevgili Dost, Bugün bayram. Ama parlamıyor gözlerin.
Sayfa 117 - Şule Yayınları
Reklam
·
Reklamlar hakkında
Sevgili Dost, Bu bayramda kabristana gittin mi? Senin de ölülerin vardır, bilirim. Üzerindeki otları küflü tenekelerle sulayacağın ölülerin. Otlar büyüyecek, sararacaklar sonra. Ölülerimizi hep hatırlayacağız, dirilerimizi unutsak da. Olsun, onlar da ölecekler.
Sayfa 116 - Şule Yayınları
Neşesi yağmalanmış bir bayramdan geriye ne kalır? Telefonların felç olması yüzünden aramadığımız tanıdıklarımız için inandırıcı bir mazeretimiz var, ne güzel. Doğrusu vefalı milletizdir; dindar olduğumuz kadar bağlıyızdır birbirimize. Bu yüzden camiler almaz kalabalıkları bayramlarda, bu yüzden iflas eder telefon şebekemiz.
Sayfa 116 - Şule Yayınları
Reklam
·
Reklamlar hakkında
2
4
33 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.
©2022 · 1000Kitap Web Uygulaması · 2.28.6