h

Hicran

0 üye
Takip
Söyle evladım, diye teselli ederdi annem beni. Söyle de içine hicran olmasın.
İletişim Yayınları
Hicran
gitme, ama sakın gitme,
Sayfa 94 - Pdf·Kitabı okudu
Hicran
Doya doya ağlamak, hayatın şu hüsran kederi içinde inlemek istiyordum.
Sayfa 30·Kitabı okudu
Hicran
Hicran; ayrılığın hüznü, birinden veya bir yerden uzak kalmanın hasretidir. Gönülde kapanmaz yara, ayrılığın yüküdür. Kelimenin tarifi kolay. Bir de gönlünde hicranı taşıyana sormak gerek.
Hicran
Hicran Rüzgârı
Hicran rüzgârıyım, işkence seli Kuşandım sevginin intizarını Mecnûn, yüreğine ektiğim deli Bitmeyen bir aşkın lâlezârını Hicran rüzgârıyım; alevden tahtım Benliğim hasretle büyüyen bebek Kerem’i Aslı’nın ahına yaktım Kanatlarım ateş saçan kelebek Hicran rüzgârıyım, ellerim kanlı Yağmur oldum, şimşek gibi çakıldım Ferhat dağı yaran bir delikanlı Emrah’ı Selvi’ye müptela kıldım Hicran rüzgârıyım, tarih bendedir Efsaneler bende, masallar bende Hâlâ anlamadım kavuşmak nedir Feryadım kalmadı bu son bedende
Sayfa 12 - Timaş Yayınları·Kitabı okudu
Hicran
Hicran
Belki de artık birbirini göremeyecek olan bu iki insanın bu ayrılık dakikasında birbirlerine söylecek bir şeyleri olurdu. Yahut da benim gözümün önünde istedikleri gibi kucaklaşıp ağlayamazlar, içlerinde bir hicran yarası kalırdı. Reşat Nuri Güntekin Çalıkuşu
Hicran