Uzun zamandır okuyup anlamlandırmaya çalışıyorum: yazılanların ve söylenilenlerin somut bir çıktısının ya da gözlemlenebilir bir eldesinin olmasını bekliyor inanmak için koşullar koyuyorum. Ya başından beri arayışım yanlışsa ve sonuç olarak bir şey görmem gerekmiyor benim yapmam gerekiyorsa...
Kasirga yuvasindan kopar, soguk acilan ruzgarlardan… Bulutlara nem yukler, simsegini her yana yayar. Yeryuzunde ne buyururlarsa yapmak uzere bulutlar O’nun istedigi yonde durur. Ya insanlari cazalandirmak ya da yeryuzunu sulayip sevgisini gostermek icin yagmur gonderir. Dinle, Eyup, dur da dusun Tanri’nin şaşılası işlerini “
”O zaman yardım çağrılarınızı RAB yanıtlayacak, Feryat ettiğinizde, ‘İşte buradayım’ diyecek. “Eğer boyunduruğa, başkalarını suçlamaya, Kötücül konuşmalara son verirseniz, Açlar uğruna kendinizi feda eder, Yoksulların gereksinimini karşılarsanız, Işığınız karanlıkta parlayacak, Karanlığınız öğlen gibi ışıyacak. RAB her zaman size yol gösterecek, Kurak topraklarda sizi doyurup güçlendirecek. İyi sulanmış bahçe gibi, Tükenmez su kaynağı gibi olacaksınız. Halkınız eski yıkıntıları onaracak, Geçmiş kuşakların temelleri üzerine Yeni yapılar dikeceksiniz. ‘Duvardaki gedikleri onaran, Sokakları oturulacak hale getiren’ denecek sizlere.“
YEŞAYA 58:9-12
“Söz insan olup aramızda yaşadı. Biz de O’nun yüceliğini, Baba’dan gelen, lütuf ve gerçekle dolu olan biricik Oğul’un yüceliğini gördük. (Yuhanna 1:14)