Kalbim susmayı öğrendi sen gittikten sonra,
ama içimde hâlâ adını fısıldayan bir şey var…
Gece olunca daha çok konuşuyor,
sanki karanlık seni bana geri getirecekmiş gibi.
Ben seni unutmadım, sadece alıştım yokluğuna,
bir eksik gibi değil de
bir yarım gibi taşıyorum seni içimde.
Tamamlanmayan bir cümle gibi kaldın.
Gülüşün hâlâ aklımda,
ama artık bana ait değil…
En çok da buna yanıyor insan;
dokunduğu birinin artık bir yabancı olması.
Eğer bir gün yine karşılaşırsak,
belki hiçbir şey demem,
ama gözlerim anlatır her şeyi:
“Seni hâlâ biraz seviyorum… ama eskisi gibi değil.”