Çok uzaklara gideceğim,
ardına şu dağların,
denizlerin ötesine,
yanına yıldızların;
geri istemek için İsa'dan
masallarla olgun
çocukluğumu,
tüylü külâhım
tahta kılıcımla.
Kırmızı yıldızlı bir gece kayboldum, uçan ruhum bu rüyalar ve şiir şehrinin üzerine yerleşti... Şehir şair yaptı beni, benimle konuşan sularına şarkı söylemeye zorladı, bahçeli evlerinin esanslarıyla sarhoş etti... Sularında altın taşıyan nehir taştı ve konuşana bağırmaya, çığlık atmaya başladı.