1000Kitap Logosu

Necmettin Erbakan

TAKİP ET
Nasrettin
bir alıntı ekledi.
Örneğin Kudüs, tarih boyunca birkaç kez Batı medeniyetinin eline geçmiştir. Onlar Kudüs'e geldikleri her seferde Müslümanları katletmişler. Ancak, Müslümanlar her seferinde orayı kurtardıktan sonra onları affetmişlerdir. Çünkü İslam; af, hoşgörü ve iyi muamele etmek demektir.
Nasrettin
bir alıntı ekledi.
Son zamanlarda fikir kirlenmesi olarak; modern Müslüman, ılımlı İslam, light İslam, çağdaşlık diye birtakım kavramlar kullanılıyor. Dünyayı ifsat eden odaklar birkaç asır önce nasıl Hristiyanlığı Protestanlaştırdılarsa şimdi de bu kavramlarla İslam'ı Protestanlaştırmak için çalışıyorlar. Ne demek ılımlı İslam! İslam'ın ılımlısı, ılımsızı olmaz. İslam, İslam'dır.
Necmettin Erbakan
Sayfa 40 - mgv yayınları
9
Nasrettin
bir alıntı ekledi.
Güneş doğduğunda nasıl karanlıklar yok oluyorsa dünyamızdaki her türlü baskı, zulüm ve haksızlık da inananların çalışmalarıyla yok olacaktır. İnanıyorsanız en üstünsünüz. Zafer ise elbette inananlarındır ve zafer yakındır. İşte bizim davamız budur. Ne mutlu bu hak davada canla başla koşanlara.
Necmettin Erbakan
Sayfa 37 - MGV Yayınları
3
Nasrettin
bir alıntı ekledi.
Her gün 40 rekât namazın her rekâtında Fâtiha-i Şerif okuyoruz. Çünkü Fâtiha'sız namaz olmaz. Fâtiha'da ne diyoruz? “Gayri'I-mağdubi aleyhim vele'd-dallin.” Cenabı Allah bize neden günde 40 defa bu sözü söyletiyor? Nedir bunun manası? “Ya Rabbi sakın bizi sırat-ı müstakimden ayırma. Bizi gazap ettiklerinin yoluna saptırma. Dalalete düşenlerin yoluna kaydırma!” Gazap ettikleri kim? Yahudiler, Siyonistler... Dalalete düşenler kim? Hristiyanlar, Haçlı emperyalistler... Kim söylüyor bunu? İslam âlimleri.
Necmettin Erbakan
Sayfa 34 - MGV yayınları
1
Nasrettin
bir alıntı ekledi.
Siyonizm, diğer ibadetlere karışmıyor, ancak sıra cihada gelince mani olmak için her şeyi yapıyor. Bütün gücünü seferber ediyor. İstediğin kadar namaz kıl, oruç tut, ona karışmıyor. Ama devlet nizamına, devlet yönetimine gelince İslam'ı sokmuyor. Bunun için 200 yıldır irtica kampanyası yapıyor. Müslümanları sadece namaz kılan birer köle hâline getirmeye çalışıyor. O hâlde biz ne yapacağız? Hukukta bir kural vardır: “En kuvvetli delil düşmanın şehadetidir.” diye. Mademki düşman en çok cihattan korkuyor, o zaman biz de en çok cihada sarılacağız. Aksi hâlde dünyada zaten ezildiğimiz yetmezmiş gibi bir de ahiretimizi de kaybederiz. Bu durumda cihattan başka hiçbir çare de yoktur.
Necmettin Erbakan
Sayfa 31 - MGV Yayınları
4
Nasrettin
bir alıntı ekledi.
İnsanlığın saadete erebilmesi için; yeryüzünde yanlışın değil doğrunun, çirkinin değil güzelin, kötülüğün değil iyiliğin, zararlının değil faydalının, zulmün değil adaletin hâkim olması için bütün gücümüzle ve teşkilatlı olarak çalışmak mecburiyetindeyiz. Aksi takdirde, sömürücü sermayenin ve rantiyecilerin her ay millete hizmet için toplanan vergileri, fakir fukaranın hakkını alıp götürmelerine seyirci kalmış oluruz. Yapılan zulme ve sömürüye farkında olmadan imkân vermiş, dolaylı olarak desteklemiş oluruz. Bu yüzden diyoruz ki: . “Hakk'ın hâkimiyeti için çalışmamakla, bâtılın hâkimiyeti için çalışmak arasında fark yoktur.”
Necmettin Erbakan
Sayfa 31 - MGV yayınları
13