إِذَا آتَاكُمْ مَنْ تَرْضَوْنَ دِينَهُ وَأَمَانَتَهُ فَزَوْجُوهُ
إِلَّا تَفْعَلُوهُ تَكُنْ فِتْنَةٌ فِي الْأَرْضِ وَفَسَادٌ كَبِيرٌ
"Size dinine ve emanete sahip çıkacağından emin olduğunuz birisi geldiğinde onu (evlendirebileceğiniz hanım ile) evlendiriniz. Bunu yapmadığınız takdirde yeryüzünde fitne ve büyük bir fesat çıkar."
وَالَّذِينَ يَقُولُونَ رَبَّنَا هَبْ لَنَا مِنْ أَزْوَاجِنَا
وَذُرِّيَّاتِنَا قُرَّةَ أَعْيُنٍ وَاجْعَلْنَا لِلْمُتَّقِينَ إِمَامًا ﴾
"Yine onlar ki, "Rabbimiz! Bize zevcelerimizden ve nesillerimizden göz aydınlığı olacak (sâlih) kimseler ihsan eyle ve bizi takvâ sâhiblerine imam (her hususta kendisine tâbi olunan rehber) kıl!" derler."
O Allah ki aile huzurunun tesisi için tesettürü emretmiştir. Açık saçıklık gibi zinaya teşvik edecek her türlü hal ve hareketi yasaklamıştır. İnsanları bazen emrederek, bazen de teşvik ederek nikâha yöneltmiştir.