Profil
108 syf.
·
Puan vermedi
Ülkemiz bir oyun yeridir ve bu oyunlarında trajikomik bir şekilde aktarımı yapılmıştır , aklı başında mı demeli yoksa deli mi demeli ana karakter için siz karar verin lakin finalini bir oyunla yapan ama o kadar çok oyunlara kaptırmış olan birinin gerçekliğinide oyunlar yüzünden inanılmamıştır. Oysa oyunlarda olmasaydı , yaşadığımız hayata uzaktan bakmayı öğrenemezdik
Oğuz Atay
Oğuz Atay
Oyunlarla Yaşayanlar
Oyunlarla Yaşayanlar
Oyunlarla Yaşayanlar
Oyunlarla YaşayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 20208,8bin okunma
202 syf.
10/10 puan verdi
Yerinde saymak. Çoğumuzun oldukça aşina olduğu cümlelerdir bunlar eminim. Aynı ülke, hemen hemen aynı kafa yapıları, aynı yargılamalar, insanları kalıba sokma çabaları. Acınası durumlar. Kitabın her cümlesi ayrı özeldi. Fakat özet mahiyetinde bir alıntı paylaşacağım. (uyarmış olayım) Ben, çiçeklere bakmasını bilmediğim gibi, kendime bakmasını da bilmiyorum. Ben, yalnızlığı istemekle suçlanıp yalnızlığa mahkûm edildim. Bu karara bütün gücümle muhalefet ediyorum. Ben yalnızlığa dayanamıyorum, ben insanların arasında olmak istiyorum. İnsanların düşmanlara da ihtiyacı vardır. (Dostlarının değerini bilmek için.) İşte tek başıma yıkılmış durumdayım: Ne yemek pişirmesini, ne de okumasını becerebildim; ne İngilizceyi, ne de tabiatı sevmesini öğrenebildim. (Sabahları on beş dakikalık tabiatsevgi gösterisinden sonra, yarım saat de konuşma talimi yapmalıydım.) Yeni bilgiler öğrenmek bir yana, eski bildiklerimi unutmaya başladım. Düşüncelerimin doğruluğunu ölçmekten yoksun kaldım artık. Kimsenin gözünde, anlattıklarımın yansımasını göremiyorum, artık? Her şeyi unutuyorum, noktalamayı bile? Ünlem işaretinin nerede kullanılacağını bilmiyorum? Üstelik ne ıstırap çekmeyi ne de gerçekten korkuyu öğrenebildim (ya da öğrenemedim). Hangi sözü kullanacağımı bilmiyorum. Yalnızlığımın yalnız bana zararı dokundu. (İşte, bir cümlede iki kere 'yalnız' kelimesi kullandım.) Yenildiğimi kabul ediyorum?
Korkuyu Beklerken
Korkuyu BeklerkenOğuz Atay · İletişim Yayıncılık · 202225,6bin okunma
Reklam
202 syf.
10/10 puan verdi
·
Beğendi
·
5 günde okudu
Ben buradayım sevgili okuyucum, sen neredesin acaba?
BEN BURADAYIM SEVGİLİ OKUYUCUM, SEN NEREDESİN ACABA? Diyerek bitiyor kitap ve kendisiyle, yazma süreciyle ilgili arayışının devam ettiğini bunun okuyucudaki yansımasını merak ederek soruyor bence. Oğuz Atay inşaat mühendisi kimliğinin etkisiyle de fazlaca (ama çok güzel) analizler yapıp kendi çıktılarını alan bir yazar. Kendi yazısını, hayata bakışını, yaşamını dahi sürekli analitik süreçlerden geçiren ve kafası gerçekten farklı çalışan çok özel bir yazar. Kitap hakkında yorum yapmak zor olduğu için genel özelliklerinden bahsediyorum ama kısaca okunmaya ve anlamaya çalışmaya değer .
Korkuyu Beklerken
Korkuyu BeklerkenOğuz Atay · İletişim Yayıncılık · 202225,6bin okunma
202 syf.
·
Puan vermedi
·
13 günde okudu
Tutunamayanlara gelsin...
Oğuz Atay
Oğuz Atay
ile tanışmanın zamanı geldiğine karar vererek yaptığım küçük çaplı bir araştırma sonucunda ilk olarak "Korkuyu Beklerken"adlı eseri ile başlamam gerektiği kanısına vardım. Anlayamamaktan, sıkılmaktan, ve yarım bırakmaktan korktum. Ama tüm ön yargılarımı bitiren bi giriş cümlesi okudum. Kendimi gördüm ve devam ettim. "Kalabalık bir toplum içindeydi. Başarısızdı." Okudukça dilini çok beğendiğimi, asla sıkılmadan merakla bi sonraki sayfayı çevirdiğimi, fark ettim. Kimisi yorumlarda, karakterlerin dış dünyadan soyutlanmasının insanın içini kararttığını söylese de ben, aksine her hikayenin kahramanında, kendimden bir yalnızlık gördüm. Zaman zaman içine düştüğüm, bunalımlı dönemlerimi hatırladım okudukça .Anlamlandırmaya çalıştım bu tek başına kalmışlık hallerini. Her bir karakteri, kendilerince ördükleri duvarlarından kurtarmanın yollarını düşündüm. Sonra, onlar o halleriyle, öğrenilmiş çaresizlikleriyle mutlulardı belki dedim. Hem zaten kim tam anlamıyla tutunmuş ki hayata? Herkes, yaşamının bir döneminde tutunamayan değil mi?
Korkuyu Beklerken
Korkuyu BeklerkenOğuz Atay · İletişim Yayıncılık · 202225,6bin okunma
479 syf.
10/10 puan verdi
·
Beğendi
·
26 günde okudu
Spoiler içerir
" Ben ölmek istiyorum sayın albayım, ölmek. Bir yandan da göz ucuyla ölümümün nasıl karşılanacağını seyretmek istiyorum. Tehlikeli oyunlar oynamak istiyor insan; bir yandan da kılına zarar gelsin istemiyor." Yine Oğuz Atay ve yine olaylardan ziyade karakterlerin ön planda olduğu muazzam bir eser. Yazar bu eserinde pek alışılmadık bir teknik kullanmış. Tiyatro ile roman tarzını birleştirmiş. Herkesin kafasında kurduğu yazıp çizdiği oyunları vardır. Hikmet'in de vardı, ama kimse anlamak istemedi bunları. Ama aslında herkesin başına gelen bir şeydi bu. Hepimizin yazılmış bir oyunu vardı ve hepimiz yaşayarak oynuyorduk bu oyunu. Ama bu oyunun bir tekrarı yoktu, öncesinde provası yoktu. Doğaçlama bir oyundu bu, bu yüzden tehlikeli bir oyun. Yazar kitabın sonundaki şu paragrafla çok güzel özetlemiş aslında eseri: "Hava kararıyordu. Köşeden bir genç kızla bir genç adam göründü kol kola. Delikanlı bir şeyler anlatıyordu, genç kız da başını sallıyordu. "Bana kalırsa filim biraz karışıktı." dedi genç adam. "Bazı yerini anlamadım." "Canım," dedi kız. "sonunda çocuk ölüyor işte." "Aptal," dedi delikanlı, "O kadarını biz de anladık." Her ne kadar anlamakta zorlandığım kısımları olsa da hiç sıkılmadan okudum eseri. Çoğu yerde Hikmet'in oyununda bir yer buldum kendime. İyi romanların okuyucusu olarak başladığım kitabı iyi romanların kahramanı olarak bitirdim kendimce. Bitirdikten sonra boşluğa düştüğüm bir eserdi mutlaka tekrar okuyacağım :)
Tehlikeli Oyunlar
Tehlikeli OyunlarOğuz Atay · İletişim Yayıncılık · 202230,1bin okunma
724 syf.
8/10 puan verdi
Etrafımızda dönen modern hayatın gürültüsü arasında kayboluruz bazen. Bizi kendimizden uzaklaştırır, kendi içimizdeki sesi duyamaz hale getirir. Oğuz Atay'ın "Tutunamayanlar"ı, bu kayboluşun, bu sesleri susturan hayatın izdüşümlerini işler. Turgut'un kendisiyle ve çevresiyle olan savaşı, modern hayatın insanlar üzerindeki
Tutunamayanlar
TutunamayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202060,2bin okunma
Reklam
724 syf.
·
Puan vermedi
·
118 günde okudu
İçimde müthiş bir korku olsada tamamlamam gereken bir serüven bu şans dileyin ve Oğuz Atay’la baş başa kalayım. Bir okur inancına göre, Tutunamayanlar’ı bittirdikten sonra değişiyormuşuz, değişime atılan adımlar ve daha yüzlerce sayfa…
Tutunamayanlar
TutunamayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202060,2bin okunma
·
Puan vermedi
Hikmet Hikmet Hikmetler... Aklımı karıştıran ve kafayı yememe sebep olan Hikmetler. Aslında Hikmet 1'i sevmiştim ama sonraki Hikmetler beni delirtti. Sevgiye muhtaç aç bir Hikmet var, yalnız bırakılmış ve kimseye derdini anlatamamış bir Hikmet. Hikmet'i çok sevdim ama onun bir eksiği vardı derdini adam akıllı paylaşmıyordu düzgün sevmiyordu,biraz olsun Sevgi'ye dürüst olsaydı belki bi şeyler farklı olabilirdi.
Oğuz Atay
Oğuz Atay
Bu kitapta beni en çok etkileyen aslında Sevgi'nin hikayesiydi. Sevgi babadan sevgi görmemiş bi kızdı.Erkekler ona yabancıydı. Biraz olsun Hikmet ona doğru sevgi ve saygıyı verseydi Sevgi'nin içindeki buzlar eriyebilirdi. Belki de üşüyen bir mahlukat olmaktan çıkardı. Genel olarak kitapta çelişkiler, doğu-batı sorununu, insanın iç dünyasının kaliteli bir biçimde incelendiğini, insanın ruhani bakış açısını mükemmel yansıttığını görebilirsiniz. Ben bu kitabi çok beğendim bu benim ikinci Oğuz Atay kitabım ve çok beğendim. Sadece anlaşılması zor bir kitap. Postmoderni
Tehlikeli Oyunlar
Tehlikeli Oyunlar
zm akımını iyi bilirseniz ve doğru okursanız bu kitabı anlarsınız. Ben çok beğendim umarım sizde beğenirsiniz.
Tehlikeli Oyunlar
Tehlikeli OyunlarOğuz Atay · İletişim Yayıncılık · 202230,1bin okunma
479 syf.
·
Puan vermedi
·
87 günde okudu
İlk defa Oğuz Atay okuyorum ve insaların temkinli yaklaşmasını, kitabı yarıda bırakmasına anlam veremiyorum. Oğuz Atay, kişinin kendi kendisiyle içsel bir çatışmada oluşunu, ve bu savaşı yenmesini konu edinmiştir. Kitabı hem, hemen okuyup bitirme aşkıyla yanarken bir yandan da bitmemesi için uzata bildiğim kadar uzatım. Sevgi, Hikmet, Hüsamettin Tambay. İncelemeyi en sevdiğim “Tehlikeli Oyunlar” alıntısıyla sonlandıracağım. “Bu yaşantının da sonu kötü bitecek albayım. Bizim gibilerin hayatında güzellikler, kısa süren aydınlıklardır…”
Tehlikeli Oyunlar
Tehlikeli OyunlarOğuz Atay · İletişim Yayıncılık · 202230,1bin okunma
283 syf.
10/10 puan verdi
·
Beğendi
·
8 günde okudu
VAR OLSUN İLMİN SESİ VE ONUN KORUYUCULARI
Kitapta Prof. Mustafa İnan'ın hayatı anlatılıyor. Bu kitaba dahi sığdırılamamış hayatı... Mustafa İnan ilk seminer kavramını üniversiteye getiren, mezun olduktan 7 yıl sonra profesörlük derecesine erişmiş, divan edebiyatına hayran, öğrenme ve öğretmeye aşık, kelimelere ve kökenlerine meraklı, şivesinden ödün vermeyen bir taşralı, Arya-Dharma
Bir Bilim Adamının Romanı: Mustafa İnan
Bir Bilim Adamının Romanı: Mustafa İnanOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202016,5bin okunma
Reklam
196 syf.
·
Puan vermedi
·
4 günde okudu
Tutunamayanlar edebiyatına giriş, bir çeşit antrenman diyebiliriz. Tutunamayanlar kadar büyüleyici değil tabi ki ancak gözünüzde büyüyorsa, başlangıç için iyi olabilir. -dediği gibi zaten Oğuz Atay’ın “ben buradayım sevgili okurum sen neredesin acaba”
Korkuyu Beklerken
Korkuyu BeklerkenOğuz Atay · İletişim Yayıncılık · 202225,6bin okunma
302 syf.
·
Puan vermedi
·
14 saatte okudu
Canım insanlar! sonunda, bana, bunu da yaptınız!
Oğuz Atay’a başlama serüvenim Tehlikeli Oyunlar romanıyla oldu. Okudukça kendimi kaptırdım, ardından tutanamayanlar ve böyle devam ediyor. Günlük tutmaya başlamasını "Selim gibi" diyerek tanımlamış. Tutunamayanlar romanının kahramanı Selim Işık'a atıfta bulunmuş. "Kimse dinlemiyorsa beni -ya da istediğim gibi dinlemiyorsa- günlük tutmaktan başka çare kalmıyor." diyerek ifade etmiş günlük tutmaya başlamasını. Ayrıca yazarın yazmayı düşündüğü ama ömrü yetmediği için yazamadığı "Türkiye'nin Ruhu" kitabı ile ilgili bilgiler de var. Kitapları dışında, Türk ve Dünya edebiyatıyla ile ilgili görüşlerini de okuyoruz. Kitabın sonlarında Oğuz Atay'la ilgili foğrafların yer alması da sevenleri için güzel bir sürpriz olmuş. “Beni hemen anlamalısın, çünkü ben kitap değilim, çünkü ben öldükten sonra kimse beni okuyamaz, yaşarken anlaşılmaya mecburum, ben Van Gogh’un resmi değilim, öldükten sonra beni müzeye koyamazsınız." Seni şimdi anlıyoruz sevgili Oğuz Atay, iyi ki geçmişsin bu dünyadan. İyi ki bize bu eserleri kazandırmışsın….
Günlük
GünlükOğuz Atay · İletişim Yayınları · 20205,5bin okunma
724 syf.
10/10 puan verdi
·
7 günde okudu
Beyninizin sınırlarını zorlayan düşüncelerinize farklı bir yön veren bir pencereden değil binlerce pencereden bakmanızı sağlayan, hayatın acı gerçeği olan ayrılığı ,mutlu gerçeği olan sevinci ,hüznü ,kederi olay sıralamalarını size anlatan müthiş ötesi bir kitap. Her sayfasından alıntı yapabileceğiniz anlamak için tekrar tekrar okuyacağımız cümlelerle dolu bir kitap.. Muhteşemsin Oğuzcuğum Atay.
Tutunamayanlar
TutunamayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202060,2bin okunma
53 öğeden 1 ile 15 arasındakiler gösteriliyor.