Profil
“- Fakat Allah kahretsin, insan anlatmak istiyor albayım; böyle budalaca bir özleme kapılıyor. Bir yandan da hiç konuşmak istemiyor. Tıpkı oyunlardaki gibi çelişik duyguların altında eziliyor. Fakat benim de sevmeye hakkım yok mu albayım?"
Tutunamayanlar
Tutunamayanlar
Oğuz Atay’ı saygıyla anıyorum.
“Bazılarımız şiirlere, şarkılara, filmlere, kitaplara tutunuyor… Sanırım artık insan, tutunamıyor insana.” (12.10.1934-13.12.1977)
Reklam
"yeni bir dünya var. Anlıyor musun Olric. Her şeyi geride bırakmak gerekiyor. Bir sabah kalkacaksın, arkana bakmadan... "
Sahte Alıntılar
Oğuz Atay
Oğuz Atay
'a ATFEDİLEN SAHTE ALINTILAR. BUNLAR
Oğuz Atay
Oğuz Atay
'a AİT DEĞİLDİR... #Biliyor musun Olric Neyi efendimiz? Onunla ne zaman lades oynasak hep o kazandı. Neden efendimiz? Kalbimdeyken nasıl aklımda derdim?
Kirli ve güzel şehrimizin ölümcül oyunlarına kapılıp gitsek de duyuyoruz sesini, Biz buradayız sevgili
Oğuz Atay
Oğuz Atay
İçimiz bir buruk; ölüm yıldönümünde, sevgili
Oğuz Atay
Oğuz Atay
'ı saygı ve özlemle anıyoruz. Büyük değerlerin hayattayken anlaşılması dileğiyle..
Reklam
Basında Oğuz Atay ve "
Tutunamayanlar
Tutunamayanlar
"ile ilgili olarak çıkan ilk yazı olan 16.3.1971 tarihli "Yeni Gazete" deki söyleşide, Doğan Hızlan'ın roman biçimine ilişkin sorusunu şöyle yanıtlar Atay: "Geleneksel romanda pek kullanılmayan bazı anlatım türlerinden yararlandım. İçinde yaşadığımız dünyanın yaşantı zenginliği ve değişen görüntülerini vermekte bu anlatım türlerinin romana kazandırdığı bir çok yönlülük var (...) Çağdaş insana kendisi ile ilgili birtakım gerçekleri kendisinin de katılabileceği bir yaratıcılık içinde iletmekte roman belki de başka türlerden daha etkilidir."⁶ 6 Yeni Gazete, 16.3.1971 Alıntı;
Ben Buradayım...
Ben Buradayım...
s242
Tutunamayanlar Kimdir?
Hayatta bir tutamak bulamadıklarında, edebiyatla, güzel sanatlarla, felsefeyle, ispritizmayla vs. uğraşmak, onları en azından geçici olarak hayata bağlayan bir düstur olmuştur. Dünyayı genç yaşta terkeder ve arkalarında birçok parça bırakırlar. Kendi gözde konuları saydıkları alanlarda bile, elde ettikleri başarı son derece mütevazidir. Tutunamayanlar bir grup olarak ele alınamazlar, hepsinde ortak olan, yalnızca, normdan belirli bir uzaklıkta olmalarıdır. Onlar dahî münzeviler değil, sadece biraz tuhaf insanlardır. Kendileri çelişkilere yönelmekten çok, oraya doğru itilirler. Çoğu kez toplumun beklentilerine karşılık vermeye çabalasalar da, hayatlarının akışı içinde daima kendi başlarına kalırlar. Bir kısmı yalnızca lise mezunu olsa da, çoğu üniversite eğitimi görmüştür. Eğitim düzeylerinden bağımsız olarak hepsinde ortak olan, zihinsel ürünlere, özellikle kitaplara düşkünlükleridir. Bu durum, kendileri bizzat bir şeyler üretmeye yeltendiklerinde, karşılıksız bir aşk görünümü kazanır. Alıntı;
Oğuz Atay'ın Dünyası
Oğuz Atay'ın Dünyası
s43
Oğuz Atay ???
İlk eşi Fatma Fikriye Hanım'ın bize anlatımında, her akşam koltuğunun altında iki kitapla eve gelen bir Oğuz Atay var; Barlas Özarikça'nın anlatımında tutunamayanlar'ı altı ayda, neredeyse daktilonun başından kalkmadan bitiren, çalışkan bir Oğuz Atay var; Halit Refik'in anlatımında Menderes istibdadı ortalığı titretirken, aydın hareketi yaratabilecek bir sosyalist dergiyi (Olaylar) çıkartmak için varını yoğunu ortaya koyup seferber olan bir Oğuz Atay var; Cevat Çapan'ın anlatımında, çok okuyan, araştıran ama çok mütevazi bir Oğuz Atay var. Alıntı;
Oğuz Atay'ın Yaşam Oyunu
Oğuz Atay'ın Yaşam Oyunu
s48
Reklam
. Hayatımın başı ve sonu belliydi, hiç olmazsa ortasını kaçırmamalıydım. .
. Çünkü ben kitap değilim, çünkü ben öldükten sonra kimse beni okuyamaz. Yaşarken anlaşılmaya mecburum. .
. Bir anlam aramamalı. Anlam kadar insanın hayatını zehir eden bir kavram yok. .
Bazıları, kat karşılığı ahşap evlerdeki yuvalarından çıkmakta yeni yerleştikleri beton kafesler içindeki yaşayışa uyamayarak mahzunlaşmaktadırlar.
Sayfa 391Kitabı okudu
1.500 öğeden 1 ile 15 arasındakiler gösteriliyor.