Önyargı Sorunsalı

TAKİP ET
koseli-arti
112 syf.
·
1 günde
·
Puan vermedi
"Santiago Nasar, onu öldürecekleri gün, piskoposun geleceği gemiyi karşılamak sabah saat 05.30'da kalkmıştı." diye başlar hikayemiz. Aslında nasıl biteceğini zaten bildiğimiz bir olayın geçmişine yolculuk yapıyoruz. Namus cinayetine tepki çeken bu hikayede namus konusunun toplumda yarattığı algıyı kitap boyunca buram buram hissediyoruz. Ölecek bir adam kalabalıklar içinde yol alırken ve herkes bunu bildiği halde suskun kalırken toplumun ne denli acımasız olabileceği gözlerimizin önüne seriliyor. Santiago Nasar'ın daha ilk sayfada gördüğü rüyayla kitabın gidişatı çizilmiştir. "Rüyasında kendini koca koca incir ağaçlarından bir ormanın içinden geçerken görmüştü, incecik bir yağmur çiseliyordu, bir an için mutluluk duymuş; ama uyandığında üstü başı kuş pislikleri içindeymiş duygusuna kapılmıştı." Koca incir ağaçlarını topluma benzettim ve o gün Santiago Nasar o kalabalıkların içindeydi. İncecik yağan yağmuru ise Santioga'ya gerçekleri iletmeye çalışan insanlar gibi düşündüm, hiçbiri ona gerçeği açıklayacak kadar etkili olamadı. Sonunda Santiago'nun üstü pislendi ve toplum sözde bir namus kirliliğinden temizlendi. Toplumun "derin yaraları" olarak gördüğüm bazı kalıplaşmış yargılar vardır; benim için bu da onlardan biridir. Her insan kendi fikirleriyle özeldir ve bir toplum iki insanı asla işlemek istemediği bir cinayete sürüklemiştir. Toplum suçludur, toplum acımasızdır. Toplum cehaletin yegane simgesidir. Bu kitap da o cehalete ışık tutan çarpıcı bir kalemin eseridir.
kamera
Kırmızı Pazartesi
yildiz
7.6/10 · 58,2bin okunma
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
96 syf.
·
8/10 puan
Bir kalem memurunun bir palto yüzünden başına neler geldiğini ve en sonunda da delirebildiğini görüyoruz. Adam o kadar şanssızdıki ilk başta üzerine yeni bir palto giyince kendini şanslı hissetmişti. O paltoyla birlikte yenilendiğini hissetmişti. Ama bunu arkadaşlarıyla kutlarken o güzelim paltosu bir şekilde elinden alınmıştı. Adam da yine şanssız olduğunu ilan etmişti kendince. Eski yamalı paltosuna geri dönmüştü. Sonra kitabın sonu fantastik bir biçime büründü. Adam ölmüş ve hortlamıştı. Bir palto canavarı olmuştu adeta. İntikam almıştı herkesten resmen. Sevindim adına biraz. Yani kitap insanın içine değil de dışına bakmış burada. Adamı giyimiyle yargılamışlar. Dış görünüş işte herkes önemsiz dese de aslında içten içe önem verilen bir şey. Topluma kulak asmayın diyor kitap burada ve az insan bulundurun etrafınızda diyor. Bence haklı da. Benim çıkardığım sonuç bu. Kimse kimseyi yargılamamalı. Çünkü birinin bir şeyi neden yaptığını asla ve asla bilemezsiniz... • Biraz daha uyusam ve tüm bu saçma sapan şeyleri unutsam, ne olur sanki. • Benim en önemli yanım hep göz ardı edildi.
kamera
Palto
kamera
Nikolay Gogol
ucnokta_yatay-1
yildiz
8.5/10 · 26,9bin okunma
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
;