''Algılamayı etkileyen kişiye ait tüm iç etkenler bir araya gelerek, bir algı düzeneği oluşturduğu zaman bu sisteme paradigma adı verilir. Paradigma dinamiktir ve çoğu kez kişi kullandığı paradigmanın farkında değildir," dedi.
Bize benimsetilen bir sürü senaryoyla yaşadığımız için, kendi senaryomuzu yazma süreci aslında daha çok bir “yeniden yazma”
ya da paradigma değişimi sürecidir.
- "(...)Alt tabakadaki sıradan şuurlar, farkında olsun veya olmasın genel olarak hâkim paradigmadan etkilenerek hayatını ona göre dizayn eder veya etmeye çalışır. Çoğu zaman da hâkim anlayışın üzerindeki etkisini göremeyip kararlarını kendisinin verdiğini, seçimlerini kendisinin yaptığını, kabul veya redlerinin tartışmasız kendi “rasyonel”liğine dayandığını sanır. Halbuki kitleler, yukarılarda verilen bu savaşların gölgelerinde, onların kendilerine verdiği nizâmlarla hareket ederler. Savaşların etkileri yukarıdan aşağıya inerek toplumda iyi-kötü dalgalanmalara sebep olur..."
Paradigma değişikliği uzun zaman alan, zorlu, kaotik bir süreçtir. Yerleşik yapı ve zihniyetlerin müthiş direncine toslar. Bilinçdışı, bilinçaltı ve bilinçli boyutları olan uzun bir tarihsel çalışmayla gerçekleşebilir.