"Allah ve Rasulunun kabul ettiği şefaat kendisini birleyenlere verdiği izinden kaynaklanan şefaattir. Nefyettiği şefaat ise Allah'tan başka şefaatçi edinen müşriklerin kalbinde bulunan şirk şefaatıdır. Bu kimselerin şefaatçılarından bekledikleri şeyin aksi ile kendilerine muamele edilecek, muvahhidler ise şefaate nail olacaklardır.
Ebu Hureyre'nin" 'Senin şefaatına nail olacak bahtiyar kimdir?' sorusuna karşılık Rasulullah'ın: ' kalben ve ihlasla lailahe illallah , diyen kişi şefaatımla şereflenir" diye cevap vermesini düşün! Müşriklerin putlarını şefaatçı kılarak, Allah'tan başkasına taparak dost edinmelerinin aksine salt tevhidi şefaata erişmenin en büyük sebebi kılmış ve şefaatın sebebinin saf tevhid olduğunu haber vermiştir. Ancak bu durumda şefaat etmesine Allah izin verecektir."
(Buhari, Rikak, 51; Müsned, II, 373)