"İnsana bir koku kalıyor sevdiğinden
bir de o çok sevdiği rengi
Siyah; sadece sen.
Karanlık yüzün gibi.
Karanlık gibi, gölgen gibi, sen gibi.
Şimdi bu karanlıklar içinde olman işte.
Senin siyahı sevmenden dolayı."
Ömrünün son aylarında Monet, Nilüferler tablolarını resmetmeye başladı, Mozart'ın Requeim'iyle aynı mahiyetteydiler...Ölüme, tükenmişliğe ve körlüğe kafa tutarcasına çılgındı fırça darbeleri. Çapraşık, acı dolu ve ıstıraplıydılar. Monet sanki kendi beyninin içine dalmıştı. Kırmızı, mavi, yeşil...Her renkten telaşlı fırça darbeleri savurdu tuvallerine. Rüya ve kabus iç içe geçti. Sadece tek bir renk eksikti...
Monet bu rengi kendine yasaklamış, hiçbir çalışmasında yer vermemişti. Canlılıktan yoksun olsa da tüm renklerin buluşma noktasıydı...
Siyahtan bahsediyorum! 1926 Aralık ayının ilk günlerinde yakında öleceğini hissettiğinde böyle bir tablo çizdiği söyleniyor.