Konu
vedat
bir alıntı ekledi.
bu coğrafyadan çok şey beklenilmeyeceğini ecevit de anlamış 80 darbesinde
Ecevit Türkiye'deki yayın yasakları nedeniyle yabancı basın üzerinden mücadeleyi sürdürdü. O Avrupa ülkelerinin demokrasi duyarlılığını harekete geçirmeyi hedeflerken darbeciler başka davalar açtı. Dil Okulu'nda yaklaşık 2 ay tutuklu kaldıktan sonra 3 Haziran 1982'de tahliyesine karar verildi ama dışarı çıkamadı. Çünkü askerler bir başka suçtan Ecevit'i 3 ay 27 gün hapse çarptırmıştı. Bu dönemde koşuşturmaktan bitkin düşen eşine gönderdiği mektuplardan birinde toplumun duyarsızlığını eleştiriyordu. ...O yorgunluğa, o uykusuzluğa, o gıdasızlığa, o gerilime kimse dayanamaz Rahşanım. Bunun kimseye yararı da olmaz. Ben cezaevine girmeden önce, bana, 'Artık koşuşturma' diye çıkıştığını unutma. Kendine de hatırlat. Böylesine yavaştan alan bir topluma öylesine koşuşturmak biraz komik oluyor: Üstelik de geçersiz oluyor. Biz alıp başimızı bir koşu gidiyoruz, sonra geriye bakıp, arkadakilerin neden o kadar geride kaldıklarına şaşıyoruz. Gideceği istasyona daha erken varmak için trenin içinde koşan yolcuya benziyoruz. Sonra da aynı istasyona, biz nefes nefese, kan ter içinde, ama tüm öteki yolcular dinlenmiş ve pür sıhhat iniyoruz aynı anda. Bu saçmalık değil mi? Hangi istasyona gideceksek bu trenle gideceğiz. Haydi benim Rahşanım, toparla kendini! Seni dün gördüğüm hale geleceksen dünyayı kurtarmak benim işime gelmez. Beceremem de zaten... Rahşan Hanım eşine kısa bir notla yanıt verdi: Üzülmemeye çalışıyorum. Dünyanın bir ucunda da olsan sen varsin ya, yaşıyorsun ya yeter diye düşünmeye çalışıyorum. Seni çok seviyorum...
3