• 278 syf.
    Mobil telefonlar hayatımıza o kadar hızlı girdi ki hızı karşısında hepimiz şaşkına döndük ve bağımlısı olduk. Öyle ki; elimiz ayağımız ve bütün dünyamız oldu küçücük aletler.

    Bir arkadaşımızla konuşurken aramızda geçen bir bahis telefonu kapattığımızda karşımıza reklam olarak çıktı. Alacağımızı söylediğimiz ürünün indirimli fiyatları ekranımızda kaymaya başladı henüz araştırmamışken. Veya arama motoruna bir iki harfini yazdığımızda Google Efendi bunu mu dediniz diyerek bize kolaylık sundu.(!)

    Biz herhangi bir şeyi konuşurken veya düşünürken karşımızda hazır bulma kolaylığı çok hoşumuza gitti, arkasında çalışan yapay zeka gönlümüzü kazanmıştı. Fakat işler bununla sınırlı kalmayacaktı.

    Yapay zeka (YZ) çalışmaları küresel ölçekte o kadar arttı o kadar arttı ki özellikle iki dünya ABD ve Çin’de yapay zekanın yapabilecekleri, Hollywood’un konuya yaklaşımı da üstüne eklenince korku imparatorluğu aldı başını gitti. Robotlar önce işlerimizi elimizden alıyorlardı ardından da yönetimimizi. Ve tabi kaos.

    Kai-Fu Lee işte tam bu noktanın göbeğinde bulunan bir isim. Yapay Zekan Enstitüsü başkanlığının yanı sıra Google China’nın kurucu olan Lee, Microsoft ve Apple’da yöneticilik de yapmış bir kişi. Yani yapay zeka konusunda dünyada iki kutupta da bulunmuş.

    Silikon Vadisi’nin bir klonu olarak görülen Çin internet ve inovasyon dünyası için gözlem ve eleştirileri bu iki dünyanın da içinden geldiği için önemli ve nokta atışı. Orijinal ismi “AI Superpowers, China Silicon Valley and The New World Order” olan “Yapay Zeka ve Yeni Dünya Düzeni Çin Silikon Vadisi” kitabı dokuz bölümden oluşuyor.

    “Çin’in Sputnik Anı” isimli birinci bölümde; Çin’in internet ve yapay zeka çalışmalarının düşünce altyapısı ve işleyişiyle ilgili giriş bilgilerini sunuyor. “Kolezyum’daki Kopyacılar” bölümünde ise Silikon Vadisi’nin Çin’e taşınma (aktarılma) sürecini anlatıyor Kai-Fu Lee.

    Çin internetinin ilk dönemine damgasını vuran Silikon Vadisi’nin kopyalanması “Klonlanması” Çin için oldukça normal karşılanan girişim. Halbuki işin Silikon Vadisi tarafında bu durum tam tersi bir etkiye sahip. Kolezyum tanımlaması ise sayfaların içine girildiğinde hedefi tam 12’den vuruyor. Çin’deki kural tanımaz ve hiç bir müsamahaya yer olmayan rekabeti ve hızlı büyümeyi Orta Çağ’ın Gladyatörlerinin hayatta kalma savaşı güzel betimliyor. Çin internetinde ayakta kalacak bir girişim yapmak istiyorsanız kurallar belli: Kuralsızlık.

    Üçüncü Bölümde “Çin’in Alternatif İnternet Evreni”ni anlatan Lee, Çin devletinin internet dünyasının gelişmesi için uygulamaya koyduğu “Yığınsal girişimcilik ve yığınsal inovasyon” sloganın içeriğini ve işleyişini anlatıyor. Verilerin nasıl işlendiğinden, yeni bir girişimin ne gibi yenilikleri kısa sürede kitlelere ulaştırmasını bir çoğumuzun bildiği fakat kısıtlı olarak kullandığı WeChat uygulaması örneği üzerinden anlatıyor.

    Ülkemizde sadece mesajlaşma ve konuşma uygulaması olarak kullanılan uygulama, Çin’de kullanıcısına yemek siparişinden banka hesabına kadar geniş bir yelpazede hizmet ve kolaylık sunuyor. Detayları Lee’nin satırlarından okumalısınız, bambaşka bir dünyanın kapıları önünüzde açılıyor gibi hissedeceksiniz.

    “İki Ülkenin Hikayesi”nin anlatıldığı dördüncü bölümün ardından esas konuya giriş yapıyor Lee, “Yapay Zekanın Dört Dalgası”. Yapay zekaya dair teorik, tabi pratiğe yansıyan taraflarıyla birlikte, bilgilerin ve sürecin bulunduğu bölüm YZ hakkında temel bilgi gereksiniminizi fazlasıyla karşılayacak.

    “Ütopya, Distopya ve Gerçek YZ Krizi” isimli altıncı bölümde “düşünen makinelerin” hayatımızda edinecekleri yeri anlatıyor. Karanlık bir Hollywood filmi gibi. Fakat Lee bu kadar karamsar değil. Bahsi konu edilen karanlık senaryoların gerçekleşmesinin günümüz teknolojisiyle mümkün olmadığını ısrarla ifade eden Lee, bilim insanlarının akademik göstergelerin dünya ürünü haline gelmesini konusunda biraz abartılı tahminler ileri sürdüklerini iddia ediyor.

    YZ alanında 1980’lerin başında çalışmalarına başlayan Lee, kendi tahmininin 5 yıl içinde YZ’nin bütün dünyayı kasıp kavuracağı olmasına rağmen bunun 25 yıl gibi 5 kat bir farkla gerçekleşmeye başladığını ve yanıldığını ifade ediyor.

    Fakat YZ çalışmalarının ilerleyen yıllarda ekonomik açıdan insan istihdamını olumsuz etkileyeceğinin kesin olduğunu da sözlerine ekleyen Lee, ekonomik uçurum ve paylaşımdaki makasın giderek daha fazla açılacağı öngörüsünde bulunuyor ki bu pek sürpriz bir sonuç değil.

    Bu bölümde esnek çalışma ve yeni istihdam alanlarının da oluşacağını ifade eden Lee, gelişmelerin tamamen olumsuz sonuçlanmak zorunda olmadığını önlemlerin alınabileceğini ve hatta önlemler alınması gerektiğini sert bir biçimde belirtiyor.

    2013 yılının başında talihsiz bir şekilde kanser olduğunu öğrenen Lee için hayatın ve çalışmanın akışı birden değişiyor. “Kanserle Gelen Bilgelik” isimli yedinci bölümde kanserle savaşını ve dünyaya karşı olan tutumunu gözden geçiriyor Kai-Fu Lee.

    Ömrünü yapay zeka çalışmalarına adamış bir insanın işin sonunda yapay zekaya değil de insana dönmesi yakalandığı hastalık sayesinde oluyor. Evet yapay zeka bir doktora göre teşhis ve tedavide daha yüksek başarı gösterecek bundan kuşku duymuyor fakat robotların kalbinin olmadığı gerçeğini göz ardı edemiyor. Size hastalandığınızda ilaçtan önce sevgi gerekiyor. İlgi gerekiyor. Bu gerçek aslında bütün teknolojik ve bilimsel gelişmelerin temelinde yatan o öze götürüyor bizi.

    Seviyor ve seviliyorsanız bu dünyada bir anlamınız var gerisi teferruat.

    Lee için gerçek trajedi daha fazla yaşayamayacak olması değil, en yakınındakilerle sevgisini cömertçe paylaşamayacak ve bunca zaman paylaşamamış olması. İşte bu nokta sevgiyi ve YZ çalışmalarının göz ardı ettiği esas gerçeği ortaya koyuyor: İNSAN.

    Sekizinci bölümde hastalığı süresince ve sonrasında insan faktörünü YZ ile bir arada nasıl sürdürebileceği üzerine düşüncelerini paylaşıyor Lee, “İnsanla YZ’nin Bir Arada Var Olmasını Sağlayacak Anahtar” ismini verdiği bölümde gözlerimizi geleceğe, ileriye diktiğimiz kadar, etrafımıza da bakmaya mecbur olduğumuzu hatırlatıyor bizlere.

    Son bölümde ise “Küresel YZ Hikayemiz”i anlatıyor Lee. YZ’nin doğru anlaşılıp kullanıldığında bütün insanlık için eşsiz bir ekonomik gelişme ve refah yaratacağını fakat bunun için insanın öncelenmesi gerektiğini vurguluyor defaatle.

    Kitap aslında bir insanın ömrünü verdiği çalışmaların nasıl seyir değiştirebileceğinin güzel bir örneğini sunuyor. Vazgeçilmez olarak gördüğümüz iş hayatımızın aslında nasıl sabun köpüğü bir etkisi olduğunu, öncelik ve sonralıklarımızın ne kadar tutarsız ve yanlış olduğunu, bunun yanında çalışmanın aşkla şevkle yapıldığında nasıl güzel sonuçlar doğurduğunu ve günün sonunda insan kalabilmenin ne kadar zorlaştığını anlatıyor.

    Lee, insan olabilmek ve insan kalabilmenin, buna sabır göstermenin ne kadar zor fakat meyvesinin de bir o kadar tatlı olacağını kendisinden hareket ederek anlatıyor. Alınacak çok ders geçilecek çok yol var.
  • 528 syf.
    ·10 günde·Beğendi·8/10
    Ciddi bir emekle hazırlanmış bilim ve teknoloji sayesinde geleceğe ışık tutan gayet güzel bir eser. Fizik, Kimya gibi derslerden nefret ediyorsanız küçük bir kısmında sıkılabilirsiniz fakat genel olarak geleceği merak edenlerin sıkılmadan ve zevkle okuyabileceği ayrıca kesinlikle okunması gereken bir kitap olarak görüyorum. Son bölümünü okurken yaşadığım heyecan ve üzüntüyü tarif edemem. Michio Kaku Çok teşekkürler!
  • 96 syf.
    ·6 günde·Beğendi·2/10
    Kitabın ismi beni hayal dünyalarına ve farklı ütopyalara götürmüştü. Ama yazarın ütopyası karşısında hayal kırıklığına uğradım. Özellikle bilim kurgu filmlerini çok izlemişseniz fazlasıyla yavan bulacaksınızdır. Fakat yazarın de dediği gibi sentez insanların geleceğin en büyük problemi olacağı da aşikar. Emek veren herkesin eline sağlık, iyi okumalar..
  • 392 syf.
    ·3 günde·Beğendi·10/10
    Prof.Dr.Beril Dedeoğlu hocam yakın zamanda kaybettiğimiz Türkiye ve dünya için çok önemli bir değerdi. Ülke olarak bence hayatta iken kıymetini bilemediğimiz sağlam stratejist ve kaliteli bir akademisyendi. Uluslararası Güvenlik ve Strateji de hocamın büyük zevk alarak okuduğum eserleri arasındaydı.

    Mekanı cennet olsun...
  • 120 syf.
    ·Beğendi·10/10
    Steven Jobs Olsa Ne Yapardı? Kitap Yorumlarım
    Kitap Adı: Steven Jobs Olsa Ne Yapardı ?
    Yazar : Cevher Ceylan
    Sayfa Sayısı : 116
    Kitap Türü : Girişimcilik, Biyografi, İş Adamı, Ekonomi
    Yayıncı : Karakarga Yayıncılık
    Merhabalar bugün ki okumuş olduğum bir kitaptan bahsetmek istiyorum. Kitabımızın ismi Steven Jobs Olsa Ne Yapardı ? Kitabımız’da sadece Steven Jobs’dan bahsedilmiyor.
    Birçok ünlü iş adamı ve girişimci bulunuyor. Bunlardan bazılarını söylemek gerekirse Facebook’un kurucusu Mark Zuckerberg, Apple’ın kurucusu Steven Jobs, Microsoft’un kurucusu Bill Gates, Dell’in kurucusu Michael Dell ve Türkiye’den bir isim Webtures’in ve Seo Hocasının kurucusu Kaan Gülten‘de bulunuyor. Kitabın içeriğinden bahsetmek gerekirse öncelikle Hata Yapmak, Risk Almak ve Rekabete Girmek hakkında bir bölümü oluşuyor. Daha sonra ki bölümler de ise bölüm bölüm iş adamlarını ve girişimcileri ayırarak bölümler oluşturulmuş. Önce kişi hakkında kısa bir özgeçmişi var ve hangi yollardan geçtiğini bize aktarıyor. Daha sonra ise kişi hakkındaki bazı tavsiyelerini parça parça olarak bize aktarıyor.

    Ben kitabın kısa ve öz olmasını beğendim. Eğer girişimcilik ve biyografi alanında bir kitap okumak istiyorsanız öneririm.

    Kitaptan bazı alıntılar…

    Kaan Gülten‘den Tavsiyeler:

    1 yıl planladığınız bir hedefi 12 aya bölüp aylık hedefler çıkartın. Hatta onları da 30’a bölüp günlük hedefleri çıkartın. Her günkü hedefi gerçekleştirdikçe her gün projeyi başarmış gibi mutlu olabileceksiniz. Küçük parçalara böldükçe başarılmayacak hedef yoktur.
    Michael Dell’den Tavsiyeler:

    Zengin olabilmek için, uyurken bile para kazanabilmen gerekir. Bunun yolunu bulmalısın.
    Mark Zuckerberg‘den Tavsiyeler:

    Zeki insanların görüşlerine önem verin. Zira zeki bir insan inatla değil, mantıkla hareket eder. Mantık, bir ürün sunmaya çalışan şirketin sahip olması gerek temel özelliklerden biridir.

    Detaylar : http://eraykisabacak.com/...di-kitap-yorumlarim/
  • 140 syf.
    ·10 günde·Puan vermedi
    Microsoft Türkiye CTO'su Onur Koç okuluma bir panel için geldiğinde kitabından bahsetmişti sonrasında da gidip aldım ve okudum.

    Kitap gerçekten çok sade bir dille yazılmış. Yapay zeka hakkında temelden bir şeyler öğrenmek isteyenler hiç düşünmeden gidip alabilirler. Yazar, kitabın büyük bir kısmında yapay zekanın aklınıza gelebilecek her alandaki etkilerinden ve getireceği reformlardan bahsetmiş, bir insanın çocukluktaki hızlı gelişimini bilgisayarlarla karşılaştırmış. Kitabın basımı da harika, renkli başlıklar ve fotoğraflarla dolu içerisi.

    Öte yandan eğer yapay zeka, derin öğrenme konularına zaten ilgiliyseniz ve bilgi sahibiyseniz kitap sizi tatmin etmeyecektir. Kitapta teknik bilgi yok denecek kadar az dolayısıyla bilgi seviyenizi arttıracak tarzda bir kitap olmadığını söylemek isterim.

    Keyifli okumalar..!
  • 235 syf.
    ·22 günde·Beğendi·7/10
    Veri uzmanı olarak kitabı ilk gördüğümde dikkatimi çeken şey THY nin bu alanda özellikle bir kitabı Türkçe olarak yayınlatmış olmasıydı .Çünkü havacılık sektörüde big dataya başka deyişle büyük veri sistemlerine ihtiyaç duyduğuydu. Kitap kodlama anlamından ziyade büyük verinin sektörel olarak uygulama alanlarına etkisi yani business tarafıyla ilgili.İşin analiz tarafında yapay zekaya çok iş düştüğünü de vurgulamış.Big data için uygulama geliştiren yahoo nun hadoop u kurması ve diğer platformlar hakkında bilgi.Özellikle linkedinde profilinize kimler bakmış gibi özellikler,netflix in big datayayı nasıl verimli kullandığı vs gibi şirketlerden de örnekler verilmiş.Aslında burada da sosyal ağların big data için kurulmuş olduğunu bir nevi vurgulanmış.Sektörün geleceği ve veri için şirketlerin çok ciddi yatrımlar yaptığından bahsedilmiş.Burada şirketlere bu konuda yatırım tavsiyelerinde de bulunulmuş.Özellikle endüstri 4.0 da big data destekli olacağından önemli olduğu da kitap boyunca vurgulanmış.
    Matematik,bilgisayar,işletme,iktisat,istatistik gibi iş kollarından ilgi duyanlar bu işin geleceğini önemini görüp bu alana doğru yönelmeliler.
  • 188 syf.
    ·23 günde·8/10
    Öncelikle yapay zeka matematik ilişkisi okuru sıkmayacak şekilde verilmiş fakat daha önce nadir duymuş olacağınız bilgiler var.Matematik ve bilgisayar ilişkisinden başlayarak 50 soruda örneklerler yapay zekanın dünü bugünü anlatılmış.Bu teknolojinin anlatıldığı gibi imkansız her problemi çözebilecek nitelikleri olmadığını sınırları bulunduğunu ve insanlara halen ihtiyaç duyabildiğini de aktarmış.Farklı farklı sektörlere ne gibi etkileri olacağını ve gelecekte ne gibi avantajları veya dezavantajları olabileceği aktarılmış...alanında gayet donanımlı Cem Say'ın bu kitabı okumanızı tavsiye ederim.
  • 240 syf.
    ·Beğendi·Puan vermedi
    "İki aşırı ucu düşünecek olursak... Bir yanda dijital dünyanın kolay ilişkilerini kendisine uyuşturucu yapmış bir sorunlu insan tipi var. Hayatında hiç uyuşturucu kullanmamış olsa bile, beynindeki yapılar uyuşturucu bağımlısı bir insandan pek de farklı olmayacaktır. Diğer uçta ise kendi karakterini ve fiziksel çevresini iyi oturtmuş, bunun üzerine de dijital deneyimle çok daha zengin ilişkiler kuran, çok daha uzaklara sınır ötelerine ve çok daha fazla sayıda insana ulaşan, yarar oluşturan insan tiplemesi var. Dijital dönüşüm her ikisini de mümkün kılıyor. Hangisi olacağını seçmek biraz bize, birazda bizleri yönlendirme gücüne sahip kişilere kalmış."
  • (Biraz Spoiler İçerebilir) Güzel bir kitap içinde çok güzel değerli bilgiler barındırıyor, yazar Peter Thiel verdiği bilgiler bakış açımı değiştirdiği için nasıl bir strateji izleyeceğimin farkına vardım şirketlerin nasıl düşündükleri neler planladıkları ve nasıl bir başlangıç yapacağıma dair kafamda fikirler oluşturdu. Tavsiye ederim Peter Thiel