Ölü ve diriler arasında fark olduğunu söyleyen kimseler, böyle bir ayrım yaptıkları için tesirin yalnızca dirilere ait olduğuna inanan kim- selerdir. Bu kimseler bu inançlarıyla tesirin Allah Teâlâ dan değil başkalarından olduğuna inanmaktadır. İşte bunlar böyle bir inanca sahip oldukları için şirke düşmüş kimselerdir. Öyleyse nasıl olur da bunlar kendilerinin tevhid ehli olduğunu iddia edip başkalarını şirk ile itham ederler! Sübhanallah, bu büyük bir iftiradır.
Abdurrahman ibni sa'd (r.a) şöyle anlatıyor:
"Bir kere Abdullah ibni Ömer (r.a)nın ayağı uyuştu, o zaman bir adam ona: "En sevdiğin insanı an" dedi. O da "Ya Muhammed!" der demez bağlardan kurtulmuş gibi rahatladı."*
Dikkat edin, bu sahabeler, Peygamberimizin vefatından sonra onu vesile etmişler, himmet istemişlerdir. (Allah hepsinden razı olsun!) Şimdi soruyorum; Bu sahabe efendilerimiz, hayırlı insanları vesile yaptıkları için müşrik mi oldular ey reformistler?!
"Onlar ve müşrikler arasında savaş var iken, Tevrat'ı açtılar ve ellerini Peygamberin yazıldığı yere bastılar ve duâ ettiler: 'Ey Allah'ım, biz sana, bize göndereceğini söz verdiğin ahir zaman peygamberinin vesilesiyle duâ ediyoruz; bize bugün düşmanlarımıza karşı zafer ver.' Ve bu duadan sonra savaşı kazandılar."¹
"Yahudiler şu sekilde dua ediyordular: 'Ey Allah'ım, bize, ahir zaman peygamberinin vesilesiyle zafer ver."²
"Yahûdiler, Arap müşriklerini yenmek için, Muhammed'inص vesilesiyle dua ediyordular."³
Şunu bir kez daha vurgulayalım ki, vesile yapmak demek, vesile yapılanı ilahlaştırmak demek değildir!✓