Tiyatro

26 Takipçi
TAKİP ET
koseli-arti
116 syf.
Belki biraz.
Umut... Ne kadar da çok ihtiyacımız var bu kelimenin varlığına ve hissettirdiklerine. Eser tiyatro türünde yazıldığı için, bu türde okumayı sevmeyenler için biraz zorlayıcı veya sıkıcı olabilir. (Özellikle de cümle aralarındaki eylemler) Ama yazarın kalemini, dilini sevenler yan yana gelmiş sadece iki kelimenin bile ne çok şey anlattığını biliyordur. " Tiyatro, edebiyatın, başka bir anlatımla sözün eyleme dönüşmesidir. Ne şiirde, ne öyküde, ne romanda bulunmayan bir işlev yüklenmiştir oyuna. Bu da, oyunda anlatımın ancak eylemle olabileceği gerçeğine götürüyor bizi. Söz'ün de gide gide azaldığı bir döneme gelip durduk. İnsanların, çok konuşmaktan bıktıklarını görüyorum. Dinlemekten de. Ne yapmalıyız bu durumda? Umut’u yazmadan önce çok düşündüm bunun üzerinde. Öyle bir teknik uygulamak gerekiyordu ki, söz’le arası açılmış insanı, yeniden onunla barıştırabilelim." Kitabı okurken sanki bir kaç insanın ya da tek kişinin sesli düşünmelerine şahit oluyormuşçasına bir hissiyat var. Kişiler arası diyalogların yanında sustuklarını belirten açıklamalar bile az sözle çok şey anlatır nitelikte. Sahne zihinde canlanıp insanı içine çekiyor ya da alıp başka düşünce diyarına götürüyor. Alıntıları çizerken ve paylaşırken çok keyif aldım okudukça hissiyatı derinleşti. "Nasılsınız?" deyin. Bu, sorularınızdan birisi olsun. Ne yitirirsiniz? (s. 14) Hiç getirmiyorlar uslarına... Bir mahşer olgusunu. Donuk donuk ölüyorlar. Gördüm yığıyorlar eşyaları. Başları çevrilmiyor göğe. (s.72) Çürüyor kişiliğiniz. Birbirinize yönelteceğiniz sorular, kişiliğinizdeki bu çürümeyi geciktirebilir. Çürüme, diş çürümesine benzetilse de, sonuç çok farklı. Çürük bir diş çekilip atılıyor. Çürümüş kişiliğinizden kurtulabiliyor musunuz? (s. 15) Hep bir kelime var dilimin ucunda söylemek istediğim. Yapışmış kalmış orda. Düşmüyor ki.. (s. 21) Bilincimiz de sürekli beslenmeli. Bol vitaminli kitaplarla.. (s. 38) — Yürümek iyi geliyor bana. — İçimde bir koşu atı. Durmadan sürüyorum. (s. 85) İnsan duyuyor mu yüreğinin olduğunu? (s. 74) — Annen dün. Çocuk yarın. Biz bugünüz. — Sonuç? — Bugün önemli de; belki, yarın.... (s. 32)
kamera
Nuri Pakdil
(Rahmetle..)
kamera
Umut
yildiz
8.8/10 · 265 okunma
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
112 syf.
·
4 günde
·
Puan vermedi
Bir W. Shakespeare romanı… Cidden Shakespeare gene döktürmüş, benim gibi aşk romanları sevenlere kesinlikle önerdiğim bir yazar. Ayrıca kitapta yunan mitolojisi hakkında olması beni de mutlu etmedi değil:) Özet: Oyun içerisinde farklı sınıflardan, farklı türlerden, hem aşklara hem de ilişkilere yer verilmektedir. Bu oyunda ironiler de yapmıştır. Shakespeare’in hiciv anlayışının yanı sıra Hıristiyanlık, Roma ve Yunan mitolojisi hakkındaki engin bilgisi, satirik anlatım üslubunu da zenginleştirmektedir.
kamera
Bir Yaz Gecesi Rüyası
yildiz
8.0/10 · 10,5bin okunma
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
112 syf.
·
2 günde
·
7/10 puan
Bir Yaz Gecesi Rüyası - William SHAKESPEARE (Zordur kadın olmak!)
Tüm kitaplarını okuma amacıyla çıktığım yolda
kamera
Bir Yaz Gecesi Rüyası
da bitti. Bir önceki incelememde "kadın olmak"tan, kadın olmanın her dönemde zor olmasından bahsetmiştim. Üzerine bu eser "cuk diye oturdu." "Senin için Tanrı neyse baban da odur." (s. 3) "Düşün, eğer boyun eğmezsen babanın isteğine, Katlanabilecek misin rahibe kıyafetine?" (s. 4) Sen kadınsın, baban kimi uygun görürse onula evleneceksin! Sen kadınsın, aşık olamazsın! Sen kadınsın, dışarıda herhangi biri ile görünemezsin! Sen kadınsın tüm bunlara dikkat etmezsen hem ailen hem toplum tarafından suçlu olarak kabul edilirsin! "Ya ölüm bekliyor seni ya da tek başına kalmanın acısı." (s. 6) Hangi devrin hangi kitabını okursak okuyalım karşımıza benzer şeyler çıkıyor. 21. yüzyıldayız kolay kolay değişecek gibi de değil! Beyler, ne çekti bu kadınlar sizden! Oldukça farklı bir eser, Aşk, Güldürü, Cinler, periler, şeytan... Hayal gücüne dair ne varsa vücut buluyor eserde. Bir açıdan şaşırttı beni. Alışkın değilim mutlu sonla biten Shakespeare kitaplarına. Masallara benzerliğinden olsa gerek kavuşmakla biten ne az kitabı var yazarın! "İnsanlığı, inceliği biraz bilseydiniz, Beni böyle kırmaz, incitmezdiniz." (s. 49) Nasıl bir dünyada yaşıyoruz, herkes incinmekten şikayetçiyse bu incitenler kim peki? Bu alıntıyı paylaştığımda bir okur: inciten olmayın, incinen olun diye yorum yapmıştı. Hayat bu rolü biçti bize, incinen olarak devam ediyoruz yollarımıza. Güldürü unsurları ve olaysız sonu olmasa
kamera
Romeo ve Juliet
'i getirdi aklıma. Bir an yine beni yıpratacak bir aşk öyküsü ile karşı karşıyayım dedim Hermia ve Lysander'in aşkında. Onlar adına sevinirken Helena için yıprandım. Zor olsa gerek sevip sevilmemek... Bir şarkı vardı: Sevil de sevme, ağlama ağlat, yoksa zehrolur, bu tatlı hayat! Mutluluğun formülü bu sanırım. Kısa, Bir çırpıda okuyabileceğiniz bir Shakespeare eseri. Tiyatro içinde tiyatro, Aşk içinde güldürü, Toplumsal eleştiri... Hacmi küçük ama ne ararsanız sığdırmış içine. Ama siz yine de bir Hamlet, Macbeth performansı beklemeyin... Keyifle okumanız dileğiyle! Kapağında
kamera
William Shakespeare
yazan her eseri okumaya talibim! Hele ki bu Hasan Ali Yücel Klasikleri Dizisinden çıktıysa... Mutlu günler dileklerimle...
kamera
Bir Yaz Gecesi Rüyası
yildiz
8.0/10 · 10,5bin okunma
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
96 syf.
·
2 günde
·
Beğendi
·
Puan vermedi
Tiyatro metni olarak karşıma çıkmasına şaşırsam da, toplumun içindeki yozlaşmayı sık sık dile getirmesi dikkatimi çekti. Basit bir konu üzerinden saray inaanları arasındaki münasebetler, adalet kavramının sadece kelimeden ibaret kaldığını anlatması ve tabi ki tüm bunlardan kaçan, dürüstlük/patavatsızlığından dolayı dokuz köyden kovulan bir adam! Kısa ama ince bir metin.
kamera
İnsandan Kaçan
kamera
Molière
ucnokta_yatay-1
yildiz
7.9/10 · 707 okunma
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
336 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.
;