Geniiş bir mevzuda konuşurken farklı farklı alt başlıklara ayırıp değerlendirmek gerekir.
Bu alt başlıklara vereceğimiz örneklemler de diğer alt başlıklardan alınmamalıdır.
Doğal olarak hep haklı, doğru çıktığını zannedersin.
Bağırarak konuşmak, söz hakkı vermemek hatta aynı fikirde olduğuna bile karşı gelmek ; taassupluk değil de nedir.

Öylesine
Konuşmak istedim sadece, belki açılırım diye belki de yeniden kendi dünyama kapanırım diye. Beni saatlerce düşündüren fikirlerden nasıl kurtulurum bilmiyorum. Kimisi DVD'ye bir film takıp kendini rahatlatıyor kimisi yemek yapıyor, kimisi kimisi ise saatlerce düşünüyor. Geçmiş, gelecek ve geniş zamanını...
Peki siz bunaldığızda ne yapıyorsunuz ?

Zehraa, bir alıntı ekledi.
 10 saat önce

Allah kahretsin! İnsan anlatmak istiyor albayım,
Öyle budalaca bir özleme kapılıyor.
Bir yandanda hiç konuşmak istemiyor
Tıpkı oyunlarda ki gibi çelişik duyguların altında eziliyor.
Fakat benimde sevmeye hakkım yok mu albayım?
Yok.
Peki albayım.
Bende susarım o zaman,
Gecekondumda oturur anlaşılmayı beklerim.
Fakat albayım, adresimi bilmeden nasıl bulup anlayacaklar?
Sorarım size, nasıl kim bilecek benim insanlardan kaçtığımı?
Ben ölmek istiyorum sayın albayım, ölmek.
Bir yandan da gözucuyla ölümümün nasıl karşılacağını seyretmek istiyorum.
Tehlikeli oyunlar oynamak istiyor insan,
Bir yandan da kılına zarar gelsin istemiyor.
Küçük oyunlar istemiyorum albayım.
Kelimeler, kelimeler albayım, bazı anlamlara gelmiyor...

Tehlikeli Oyunlar, Oğuz AtayTehlikeli Oyunlar, Oğuz Atay
Ahmet, bir alıntı ekledi.
11 saat önce · Kitabı okudu · 8/10 puan

" Ben ezberlenmiş cevapları olanlarla değil, samimi soruları olanlarla konuşmak istiyorum. "

Hamza, Ömer Faruk Dönmez (Sayfa 178)Hamza, Ömer Faruk Dönmez (Sayfa 178)
Kağan Bilge, bir alıntı ekledi.
12 saat önce · Kitabı okuyor

Yüreğin dolu sevmek istersin
Sevebileceğin kadın yok
Deniz görmek istersin mavi
Denizin mavisi yok
Konuşmak halleşmek dertleşmek istersin
İnanılacak dost yok
...
Oturur sıkıntının şiirini yazarsın.

Şiirler, Sabahattin Kudret Aksal (Sayfa 621)Şiirler, Sabahattin Kudret Aksal (Sayfa 621)
Sadık Kocak, Sona Kalan'ı inceledi.
12 saat önce · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Aşırı Spoiler İçerir !!
Şaka bir yana dile kolay, onuncu kitaba gelmişiz. Yine başta ilgimi çeken bir hikaye. Ardından kitapta onun bağlantısı ortaya çıkıyor ki artık adetimiz oldu bu. Yani ne için geç kalındı ne aday konuya girdik bir an anlam verememiştir okurken.
Bu sefer ki kahramanımız (!) Claire. Anne ve babası vefat ettiğinden koruyucu anne baba ile kalıyor. Bir akşam kaçmak zorunda kaldıkları bir şehir. Peki ya ne kadar kaçabildiler, neler oldu ? Gene oldukça heyecanlı bir giriş sahnesi.
Bir sonraki karakterimiz Will. Aklıma, okurken efsane seri Gölgelerin Efendisi'nden Will Treaty gelmedi değil hani.  Onun da ailesi yok. Ve bir patlama daha gerçekleşir, Will de Emin Ellerde (!) tabi içi dışından daha büyük bir dünyada.
Bu sefer alışılmışın dışına çıkıyoruz ve bizim dedektif ve doktor olaya direkt dahil olmuyorlar. Hatta bu işlerden haberleri bile yok ve düğün hazırlıkları peşindeler. Ah Tess, gene ters köşe. Tabi bu mutluluk uzun sürer mi ? Kesinlikle hayır. Ve bu sefer kesinlikle beklediğimiz gibi oldu. Geldi bir telefon, gitti tüm hayaller. Rizzoli gene göreve. Tabi o cinayeti duyduğumda içim açılmadı değil. Gerritsen etkilemeye devam ediyor.
Teddy Clock, katil artık her kimse onun sağ bıraktığı çocuk. Diğerlerinden biraz farklı olduğunu da okuyunca anlayacaksınız. Rizzoli, araştırmalarını bu çocuk üzerinden yürütüyor tabi ve iyi anlaşmış olmaları ve aradaki duygusal sarılma sahnesini neredeyse yaşadık.
Anna Welliver, çocukların okulunda psikoloji (!) eğitmeni ve intihar ediyor. Açık konuşmak gerekirse bu bölüme gelene kadar yaklaşık 80 sayfalık bir kısmın oldukça durağan hatta neredeyse sıkıcı geçtiğini söyleyebilirim. Yazarı her ne kadar sevsem de tarafsız eleştiri hakkım olduğumu ve gerçeği söylemem gerektiğini düşündüm. Yeniden ölüme dönecek olursak, peki bu gerçekten intihar mıydı yoksa birisi cinayet kumpası mı kurmuştu ? İşte bunlar beni daha çok kitaba şevk ediyor.
İşlerin ne kadar ileri gidebileceğini tahmin edebiliyor musunuz ? Biraz ipucu verelim. Will vardı bahsetmiştim, onun babasının bağlantısı ne çıktı dersiniz ? Araştırma yaparken görüşmeye gittikleri yeri açıklıyorum. “NASA”
Bir polisle görüşen Rizzoli ve Frost. Ardından bir gece yarısı arabalarını aramaları ve bir GPS ve ses kayıt cihazı bulmaları çok şaşırtıcı olmuştu. Tabi unutmadan tanımadıkları kişilerce takip edilmeleri ve onlarla karşılaşmaları var. Peki işin sonunda ne oldu dersiniz ? Şaşıracaksınız.
Araştırma yapanlar sadece polis veya suçlu diyeceğimiz bizimkilerin aradıkları zanlılar mıydı ? Hayır. Bizim çocuklarda kafa kafaya vermişti. Kendileri hakkımda konuşuyor bir şeyler bulmaya çalışıyorlardı. Ve buldular da. Hem de çok güzel bir bağlantı buldular. Geleceğin dedektiflerinden geliyordu. 
Finale girerken kim kimden, kim kimin dostu, kim kime destek veriyor herşey bir anda ters köşe oldu diyebiliriz. Bir yanda Isles, bir yanda Rizzoli, polisler, polise yardım edenler, polise yardım eder gözükenler derken herşey birbiriyle oldukça iç içeydi. Tabi bu biraz da iyi oldu. En azından sonlara doğru heyecan daha da artmıştı.
Final kısmı ise tam da beklediğimiz gibiydi. Ne beklentimin altında ne de beklentimin üstünde bir olay görmedim. Umarım sizin de beklediğiniz bir final olur. Sanırım yavaş yavaş serinin sonuna yaklaşırken bir yandan bitirmek istemiyor bir yandan da ben buraya nasıl geldim diyorum. İnşallah sizler de okur ve beğenirsiniz.

Carnival of Rust, bir alıntı ekledi.
12 saat önce

"Dinlemek zeka belirtisidir. konuşmak değil. İnsanlar ağızlarıyla söylediklerini kulaklarıyla duysalardı çok daha az konuşurlardı."

Şu Hortumlu Dünyada Fil Yalnız Bir Hayvandır, Ahmet Şerif İzgörenŞu Hortumlu Dünyada Fil Yalnız Bir Hayvandır, Ahmet Şerif İzgören
Eskimolardan Kim Kaldı?, bir alıntı ekledi.
14 saat önce · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Ömer, günlerden bir gün Nişabur Medresesi’ne gittiğinde, tuğlalarla duvarları tamir eden işçileri görür. Tuğla yüklü bir eşek, işçilerin bütün çabasına rağmen, binanın kapısından içeri girmemektedir. Durumu seyreden Ömer kahkahalarla güler ve onunla konuşmak için yanına gider.

Kayboldun ve yeniden geldim, biraz da yoldan çıkmış olarak,
İsmin insan oğlunun belinden silinmişti,
Tırnakların şimdi toynakların olmuş,
Kuyruğun ise ters tarafta çıkan bir sakal.

Başka hiçbir çaba sarf etmesine gerek kalamdan eşek binaya girince, işçiler bu duruma çok şaşırır ve bunu nasıl yaptığını Ömer’e sorarlar. Ömer ise eşeğin önceki yaşamında bir medrese hocası olduğunu ve tekrar çıkacağına ilişkin söz alıncaya kadar binaya girmek istemediğini söyler.

Yıldızların Efendisi: Hayyam, Harold Lamb (Sayfa 316)Yıldızların Efendisi: Hayyam, Harold Lamb (Sayfa 316)
Ebru Güzel, Sevme Sanatı'ı inceledi.
14 saat önce · Kitabı okudu · 5 günde · 7/10 puan

"Sevgiden söz etmek, boşuna konuşmak değildir; çünkü bu her insanda var olan değişmez ve gerçek bir gereksinmeyi dile getirmek demektir. ". Sevgiye dair hazır bilgiden uzak, sevmenin ve sevenin niteliklerine yoğunlaşılmış, birçok fikri içinde barındıran bir kitap olmuş. Genel bir fikir edinmek isteyenlere diyorum ki;
SEVMEK SEVİLMEKTEN DAHA ÖNEMLİDİR... Sürükleyici bir kitap değildi. Tam olarak beklentilerimi karşıladığını da iddia edemem. Ama okunmalı mı diye bir soruyla karşılaşırsam "kesinlikle evet"diyebilirim.

Eskimolardan Kim Kaldı?, bir alıntı ekledi.
15 saat önce · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

“Ama bir insan sonsuza kadar yaşayamaz, benim yaşam ipliğim de her saat kesilebilir. Hâlâ yaşıyorken konuşmak istiyorum.”

Yıldızların Efendisi: Hayyam, Harold Lamb (Sayfa 291)Yıldızların Efendisi: Hayyam, Harold Lamb (Sayfa 291)