1000Kitap Destek
Sayın Yetkililer,
Öncelikle kolaylıklar dilerim. Umarım iyisinizdir.
Bu mecrada meydana gelen bitmek tükenmek bilmeyen ifşa sayfaları ve Instagram, Twitter gibi platformlara özgü paylaşımlar, bu güzelim okur sosyal medyasını gerçekten inanılmaz derecede kötü bir platforma dönüştürdü.
Muhakkak bu kullanıcılar fark ediliyordur; ancak herhangi bir filtreleme sistemi vb. uygulanamaz mı?
Benim gibi düşünen birçok kullanıcının olduğuna eminim. Lütfen bu konuyla ilgilenilmesini rica ediyoruz. Türkiye’de bu kadar kaliteli bir mecranın, diğer sosyal medya platformlarının kisvesine sokularak berbat edilmesine müsaade etmeyin.
Saygılarımla...
Hepimiz bunu yapmaya çalışıyoruz arşiv niyetine kullanarak, bazen de güzel alıntılar ve küçük gönderiler ile bezeliyoruz o kadar. Fakat bazı insanlar abartıyorlar maalesef, umarım düzelir. Siz yine de kararınızdan dönmeyin, bu platformu bu amaçla çok iyi kullanıyorsunuz diğer insanları boş verin.
Selamlar bugün sizlere Altıncı Koğuş anlatacağım. Bu kitapta bir doktor olan Andrey Yefimıç'ın hayatından bir kesit okuyoruz. Bir kasabadaki akıl hastanesinde yatmakta olan Ivan Dmitriç ile felsefi bir tartışma içine giren Andrey Yefimıç, kasabada sohbet edebileceği tek insan olan Ivan Dmitriç ile her gün görüşmeye başlar. Ivan Dmitriç hayatın sillesini yemiş, acılar çekmiş ve karamsar bir insan olmuştur, buna karşın Andrey Yefimıç daha optimist bir bakış açısına sahiptir ve kendi görüşüne göre, bir gün son bulacağı için acı çekmek ve çekmemek arasında hiçbir fark yoktur, hayat bir gün sona ereceği için iyi yaşanıp yaşanmaması arasında bir fark yoktur, aynı şekilde bir şatoda yaşamak veya akıl hastanesinde ömür çürütmek arasında da bir fark yoktur. Hasta ve doktorun çatışması iki tarafın açısından da çok güzeldi, en beğendiğim kısmı olabilir kitabın. Andrey Yefimıç kasabadaki diğer insanlar tarafından deli ilan ediliyor, görevden uzaklaştırılıyor ve beş parasız, sersefil biçimde mevzubahis akıl hastanesine yatırılıyor. Hayatın gerçeklerini akıl hastanesine kapatılınca görmeye başlıyor. Kitap ufak bir kitap, akıcı ve güzel. Tavsiye ederim. Düşündürücü de aynı zamanda. Birkaç kere daha okunulmalı bence. Puanım 9.