• Çıkar çıkmaz alıp çabucak bitirdiğim bir Murat Menteş kitabı daha. Okuyacak olanlara tavsiye olunur; kitaba, kurguya, dile diyecek yok; alâ. Eğelnceli, heyecanlı, şaşırtmacalı, komik... Yani kitabı tek başına değerlendirecek olursam çok iyi. Lakin Menteş’e bütünüyle bakacak olursam söylemek isterim ki bir Korkma Ben Varım kadar muazzam bir roman değil -bence-. Mesela Refik Risk’e yetişene kadar biraz yabancıydı kitap (hikaye olarak) fakat Refik Risk’e gelince “işte şimdi tam olarak Murat Menteş okuyorum” dedim. Elbette her kitap birbirinin aynı olamaz olmasın da tabi. Zaten ben de tekrara düşmekten söz etmiyorum. Yazarın sıkı okurları bence bu gibi şeyler düşünmüşlerdir. Velhasıl, okuyunuz efendim; Murat Menteş yine yapmış yapacağını, vakit kaybetmeden tüm kitaplarını edinip okuyunuz!
  • Kitap, keyifli olduğu kadar edebi. Fantastik betimlemeleri olduğu kadar kaliteli bir kurguya sahip. Farklı yazı tekniklerivar.. İçinde ki birçok cümleyi
    kullanabileceğimi düşünerek alıntıladım


    Aksiyon filmi tadındaydı. Yazarın okuduğum ilk kitabı.

    Ateşin icadından önce ölüp cehenneme giden mağara kadınına selam yolluyorum.

    Diğer kitaplarında görüşmek üzere.
  • Nasıl ve nereden başlasam bilmiyorum, Afili Filintalar mı desem yoksa 'Korkma Ben Varım' mı desem bilemedim. Aslında ben Murat Menteş'i 'Ruhi Mücerret''ten önce ve sonra olarak değerlendiriyorum artık. 'Dublörün dilemması' ve 'Korkma Ben Varım' ile farklı, dinamik bir kalemi olan usta Menteş, 'Ruhi Mücerret' gibi bir 'Antika Titanik' ile geldi yine karşımıza. Neden? Evet çok kalabalık, yine karman çorman bir hikaye, fantastik, aşk soslu ve bol alıntılı. Merak seviyemizi belirli seviyede tutan ama asla daha fazlasını vermeyen. Sanki yazar daha farklı şeyler yazmak istemiş de yazamamış, yazmak istememiş gibi kitap uzadıkça uzamış. Okurken ne zaman bitecek diye bakıp durdum sonuna. Ya yazar artık belirli bir yaş aralığını hedeflemiş yada benim gözümdeki Menteş zaten hiç yokmuş. İlk iki kitabıyla hala başucumda olan yazar artık eski haline dönerse çok mesut olacağım. Çoğu mecrada kendini tekrar eden yazar sıfatıyla bahsedilmiş kendisinden evet haklılık payı yok değil karakter betimlemeleri, olay yerleri, kitaplar arasındaki ufak göz kırpmalar var, sadece beni rahatsız eden seviyeyi düşürmesi yazarın.

    Diğer yanda kitabı beğenen oldukça fazla bu da sanırım beklentiyle açıklanacak bir durum. Ben, 'Korkma Ben Varım' kitabını üçüncü kez okuyayım en iyisi. Antika Titanik'i ben hiç sevmedim çünkü.
  • Murat Menteş hakkında katıldığım epey bir eleştiri olmasına rağmen zevkle okuyan sadık bir okuru olarak maalesef bu son kitabına 3 veriyor ve kendisi ile vedalaşıyorum. O 3 puan da Düblör'ün Dİlemması ve Korkma Ben Varım'ın hatırına.

    Düblör'ün Dilemması'nı 30 yaş civarında yazmış. Ben de 25 yaşımda falan yazarın zekasını, epey farklı tarzını çok sevmiştim. Ardından Korkma Ben Varım, onun ardından Ruhi Mücerret. Sıkça birbirinin aynısı olduğu eleştirisi ile karşılaşsam da ben okurken eğleniyor, gülüyordum. Dolayısıyla da tavsiye etmeye ve okumaya devam ettim. Bu kitabını da çıkar çıkmaz aldım ve okudum. Fakat ne büyük bir hayal kırıklığı anlatamam!

    Öncelikle evet, tarzını değiştirmek zorunda değil, bir üslubu var, bir tarzı var, kitaplarının değişik bir kafası var. Bu anlamda birbirinin aynısı yazıyor eleştirileri bertaraf edilebilir ama bu üslubu, aynı tarzı okura tekrar tekrar okutabilmek ve sevdirebilmek için asıl iyi bir kurguya ihtiyacı var. Okur dört roman boyunca aynı şeylerin farklı versiyonlarını ancak altında çok iyi bir hikaye örgüsü varsa okur diye düşünüyorum. Zaten aksi tutmuş olanı yapmaya devam ederek okurun zekası ile dalga geçmek olur bence. Menteş'in bu kitabı beni bu düşüncelerin tam ortasına attı. Heyecanla elime aldım ama bu kitabında diğer kitaplarındaki gibi hız treninde gidiyormuş hissi veren, güldüren, eğlendiren bir hikaye yok. Twitterda çok tutacak, çok beğeni toplayacak hikaye ile alakalı/alakasız aforizmaların, ansiklopedik bilgilerin arasına hikaye serpiştirilmiş sanki. Diğer kitaplarında da vardı bu tarz şeyler, ama öyle yerlerde vardı ki hikayenin hızını bir üst perdeye taşıyordu, bir kahkaha attırıyordu, ve en önemlisi yeterinceydi. Bu kitabın yarısından fazlası aforizmalar, diğer büyük bir kısmı ansiklopedik bilgiler, kalan yarısı da Şifa Şavk'a duyulan aşkın anlatıldığı onlarca sayfa. Tamamlamak için gerçekten emek harcadım. Kitapları hiç bir zaman iyi edebiyat örnekleri olmayabilirler ama eğlenceli ve farklıydılar, bu kitapta hiç biri yok.

    Belki kendisini ilk kez okuyacak okurlar için yeni bir tarz, yeni bir soluk gibi gelecektir bilemem ama 15-20 yıldır Menteş'i tanıyan ve seven okurları için bence oldukça üzücü bir okuma.

    Bir de o kapağı hiç beğenmedim. ama kapakla ilgili dikkatinizi çekerim ki üzerine iki kitap daha yazmış olmasına rağmen hala "Dublörün Dilemması'nın Yazarından" diye yazmışlar. Bu da bence çok şey anlatıyor.

    Son olarak da bilmem farkedildi mi ama kitapla ilgili inanılmaz bir lansman var. Gazeteler, dergiler, söyleşiler... Hadi bunları geçiyorum. Bostanlı'nın (izmir) en işlek sokaklarında adım başı afiş yapıştırmışlar "Antika Titanik Tüm Kitapçılarda" diye.

    Ne diyeyim, illa okumak isterseniz, yazarı hiç tanımıyor ama bu kadar reklam arasında dikkatinizi çektiyse bence bu kitabı es geçin, Düblörün Dilemması ile Korkma Ben Varım'ı okuyun. Yazarı çok sevin ve orada bırakın:)

    Keyifli okumalar
  • Kitabı Bitirdim.....

    Murat Menteş'in ilk okuduğum kitabıydı Adam bildiğiniz geyik yapmış hayal dünyasını kaleme dökmüş, Hayal dünyasındakileri gerçek dünya ile birleştirip hesaplaşmaya oturmuş..

    Keyifli bir kitaptı Emrah Serbes tarzı Alper Canıgüz tarzı Şelçuk Aydemir tarzı bir yazar zaten hepsi oturup konuşup bir şeyler yapan insanlar..

    Keyifle Okumanız Dileklerimle..
  • bazı kayıplarımız bizden başka şeyler de alır götürür. terk edilince umudunun bir kısmı da yiter mesela. mağlubiyet; özgüven ve azimden pay kapar. başarı ve ödül, tevazuyu tırtıklar...
  • Klasik bir Murat Menteş kitabı. Daha önce kendisini hiç okumamış olsaydım muhtemelen hayran kalırdım Antika Titanik’e. Zekasını ve kelimelerle oyununu her zaman takdir ettiğim bir yazar. Ancak, sanırım kendisinin yeni denizlere yelken açması gerekmekte. İlginç kelime oyunları, kısa tarihi bilgileri, her kısımda başka yazarlardan alıntı yapması hoş ama sürekli kendini tekrarlaması sadık okuyucularını artık heyecanlandırmamakta. Antika Titanik çok akıcı, komik ve bol aforizmalı. Bu kadar fazla aforizmaya gerek var mı ? Bence yok. Murat Menteş’e ait kitaplar arasında herkesin favorisi olan vardır muhtemelen, benimki de Korkma Ben Varım. Müntekim Gıcırbey karakterini kadar iyi tasarlanmışı diğer kitaplarda yok zira. Kendisi yine yazsın, hep yazsın ama bize o keskin zekasının diğer hünerlerini de göstersin. Biz yine seve seve takip ederiz.