• Sevenler döner dediler. Döner dedim sevdim. Döner yedim sevdim. Sevdim döner yedim. O kadar zengin misin dediler. Hayır dedim, ayda bir kere yesem yeter. Ayda bir kere dönse yeter.

    Yedim,dua ettim,sevdim. Kitabı bile var dediler. Kendimi unutmak istiyorum dedim. Unutma, aksine hatırla dediler. Çıkmaz bir sokağa saptım. Çıkmaz sokak yoktur dediler, en kötü ihtimalle gerisin geri gidersin.

    Aşıklar ölmez dediler. Ölmez tabi dedim, hiç üstelemedim, iman ettim. Sevmek, sevdiğinde erimektir dediler. Buharlaşmaya bile razıyım dedim.

    Tatlılardan ne alırdınız dediler. Ne var dedim. Çok şey var ama yardan tatlısı bulunmaz dediler. Ben bunu biliyorum zaten dedim.

    Yürüdüm,koştum,sayıkladım. Yavaş biraz sakin ol dediler. Niye dedim. Öyle gerekiyor dediler ve eklediler, aynaya bak ve kendinle konuş. Sevdiğin seni ancak böyle duyar dediler.

    Kendimi kandırabilir miyim dedim. Olmaz dediler. Kendini de başkasını da kandıramazsın. Olan olmuştur olacak olan da olmuştur, ok yaydan çıkmış dediler.

    Sizde çare bulunmaz mı dedim. Yok dediler. Herkes kendi çaresini kendi bulur dediler.
  • Sensizim, sana koştum iklimler boyu
    Uykular, yanan liman, uykular haram
    Bir vapur geçer, dalgasında savrulan ben...
  • Onların Bütün hayatı bir maskeli oyundur, sonunda kimseye hile dolan yapmasalar da herkese hile dolan yapmaya çalıştıkları bir kostüm kabuğudur.
  • DELİ DELİ KULAKLARI KÜPELİ :))

    Daha küçükken derlerdi inanmazdım!
    Meğer öyleymiş, deliymişim.
    Öğrendim.
    Deli derler bana, ne yaptığını bilmeyen nereye gittiğini bilmeyen, nasıl yaşanır?
    Nasıl sevilir? Nasıl bakılır hayata?  Nasıl ölünür?         
    Bilmeyen bir deli!
    Ne zaman delirdim bu kadar?         

    -Bu kitap delirerek ölenlere/ölmeyi bekleyenlere…

    Bu yaptığın tam bir delilik Mine SÖĞÜT!

    Böyle karanlık hayatlarla, ölümlerle insanı delirtiyor deli olduğunu unutanlara da hatırlatıyorsun (mesela bana)!

    Hayatınızda yaptığınız en büyük delilik nedir diye sorsam bir düşünür en basit şeylerden bahsedersiniz özellikle siz ERKEKLER!
    Yanlış anlamayın sizde delirebilirsiniz buyurun delirin okuyun delirin HAKKINIZDIR.
    Amma velakin diyeceğim o ki siz bizim kadar deliremezsiniz!
    En çok biz deliriyoruz biz tükeniyoruz, biz yitiriyoruz akıl sağlığımızı.
    —-
    21 Hikaye diyorlar, ben hikaye okumadım.
    Düştüm bir karanlığa..

    "Bana ait tek odanın penceresi hep karanlığa bakar. O yüzden geçmişimi de göremem geleceğimi de."

    Küçükken o çok korktuğum karanlık odama döndüm.
    Susadım,sıkıştım,acıktım.
    Korkumdan, karanlıkta kalkamadım.
    Aç uyudum ,susuz kaldım, yatağımı ıslattım.
    Ve ben yıllar sonra tekrar düştüm karanlığa
    Bu sefer karanlık olan odam değildi.
    Karanlık olan elimdeki bu kitaptı.
    Beni korkutan kitap da değildi, bendim.
    İnsan kendinden korkar mı hiç?
    Demeyin!
    Korkabilirsiniz, delirebilirsiniz mesela ben iyice delirdim ve korktum.
    Bu kadar delirdiğimi/delireceğimi bilmezdim.
    Ruhum dardır benim. İyice daraldım. Tıkandım. Tiksindim.
    Koştum aklı başında bir şey yapmaya beceremedim.

    -Sen ne yaptın Mine?

    İçinden çıkılmayan ihanetlerle,cinayetlerle,tecavüzlerle, ölüme çağırdın bizi işte aynen böyle..

    “As kendini as kendini as as as as as as...
    Vakvak ağacı seni çağırıyor... 
    gel dallarımda sallan diyor... 
    boynunda incecik bir urgan diyor... 
    korkma... 
    korkma...
    korkma seni rahat rahat taşır, kopmaz diyor...”

    Tekrar ettin sürekli öyle çok tekrar ettin ki zorla benimseyelim istedin.
    Hatırlattın bize gerçekleri içimizdeki suskunlukları.
    Kadın olmanın tüm zorluklarını.


    Kitabın kapağı bas bas bağırıyor aslında okursan delirirsin!
    Birde içindeki öyküler demeyeceğim
    Öyküler başlı başına bir karaltı zaten.
    Resimlere ne demeli onlar nasıl korkunç öyle !

    Deli kadın ne diyorsa o !

    Ben rahatım zaten deliydim. İyice delirdim. Bir şey eksilmedi.
    Ama aklınızı seviyorsanız delirmek istemezseniz uzak durun!
  • " Söz vermiştim kendi kendime: Yazı bile yazmayacaktım. Yazı yazmak da bir hırstan başka ne idi? Burada namuslu insanlar arasında sakin, ölümü bekleyecektim; hırs, hiddet neme gerekti? Yapamadım. Koştum tütüncüye, kalem kâğıt aldım. Oturdum. Ada'nın tenha yollarında gezerken canım sıkılırsa küçük değnekler yontmak için cebimde taşıdığım çakımı çıkardım. Kalemi yonttum. Yonttuktan sonra tuttum öptüm. Yazmasam deli olacaktım."
    Sait Faik Abasıyanık
    Sayfa 208 - M.E.B. Yayınları, İstanbul, 1998.(Haritada Bir Nokta hikayesi)
  • Allah'ı arar bir kuştum
    Buluttan buluta koştum
    Güneşin harına düştüm
    Kandım sıcak nefesine
  • GERÇEK BİR HİKAYEDİR!!
    https://youtu.be/CSLgmOP4sV0

    Daha 6. Sınıftaydım ozamanlar... Neyse Günün birinde sınıfta bir gürültü kapıya baktım sınıfa yeni bir kız geldi , Okulumuza yeni gelmişti bu kızdan hoşlandım ya basbaya sevdim daha 6. sınıftaydım Nasıl açılacağımın düşünceleri boğuyordu zaten. 7. sınıfa geçtik Kızla daha bi samimiydik 7. sınıfın 2.dönemine geçtiğim sırada kızla çıkmaya başladık Ne bilim hep gülüyorduk her gün beraberdik daha önce hiç bu kadar mutlu görünmemiştim , görünmemiştik.. Babası vefat etmişti o daha ufakken abileri ve annesi ile yaşıyordu. 8. sınıfa geçtik bakış açımız daha çok genişledi nasıl desem bu sefer okuldan ayrılcaktık ya o hissin verdiği tedirginliği canımı sıkıyordu zaten.. onunda canını sıkmıyor değildi. Ben onsuz yaşayamam cümlesine her defada yüzüne söylerdim oda bensiz yaşayamam diyip yüzüme söylerdi.. her gün okula gelip konuşuyorduk hafta sonları arada bir sinema veya normal etüt aktivitelerimiz vardı. Her yere beraber gidiyorduk. o zamanlar hayatımı adadığım kişiydi onsuz bir yere gidemiyordum oda bensiz gidemiyordu. aynı Liseyi yazdık İstediğimiz çıktı aynı liseyi tutturmuştuk. öyle sevinmiştim ki Sanki gökyüzünde uçuyor gibiydim oda benim gibi hissediyordu. Yaz tatiline girdik girdiğimiz ilk aylarda haftada 1/2 defa buluşuyorduk ilk aylara kadar aramız hiç kopmadı sonra hiç haber alamadım hani evine gitsem ayıp olur. bir gün kafamın tası attı evinin önüne gidip saatlerce oturdum kimse pencereye bile çıkmadı. onun mahalleden bir arkadaşı vardı ona sordum nerde diye. 1 haftadır hastanede dedi hangi hastane olduğunu öğrendim tutup hastaneye gittim. Ailesi beni tanıyordu ben ne oldu der demez ağladım hiç durmadım. kızın abisi yanıma gelip. dışarı çıkalım dedi dışarda konuşalım abisi "kanser" dedi mide kanseri dedi. ben eve koştum hastanede dursaydım canıma kıyardım.. hemen hemen 1 hafta geçti ailesinden Ercan abisi telefon açıp Vefat etti diyerek ağladı öyle ağladım ki mezarına yalnız gidip o güldüğümüz günler okuldaki anılarımız hocalarla birlikte espiri yaptıklarımız anlar geldikçe başımı toprağına gömüyordum. kimseyi böyle sevemezdim diyordum kimseyle böyle olamam birdaha diyordum , birbirimize sensiz yaşayamam diyorduk Herşeyi diyorduk da Olmadı anlıyormusun Olmadı Lan.! Yaşım şuan 18 Daha kimseyi böyle Sevemedim dahada mezarına gidip geliyorum Acılarım eskisi gibi değil ama her gittiğimde ister istemez ağlıyorum. Şimdiki kızlara veya erkeklere bakıyorum birbirlerine verdiği değere Aşk diyolar sevgi diyolar 2 gün sonra ayrılıp birbirlerine kanka diyolar Canımı öyle sıkıyor ki bu devirde yaşanılan tüm Aşk sevgi muhabbetleri , Eski nastoljier şekilleniyor beynimde Eski aşklar eski sevmeler Bilakis ben hayatta olmayan birine aşık olmuşken siz birgün aşk ikinci gün Kanka diyip Hayatı aşkla yasaklayın hiç biriniz sevgi nedir aşk nedir bilmediniz Lan..!!! #MEŞGUFE