kader

@kozmiklattee·
·
sabitlendi
Oysa ateşlerin ya da aşkların ortasında ayakta kalabilmek için nasıl bir güç ve enerji gerekiyordu, bunu anlatmasını isterdim, birinde yenik düşmeye başlayınca öbürüne nasıl sarıldığını, dünyanın üstüne çullandığını gördüğü sırada Dostoyevski, Tolstoy, Fitzgerald okumanın insana ne verdiğini.
Neden bunalımları çözümleyemiyoruz? Neden dost olmadan, erkek-kadın , karı-koca olmaya çabalıyoruz? Sevişmek için ilkin nikah imzası mı atılmalı? Ya da yalnız kalıp, yıllar yılı erkek-kadın özlemiyle kendi kendilerine mi boşalmalılar? Erkekler, kadın resimlerine mi bakıp heyecanlanmalılar? İlk kadını genelevde mi tanimalılar? Karı-kocalar birbirlerinin gövdelerine mal gözüyle mi bakmalı? İnsanın doğal yapısı bu davranışların tümüne aykırı. Bizim insanlarımızın insan sevmesi, insan okşaması çocukluktan engelleniyor. Saptırılıyor. Çarpırılıyor.
Şimdi ben özgürüm. Burada özgürlük sözcüğünü yalnızca kapalı olmamak, kilitlerin ardında bulunmamak anlamında kullanıyorum. Ölümle burun buruna geldim, ama işte özgürüm.
Seni saklayacağım
Seni saklayacağım inan Yazdıklarımda, çizdiklerimde, Şarkılarımda, sözlerimde. Sen kalacaksın kimse bilmeyecek Ve kimseler görmiyecek seni. Yaşayacaksın gözlerimde. Sen göreceksin, duyacaksın Parıldayan bir sevi sıcaklığı. Uyuyacak, uyanacaksın. Bakacaksın, benzemiyor Gelen günler geçenlere, Dalacaksın. Bir seviyi anlamak Bir yaşam harcamaktır. Harcayacaksın. Seni yaşayacağım, anlatılmaz. Yaşayacağım gözlerimde; Gözlerimde saklayacağım. Bir gün, tam anlatmaya... Bakacaksın, Gözlerimi kapayacağım... Anlayacaksın.
Şiir
Ben çiçeklileri Renklileri Delileri severim. Birde delilikleri.