Gılgamış Destanı mezopotamyada ortaya çıkan tarihteki ilk yazılı destandır. Kral Gıl­­gamışın yaşam serüvenini ve ölmemek için verdiği savaşı anlatır ayrıca nuh tufanının anlatıldığı ilk yazılı eserdir. Uruk kentinin kralı Gılgamışın yaşamını anlatan destan (kimilerine göre)! kutsal kitapların da kaynağıdır

Hasan, bir alıntı ekledi.
20 Oca 14:44 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Kral Gılgamış
Arkadaşım Enkidu'nun uğruna
döküyorum gözyaşlarımı
Yas tutan bir kadın gibi inliyorum
Kardeşim için ağlıyorum.
Ey Enkidu kardeşim!
Yanımdaki baltam,
Elimin gücü, önümdeki kalkan,
kuşağımdaki kılıç!
Sendin
En ender süs, en görkemli giysi;
Uğursuz bir alınyazısı senden yoksun kıldı beni..

Dengbejlerim, Mehmed Uzun (Sayfa 46 - İthaki yayınları)Dengbejlerim, Mehmed Uzun (Sayfa 46 - İthaki yayınları)
Rigor mortis, bir alıntı ekledi.
09 Oca 00:21

Biranın kısa tarihi
En eski atasözlerinden biri Sümer dilinde yazılmıştı ve herhangi bir kaza durumunda içkiyi her türlü suçlamadan muaf tutmaktaydı:
Biranın hiçbir suçu yoktur.
Bütün suç yoldadır.
Ve kitapların en eskisinin anlattığına göre, Kral Gılgamış'ın dostu Enkidu bira ve ekmeği tanıyan vahşi bir hayvan gibi yaşıyordu.
Bira bugün Irak diye adlandırdığımız topraklardan Mısır'a gitti. Yüze yeni gözler kattığı için Mısırlılar onu Tanrı Osiris'in bir armağanı olduğunu sandılar. Arpa birası ekmeğin ikiz kardeşi olduğu için ona sıvı ekmek adını verdiler.
Amerika kıtasındaki And bölgesinde tanrılara sunulan en eski armağandır: toprak ilk başlardan beri günlerini şenledirmek için Mısır birasıyla ıslatılmayı talep etmektedir.

Aynalar, Eduardo Galeano (Sayfa 20 - Sel Yayınları)Aynalar, Eduardo Galeano (Sayfa 20 - Sel Yayınları)
İsa ©, bir alıntı ekledi.
 13 Ara 2017

Nebukadnezar'ın oğlu ya da torunu (bu konu soy araştırmacıları açısından kesinlik kazanmış) Kral Belşazar'ın Babil'i var; ki Tanrı'nın yazısını dubarda ilk gören kişi o. Büyük Iskender'in kuzey Hindistan'dan Mısır'a ve Yunanistan'a uzanan bir imparatorluğun başkenti yapmak istediği; fatihin 323 yılında, otuz üç yaşında ve elinde İlyada'nın bir kopyasını tutarken can verdiği Babil var. Aziz Yuhanna'nın kafasındaki büyük Babil- fahişelerin ve günahların doğduğu yer olan kent var: : Fuhuş gazabının şarabını tüm milletlere içiren Babil. Bir de benim taksi şoförümün Babil'i var: Teyzesinin oturduğu Hilla kentine yakın olan Babil.
Arkeologlar kitapların tarihöncesinin burada olduğunu (hiç değilse buraya yakın bir yerde) olduğunu savunuyorlar. Yakın Doğu'nun havasının serinleyip, kuruduğu dördüncü binyılın ortalarına doğru, güney Mezopotamya'nın tarım toplukları dağınık köylerini bırakıp, daha büyük kentsel yapılaşmalara gittiler. Bu kentler de kısa süre içinde kent-devletleri oluşturdu. Tarım yapılabilen az miktarda toprak için sulama teknikleri ve olağanüstü tarım gereçleri geliştirdiler. Bu yeni kentliler, dördüncü binyılın sonuna doğru, artan karmaşıklıktaki bir toplumu, onun yasalarını ve ticaretini düzenleyebilmek için insanlar arasındaki iletişimi kökten değiştirecek bir sanat biçimi buldular: Yazı.
Yazı, büyük bir olasılıkla, ticari amaç için yaratıldı. Kaç büyükbaş hayvanın hangi aileye ait olduğunu anımsamak için gerekiyordu. Ya da kaçının bir yerden bir yere götürüldüğünü bilmek için. Yazılı bir işaret, belleksel bir araçtı: Öküz resmi öküzün yerine geçiyordu. Okura alışverişin öküz üstünden yapıldığını, kaç öküz tuttuğunu ve belki de alan ile satanın adlarını belirtiyordu. Bu biçimde sunulan bir bellek, bir anlaşmanın belgesiydi.
İlk yazılı tabletlerin yaratıcısı, bu kil parçalarının, anıları bellekte tutmaktan daha geçerli olduğunu kavramış. olabilir, Tabletlerde saklanan bilgi sonsuz miktarda olabilir. İnsan tabletleri sonsuz sayıda üretebilir. Oysa beynin kapasitesi sınırlıdır. İkincisi; kil tabletler bilgiyi yeniden sunabilmek için bir bellek sahibine gereksinim duymazlar. Elle tutulamayan bir şey - bir sayı, bir haber, düşünce ya da emir- mesajı gönderen fiziksel olarak orada bulunmasa da elde edilebilir. Bir mucize gibi düşlenebilir, not alınabilir ve zaman ile yerin ötesine geçebilir. insanoğlu, medeniyetlerin ilk belirdiği günden başlayarak coğrafyanın ölümün ve unutkanlığın erozyonunun üstesinden gelmeye çalışmıştır. Tek bir eylemle -kil tablete yapılan ufacık bir çizikle- o adı sanı bilinmez ilk yazıcı tüm bu olanaksız gibi görünen şeyleri bir çırpıda başarmıştır.
Ne var ki, bu ilk çizik ile yaratılan yalnızca yazı olmakla kalmamıştır: Gerçekleşen bir başka buluş daha vardır. Yazı yazma eyleminin amacı metnin kalıcılığını sağlamak -başka bir deyişle okunabilir yapmak- olduğuna göre, çizik aynı anda bir okur da yaratmaktadır. Bu rol bir okur fiziksel anlamda var olmadan önce yaratılmış bir roldür. İlk yazan kil üstüne işaretler koymak türünden yeni bir sanat tasarlayadursun, oluşan bir başka sanat dalıydı. Bu olmadan işaretlerin hiçbir anlamı olamazdı. Yazar anlam üreticisi, işaretlerin yaratıcısıydı ama bu mesajların anlaşılabilir kılınması için onları çözebilecek, anlam verecek, seslendirecek bir büyücü gerekiyordu. Yani yazı bir de okur gerektiriyordu.
Yazar ve okur arasında baştan beri var olan ilişki olağanüstü bir çelişki sunar: Yazar okuru yaratırken, yazarın ölüm fermanını da yayımlamış olur. Bir metnin tamamlanabilmesi için yazarın aradan çekilmesi, var olmaması gerekir. Yazar var olduğu sürece metin tam değildir. Ancak yazar metni bıraktığı zaman metin var olur. Bu noktada varlığı sessiz bir varoluş biçimidir. Bu sessizlik, okur onu okuyana kadar sürecektir. Göz, tabletin üstündeki işaretlerle ilişki kurunca metin yaşam bulur. Yazılanların tümü okurun cömertliğine dayanır.
Okur ile yazarın arasındaki bu huzursuz ilişkinin bir başlangıcı vardır; gizemli bir Mezopotamya akşamüstünde tüm zamanlar için belirlenmiştir. Ölümünden sonra var olan bir yaratıcı, daha doğrusu, yaratılmışların kendi kendilerine konuşabildikleri ve onlar olmazsa bütün yazının öleceği, ölümünden sonra var olan yaratıcı kuşaklar ile ölürken doğuran ilk yaratıcı arasındaki verimli ama aynı zamanda anakronik bir ilişkidir. Okumak ta başından bu yana yazmanın yüceltilmesidir.
Yazı hemen çok güçlü bir beceri olarak benimsendi ve yazıcılar Mezopotamya toplumunun katmanlarında hızla yükseldiler. Okuma becerisi yazıcı için kaçınılmaz biçimde temeldi, ama ne yaptığı işe toplumun verdiği ad, ne de toplumun işi algılama biçimi okuma eyleminin varlığını içeriyordu; yalnızca onun belgeleme eylemine odaklanılmıştı. Yazıcı açısından işinin toplum tarafından kamu yararına belgeleme, kayıt tutma işi olarak algılanması, bilgiyi yeniden ortaya çıkarabilen kişi (buna bağlı olarak da ona anlam verebilen kişi) olarak görülmek daha güvenliydi. Bir generalin, hatta bir kralın dili ve gözleri olabilirdi ama böylesi bir siyasal güç ortaya dökülmemeliydi. Bu nedenle de Mezopotamya'nın yazıcılar Tanrıçası Nisaba'nın simgesi gözlerin önüne tutulan tablet değil, kil üstüne yazan aletti, yani, stylus'tu.
Mezopotamya toplumunda yazıcının rolünü abartmamak olanaksız gibidir. Yazıcılar haber iletmek; kralın buyruklarını yazıya geçirmek; yasaları kaydetmek; takvimi belirleyecek olan gökbilimsel verileri toplamak; asker, işçi, malzeme ve hatta sığırların hesabını tutmak; ticari ve mali anlaşmaları belgelemek; tıbbi bulguları ve reçeteleri yazmak; ordunun seferlerine katılarak savaşın günlüğünü tutmak ve haberleşmeyi sağlamak; vergileri değerlendirmek; anlaşmaları kâğıda geçirmek, kutsal ve dini metinleri saklamak ve insanlara Gılgamış Destanı gibi metinleri okutarak eğlendirmek için vardılar. Bunlardan hiçbiri yazıcı olmadan yapılamıyordu. İletişimi sağlayan, mesajların çözümlemesini yapan göz, el ve ses oydu. İşte bu nedenledir ki Mezopotamyalı yazarlar doğrudan yazıcıya seslenirlerdi: "Efendime de ki: Böyle der ...., kulunuz."

Okumanın Tarihi, Alberto Manguel (undefined)Okumanın Tarihi, Alberto Manguel (undefined)

Mondo senin avuçlarında tersten tekerrür.


Sen gelirsen ;

Ölmezotlar "ölü otlar olur".
Kasimpatılar Mezarlıkları terk eder.
Şehre tufan vaveyla tutulur.
Tanrıça İsis, tanrı osarisi nil derinliklerine atar.
Hera ,zeusu terk eder ,Poseidon dünyayı sarsar.
Tanrı Hades Persephone'yi kaçırır mevsimler ayağa kalkar toprağın ve bitkisel doğanın kışın canlanmazı, yazın ölmesi gerçekleşir.
Tanrıça Artemis bakireliğini bozar.
Herkül ve telemak altın postu bulur.
Avivalı azize tereza engizisyondan kurtulur
Büyük dev insanlar ,titanları hazar denizinde boğar.
Moby dick ismahel 'e esir olur .
Klopetranın burnu uzar mısır yok olur,sezar diye biri olmaz.
Vizigortlar dünya'ya hakim olur .
Heidrun memelerinden şelale akan şarablar İskandinavya yı sarhoş eder.
Vikingler valhalla'da tanrı odini öldürür.
İspermecet balinaları karada omnibusları çeker ,içinde göksel yaratıcı olur.
Taverna kadınları Babil kralı hammurabi 'yi diri yakar krematoryumda.
And dağlarında tanrılar sana bira sunar.
Gılgamış olümsüzluğü bulur, Enkidu'yu yeniden yaratır .
Halklar tiranları giyotine indirir.
Nil senin adınla kükrer .
Hatşeput savaş tanrıçası olur.
Lu shi böcek olur ilaç kutusuna muzdarip.
Amazon kadınları tanrıça diana'nın memelerine tutulur, herkül esir olur amozonlara.
Prometeus zeusu kayaya zincirler.
Yahudi bir kral ,zenci kadına tanrısal köle olur ve kadın der ki ona;
"Ağzının öpüşü şaraptan daha lezzetli. "
Tanrıça Athena ketemperem, Truva atını salar sulardan içinde bir yığın insan.
Mağara adamları senin resmini stilize çizer duvarlara.
Ve sen gelirsen ;
Bir karanfil doğurur tabiat ana, benim içimde gugugkuşları uçar senin diyarına.

Mondo senin avuçlarında tersten tekerrür.
Sen gelirsen ;

Ölmezotlar "ölü otlar olur".
Kasimpatılar Mezarlıkları terk eder.
Şehre tufan vaveyla tutulur.
Tanrıça İsis, tanrı osarisi nil derinliklerine atar.
Hera ,zeusu terk eder ,Poseidon dünyayı sarsar.
Tanrı Hades Persephone'yi kaçırır mevsimler ayağa kalkar toprağın ve bitkisel doğanın kışın canlanmazı, yazın ölmesi gerçekleşir.
Tanrıça Artemis bakireliğini bozar.
Herkül ve telemak altın postu bulur.
Avivalı azize tereza engizisyondan kurtulur
Büyük dev insanlar ,titanları hazar denizinde boğar.
Moby dick ismahel 'e esir olur .
Klopetranın burnu uzar mısır yok olur,sezar diye biri olmaz.
Vizigortlar dünya'ya hakim olur .
Heidrun memelerinden şelale akan şarablar İskandinavya yı sarhoş eder.
Vikingler valhalla'da tanrı odini öldürür.
İspermecet balinaları karada omnibusları çeker ,içinde göksel yaratıcı olur.
Taverna kadınları Babil kralı hammurabi 'yi diri yakar krematoryumda.
And dağlarında tanrılar sana bira sunar.
Gılgamış olümsüzluğü bulur, Enkidu'yu yeniden yaratır .
Halklar tiranları giyotine indirir.
Nil senin adınla kükrer .
Hatşeput savaş tanrıçası olur.
Lu shi böcek olur ilaç kutusuna muzdarip.
Amazon kadınları tanrıça diana'nın memelerine tutulur, herkül esir olur amozonlara.
Prometeus zeusu kayaya zincirler.
Yahudi bir kral ,zenci kadına tanrısal köle olur ve kadın der ki ona;
"Ağzının öpüşü şaraptan daha lezzetli. "
Tanrıça Athena ketemperem, Truva atını salar sulardan içinde bir yığın insan.
Mağara adamları senin resmini stilize çizer duvarlara.
Ve sen gelirsen ;
Bir karanfil doğurur tabiat ana, benim içimde gugugkuşları uçar senin diyarına.

Halil Yavuz KAYA, bir alıntı ekledi.
26 Şub 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Öylesine güçlü, üstün, bilgiç, bilge olan olan bir kral, oğulu babaya, sevileni sevene, kocayı karıya hiç bırakır mı?

Gılgamış Destanı, Kolektif (Sayfa 27 - Cumhuriyet yayınları. Dünya klasikleri. Ceviri Muzaffer Ramazanoğlu.)Gılgamış Destanı, Kolektif (Sayfa 27 - Cumhuriyet yayınları. Dünya klasikleri. Ceviri Muzaffer Ramazanoğlu.)

Akıcı bir dile sahip, dünya edebiyat tarihinde yerini almış, farklı kültürlere ait destanların yer aldığı bir kitap. Kral Arthur'dan Osiris'e, Thor'dan Gılgamış'a...Sizi müthiş bir yolculuk bekliyor.

Bu günkü kitap sipariş listem aşağıdadır,sonunda eşim beni boşayacak.

*Kırk Yıl Önce Kırk Yıl Sonra Rıfat Ilgaz
*Prens Niccola Machiavelli
*Yeraltından Notlar - Hasan Ali Yücel Klasikleri Fyodor Mihailoviç Dostoyevski
*Ev Sahibesi - Hasan Ali Yücel Klasikleri Fyodor Mihailoviç Dostoyevski
*Karartma Geceleri Rıfat Ilgaz
*Yokuş Yukarı Rıfat Ilgaz
*Lüzumsuz Adam Sait Faik Abasıyanık
*Yükümlülükler Üzerine - Hasan Ali Yücel Klasikleri Cicero
*Bir İdam Mahkumunun Son Günü - Hasan Ali Yücel Klasikleri Victor Hugo
*Üç Ölüm - Hasan Ali Yücel Klasikleri Lev Nikolayeviç Tolstoy
*Kral Arthur ve Şövalyeleri Howard Pyle
*Gülme - Hasan Ali Yücel Klasikleri Henri Bergson
*Bir Düğün Gecesi - Dar Zamanlar 2 Adalet Ağaoğlu
*Hayır... - Dar Zamanlar 3 Adalet Ağaoğlu
*Beyaz Geceler - Hasan Ali Yücel Klasikleri Fyodor Mihailoviç Dostoyevski
*Çocukluk Lev Nikolayeviç Tolstoy
*Locke Lamora'nın Yalanları Scott Lynch
*Özel Günceler - Apaçık Yüreğim Charles Baudelaire
*Gılgamış Destanı Kolektif
*Damla Damla Günler 1 Adalet Ağaoğlu
*Tarihin Yaşam İçin Yararı ve Sakıncası - Zamana Aykırı Bakışlar 2 *Friedrich Wilhelm Nietzsche
*Eğlenceli Maketler Çiftlik Carly Blake
*Çıkartmalarla Kolay Matematik Eğlenerek Öğrenelim 7-8 Yaş Jo Chambers
*Kadınlar Eduardo Galeano
*Altın Gözlük Giorgio Bassani