CEM AKDAG, Montaigne'le Bir Yaz'ı inceledi.
16 saat önce · Kitabı okudu · Beğendi · 6/10 puan

Montaigne Cicero gibi insanın kamusal hayatta ,insanların arasında ya da mesleğin icra ederken tam olarak kendisi olmadığını düşünür. İnsan yalnızlıkta, tefekkürde ve okuyarak kendisi olur.

Aylaklık boş olmak değerini yitirerek tembellikle eşanlamlı olmuştur.

Dürüstlük insan ilişkilerinin kurulmasında vaz geçilmez olanıdır.

İnanç, sadakat, güven ve sırdaşlık, hepsi birdir..

Dürüstlük, kötülük ,kurnazlık ,maske, aldatma, hile olmamasıdır.

Kısaca, dürüstlük, sadakat, görünen ile olunan, gömlek ile ten arasındaki uygunluğun güvencesidir.

Canın istediği gibi, düzensizce, belirli bir yöntemi izlemeden bir kitaptan ötekine geç...

İç savaş, savaşların en kötüsüdür, öyle ki ertesi sabah özgür bir insan olarak uyanıp uyanamayacağını asla bilemez, hayatta kalmak için şansını kadere bırakır insan.

Şu anki zavallı durumumuzda, alışmak doğanın bize verdiği gerçek hediyedir, çünkü doğa duygularımızı uyutarak bütün kötülüklere dayanmamızı sağlar.

Kendime sürekli yönelttiğim dikkat başkalarını da aynı dikkatle değerlendirmeme yol açıyor, bu kadar mutluluk ve açıklıkla yaptığım çok az şey var.

Sözün yarısı konuşana, öbür yarısı dinleyenedir.

Bütün dünya bir tiyatro oyununda oynuyor .Petronius

Gençler samimiyet, doğruluk ve dolayısıyla olunanla görünüş arasında mükemmel bir birlik, yüce bir şeffaflık düşler.

Hamlet tüm saray adetlerini ve uzlaşmalarını reddeder Kraliçe olan annesine
“I know not ‘seems” diye bağırır. BEN GÖRÜNÜŞ TANIMAM.

Phaesphoros, bir alıntı ekledi.
 17 saat önce · Kitabı okuyor

Bîr
Şehir, zengin bölgelerinde ışıldayan sokak lambalarıyla aşağıda uzanıyordu. Bu insanlar, geceleri gaz lambası yakmayı hakli gösterecek kadar mühimlerdi, sanki ışık onları bir kilit, bir kılıç ya da bir kalkan gibi koruyabilirdi.

Yetim Kraliçe, Jodi Meadows (Sayfa 9 - Wilhelmina Korte)Yetim Kraliçe, Jodi Meadows (Sayfa 9 - Wilhelmina Korte)
fatmagül, İki Şehrin Hikâyesi'ni inceledi.
22 May 17:03 · Kitabı okudu · Beğendi · 6/10 puan

O günler en iyisiydi, ya da en kötüsüydü, akıl çağıydı ve aptallık çağıydı, inançlar zamanıydı ve inançsızlıklar zamanıydı, ışık mevsimiydi ve karanlık mevsimiydi, umut baharıydı ve umutsuzluk kışıydı; yaşayabilmek için her şey vardı önümüzde ve yaşayabilmek için önümüzde hiçbir şey yoktu; hepimiz doğrudan cennete gidiyorduk, hepimiz doğrudan cehenneme gidiyorduk.Kısacası o günler, tıpkı şimdiki gibi o kadar uzaktaydı ki, kimileri iyi ve kötü şeylerin üstünlük dereceleri karşılaştırdığında, o günlerin gelmiş geçmiş en iyi günler olduğunda ısrar ediyorlardı. İngiltere tahtında bir kral oturuyordu büyük ağızlı ve çirkin suratlı. Fransa tahtında bir kral vardı geniş ağızlı ve bir de kraliçe, güzel yüzlü.Bu iki ülkede de kristalden bile daha parlak olan; devletin özel çıkarları uğruna korunan balık ve ekmeklerine bakan soylular, var olan her şeyin değişmeden var olmaya devam edeceğini düşünüyorlardı.Bizim kralımızın yıllarıydı, bin yedi yüz- bin yedi yüz yetmiş beş...

Aysun Hanımın çizimleri de kalemi de bana hitap ediyor. At arabasının desenlerine bayıldım mesela. Bebeğini doyuran kraliçe anne ise muhteşem.

Hilal Kılıç, Kral Oidipus'u inceledi.
21 May 16:49 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Kral Oidipus, Sophokles tarafından yazılan bir Yunan tragedyasıdır.

Laios, çocuğunun kendisini öldürüp annesiyle de evlenme kehanetinin içerisinde bulur kendisini. Yani oğlu hem baba katili hem de annesinin kocası olacaktı. Kral ve karısı onu bebekken ayaklarından bağlayıp bir çobana verirler. Onu bir yere atmasını ya da öldürmesini isterler. Fakat çoban bebeğe kıyamaz onu öldüremez. Ne yapacağını düşünürken çocukları olmayan kral ve kraliçe aklına gelir. Ve kaderin engellenemeyişi bu eşsiz eserde en güzel ifâdesini bulur.

Kral Oidipus kendisinden emin, inatçı ve biraz da paranoyak biridir. Olmayan şeyleri kendinden emin bir eda ile hükmeder.

PINAR DEĞİRMENCİ, Cress'i inceledi.
21 May 16:17 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 10/10 puan

Cress
Marissa Meyer
Ve Cress uyduya hapsedilen bir kabuk
Onun hikayesini okumakta eğlenceliydi
Aslında bir romantik ama tamamen dahi
O bir aşık bir o kadarda masum
Hızlı akıcı ve sürükleyici devam ediyor seri
İşler tamamen karışıyor ve Kai sonunda herseyi öğreniyor yani burada tamamen hikayelerinin tersini yaşıyoruz okuyunca ne demek istediğimi anlayacaksiniz Wolf a çok üzüldüm ya Scarlett ah onların hikayelerine doyamadan Cress ve kaptan ikilisini okuyoruz bu kitapta aşktan çok savaşı anlatan yani iyiydi bölüm hızla bitti bakalım dördüncü kısım nasıl devam edecek özelikle kötü Kraliçe lavinya ...

Hemen ardında feodal aristokratlar yitirmiş oldukları ayrıcalıkları geri almak için mücadeleye giriştiler. Kraliçe yetkilerinin sınırlandırılması istendi. “Karavi” adıyla yeni bir devlet organı oluşturulacaktı. “Karavi”nin üyeleri feyodal aristokratlar olacak ve bütün kararları onlar alacaktı. Kendi hükümdarlığını kalıpsal hâle getiren bu öneriyi Tamar kabul etmedi. Tamar, Kutlu Arslan’ı görevinden aldı ve ileri gelenlerle vezirlerini  konuşturarak sorunu çözdü. Daha sonra kraliçenin sarayının karar verme yetkisi kabul edildi...