1947'de Ulusal Güvenlik Yasası ile kurulan NSC'nin ulusal güvenlik danışmanları bile, çoğu zaman dışişleri bakanlarını, bazen de başkanları bile gölgede bırakacak etkinliğe, karizmaya sahip olabilmektedirler.
Henry Kissinger, Zbigniew Brzezinski, Sandy Berger gibi iz bırakan ulusal güvenlik danışmanlarının yanı sıra Oliver North, Amiral John Poindexter, Bud McFarlane gibi teröristlerle işbirliği yapmaktan hüküm giyenlere de rastlanmaktadır.
ABD'nin iç ve dış tehdit odaklarının tabiri caizse çetelesini tutan, izleyen, raporlaştıran ve sonra da gereklerini yerine getiren kurumlar ağının zirvesinde Ulusal Güvenlik Konseyi(NSC) yer alıyor.
Ve hangi nedenle ve ne süreyle gerçek çapını ve kapasitesini bildiğimiz malum politikacılara, gazetecilere, sözde sanatçılara, şeriatçı ve bölücü medya kuruluşlarına, vakıflara, derneklere, tekke ve zaviyelere, örgütlere, espiyonaj ve provokasyon amaçlı dış vakıf temsilciliklerine, casus diplomatlara ve sahtekar-ikiyüzlü insan hakları sömürücülerine -sözde demokrasi adına- tahammül etmek zorundayız?
Tüm dış odakların akredite ettiği, hatta Türkiye Cumhuriyeti'nin kurumlarından bile üstün tutup güvenilir bulduğu sözde insan hakları savunucularının toplandığı dernekler ikiye ayrılır:
Azınlık ırkçısı sosyalistlerin derneği, azınlık ırkçısı şeriatçıların derneği.