peaceful, bir alıntı ekledi.
13 May 20:52 · Beğendi · 8/10 puan

"..bilim adamları hemen hemen her şeyin olası olduğunu da kabul etmek zorunda kaldılar. Çünkü mutlaklarla değil, olasılıklarla yönetilen bir evrende bütün sonuçlar vardır.
Örneğin, bir partikül, olasılıklara göre bir bilim adamının laboratuvarında olabilir; ama başka bir olasılıkla da evrenin başka bir yerinde olduğudur. Böylece çağdaş kuantum fiziği doğdu."

Olasılıksız, Adam Fawer (Sayfa 113 - April Yayıncılık)Olasılıksız, Adam Fawer (Sayfa 113 - April Yayıncılık)
Elçin Ertem, Zamanın Kısa Tarihi'yi inceledi.
12 May 01:25 · Kitabı okudu · 10 günde · Beğendi · Puan vermedi

Anlatımın basit olması kuantum fiziği konusunu basitleştirmiyor maalesef. Özellikle mikrofizikle ilgili bölümler lise seviye kimya-fizikle anlaşılacak mevzular değil. Bir de okuma-yazma bilen herkes anlayabilirmiş gibi artistlik yapanlar yok mu, evet pasaj pasaj okuduğunuz zaman anlarsınız ama kuarktan spinden ne anladın desem şişe çevirmece oynarken bulursunuz kendinizi.

İlgi çekici, sürükleyici ama ağır okunan hatta bir çok cümlesini tekrar edip durup düşünmenizi gerektirecek kadar ağır bir konuya sahip kitap. Fizik bilmenize gerek yok ama kuantum fiziğine ilginizin olması şart.

Gökhan Taşpınar, Kuantum Teorisi Felsefe Ve Tanrı'ı inceledi.
 07 May 22:06 · Kitabı okudu · 14 günde · Beğendi · 7/10 puan

Tanrı’nın varlığı, Ozgur irade, iyilik-kötülük kavramlarını kuantum fiziği çerçevesinde irdeleyen ve aralarındaki ilişkileri inceleyen yazar, determinizm ve indeterminizmin savunucularını da kendi içlerinde sorgulayarak Descartes’ten Einstein’a kadar birçok filozof ve bilimadamlarının görüşlerine yer vermiştir. Bazı bölümlerinde derin teknik bilgiler sebebiyle ağır ilerleyen kitabın genelinde ise kuantum teorisi ile ilgili tatmin edici bilgilere yer verilmiştir. Bana göre kitaptaki en can alıcı noktalar ise Leibniz’in Tanrı’nın iyilik ve kötülük arasındaki ideal dengeyi oluşturduğu yönünde görüşleri, Kant’ın saf akıl ile ilgili kanaati, Laplace’in Evren’in yaratıcısı, geçmişi ve geleceğiyle ilgili tezleri ile Descartes’in determinizmle ilgili görüşleridir. Bu konulara meraklı okuyuculara önerebilirim. Keyifli okumalar...

Bay_X, bir alıntı ekledi.
06 May 20:35 · Kitabı okudu

Türkiye'de temel bilim bölümleri bir bir kapanıyor, felsefe gibi alanlar gittikçe gözden düşüyor, tenhalaşıyor. Gencecik insanlar "daha kolay iş bulabilecekleri" bölümlere yönleniyor yahut yönlendiriliyor. Üretim çarkı içinde "iş bulma”nın hayatın tek amacı haline geldiği karanlık bir dünyayı anlatan ahmakça bir film izliyor gibiyiz. Fizik bölümlerinden birinin öğretim üyesi olan bir arkadaşımın
serzenişi hâlâ aklımdan çıkmıyor. Ben "fizik bölümlerinin kapanmaşından” yakınırken o sözümü kesti ve "Bırak kapansın hocam"
dedi. Şaşırdım. Devam etti: "Zaten iyice gözden düştü, puanları yerlerde sürünüyor. Ben o kadarcık puanla gönülsüz gelen adamları nasil fizikçi yapayım, onlara nasıl kuantum fiziği anlatayım? Kapansın
gitsin, daha iyi!" Aileler bilmeden bu değirmene su taşımaya devam ediyor. "Ben felşefe okumak istiyorum" diyen çocuklarını "Felsefe yapma bana!"
diye susturup, onların adam gibi mesleklere yönelmeleri için ellerinden geleni yapıyorlar. Düşünemeyen, çağını okuyamayan, her
şeyden öte, tatminsiz ve umutsuz bir neslin nelere mal olabileceğini bilmiyorlar, belki de bilmek istemiyorlar...
Kendimizi hapsettiğimiz seçeneksizliğin bizi sürüklediği felakete dair adım seslerinden sadece biridir bu. Yaşamayı unuttuk. Mutlu
olmayı gündemimizden çıkarttık. Şehirli insan neden yaşadığını bile unutmak üzere. Sanayi Devrimi'nin neticesinde şekillenen ve
insanları devasa üretim-tüketim makinasına birer dişli olarak yetiştirmek üzere kurgulanmış, adına "eğitim" dediğimiz çarkın
en anlamsız ve zamanın gereksinimleriyle uyumsuz sürecini yaşamaya devam ediyoruz. Herkes üniversite profesörü olacakmış
gibi yönlendiriliyor.

Kimsenin Bilemeyeceği Şeyler, Sinan Canan (Sayfa 89 - Tuti kitap-Nefes yayıncılık)Kimsenin Bilemeyeceği Şeyler, Sinan Canan (Sayfa 89 - Tuti kitap-Nefes yayıncılık)
Elif Doğan, Olasılıksız'ı inceledi.
 29 Nis 18:55 · Kitabı okudu · 3 günde

11. Sınıfta arkadaşımın tavsiye etmesi benim okumam. Üniversiteye başladığım ilk haftalar okumak için pdf indirmem ve başka arkadaşımın "o kadar da iyi değil" demesi üzerine bırakmam ve sayısal yönde bilgilerimin arttığı bir zaman olan dönem sonu bunları hatırlamayarak kitaba başlamam kitabın içeriğinden daha çok etkiledi. :)) Ayrıca biyaistatistik dersinden de nefret ediyordum ama çalışmak için kendime motive bulmam :))
Sabahın 9 undan bu saate kadar okuduğum beni sürükleyen bir kitap oldu. Lisede okusaydım fizik hocamın anlatamadığı birçok kuantum fiziği konusunu daha güzel anlardım buna eminim. Hocamın anlatmaya çalışırken kafamda oluşturduğu boşlukları düşünüyorum da yazar mükemmel şekilde bir çok konuyu açıklamış ve ilgi duydurmuş. Fizik, biyoloji, kimya ve edebiyatla harmanlamış. sağlık bölümü okuyan biri olarak kitabı ilgiyle okudum.
Beğenmediğim nokta isimler ki bu da çoğu yabancı kitapta aynı sorunu yaşatıyor. Bir kişiyi bazı zaman adı bazı zaman soyadıyla yazmak nedendir anlamıyorum. Zaten çok fazla isim var bir de ikişer isimle bahsediyorlar kitapta kafan karışıyor bu kitapta da böyle oldu ve bunu beğenmedim.
Kitabın bazı yerleri kafama yatmadığı için ve yeni bitirip öğütmediğim için hala boşluklar var kafamda.
Dejavuya daha mantıklı bir anlam kattım kafamda yazarın söyledi şeylerin kendi dinimde de uyumlu taraflarının olduğunu biliyorum. Kitap güzeldi kafamı çalıştırdım en azından :))

Kitap Kurdu, bir alıntı ekledi.
27 Nis 22:56 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Hawking, daha önce yan yana gelmesi imkansız gibi görülen iki alanı; Kuantum Fiziği ve Genel Göreliliği, karadelikler bağlamında buluşturmayı başarmış, hatta işin içinde Termodinamiğin de olduğunu göstermiştir. Kuramsal fiziğin halen önemli bir problemi olan Kuantum Fiziği ve Genel Göreliliği birleştiren bir formülasyonun yokluğu ve bu ikisinin yollarının karadeliklerde kesişmesi, Sicim Teorisi gibi ‘her şeyin teorisi’ adayları için önemli bir barometre teşkil etmektedir.

Herkese Bilim Teknoloji - Sayı 104, Kolektif (Sayfa 17)Herkese Bilim Teknoloji - Sayı 104, Kolektif (Sayfa 17)

"... Bazen bir bardağı itiyorum ve düşüp kırıldığını keyifle not ediyorum. Demek hala varım ve sonuçlara neden olabiliyorum. Eğer beni kimse gözetlemiyorsa, kuantum çorbasına dönüşmemek için kendi kendimi gözetlemek zorundayım.

"İnsan bir süreliğine susmalı ve oluşan sessizlikte başka bir öykü anlatıcısının –bir balık, yusufçuk, sansar veya bambunun, bir kedi, orkide veya çakıltaşının– sesine kulak vermeli. Arıların roman yazmadığını, örneğin, nereden biliyoruz? Tek bir bal peteğini bile okuduk mu veya balıklardan başlayalım. Evrimin nasıl da büyük bir bölümü balıkların sessizliğinde kilitli duruyor, bizden önceki tüm o asırlar boyunca nasıl da çok bilgi biriktirmişler. Bu sessizliğin derin, soğuk depolarıdır onlar."

mrtdgdvrn, Zamanın Kısa Tarihi'yi inceledi.
11 Nis 16:58 · Kitabı okudu · 5 günde · 8/10 puan

Stephen Hawkıng'ın en azından hava alanlarındaki gazete bayilerinde satılsa bile kendisine maddi kazanç sağlayacağını düşünerek yazdığı,dünyada 40 dile çevrilip 10 milyonun üzerinde satışı yapılan,kendi ifadesine göre alınıp okunması en çok yarı bırakılan kitabı,özellikle kozmoloji,kuantum fiziği,kara delikler,belirsizlik ilkesi,genişleyen evren,evrenin kökeni konularında bilgi veriyor.Ayrıca sonun da hayran olduğu;Galileo Galilei,Albert Einstein,Isaac Newtonile kısa bilgiler veriyor.

Stephen Hawking hayatını kaybetti! 
İngiliz fizikçi, evrenbilimci, astronom, teorisyen ve yazar Prof. Dr. Stephen Hawking, 8 Ocak 1942 yılında doğdu. 8 yaşındayken Londra'dan 20 mil uzaktaki St Albans'a gitti. 11 yaşında St Albans okuluna kayıt oldu. Buradan mezun olduktan sonra babasının eski okulu Oxford Üniversitesi kolejine devam etti. Babasının tıpla ilgilenmesini istemesine karşın, o matematiği seviyordu. Fakat okulun matematik bölümü mevcut değildi. Bu yüzden onun yerine fizik öğrenimi görmeye başladı. Üç yıl sonra doğa bilimlerinde birinci sınıf onur madalyasıyla ödüllendirildi. Hawking daha sonra kozmoloji (evrenbilim) üzerine çalışmak üzere Cambridge'e gitti. O zamanlar Oxford'da evren bilimi üzerine çalışma yoktu. Cambridge'de danışman olarak Fred Hoyle'u istemesine karşın Dennis Sciamaatanmıştı. Doktorasını aldıktan sonra ilk önce araştırma asistanı, daha sonra Gonville and Caius College'de profesör asistanı oldu.

1973'de Gökbilim Enstitüsünden ayrıldıktan sonra Stephen Hawking, Uygulamalı matematik ve Kuramsal fizik bölümüne geçti. 1979'dan sonra matematik bölümünde Lucasian matematik profesörü oldu. Bu profesörlük 1663 yılında üniversite parlamento üyesi olan Henry Lucas tarafından kurulmuştu. İlk olarak Isaac Barrow sonra 1669'da Isaac Newton'a verilmişti. Hawking, evrenin temel prensipleri üzerine çalıştı. Roger Penrose ile birlikte Einstein'ın Uzay ve Zamanı kapsayan Genel Görelilik Kuramının, Big Bang'le başlayıp karadeliklerle sonlandığını gösterdi. Bu sonuç Kuantum mekaniği ile Genel Görelilik Kuramı'nın birleştirilmesi gerektiğini ortaya koyuyordu. Bu yirminci yüzyılın ikinci yarısının en büyük buluşlarından biriydi. Bu birleşmenin bir sonucu da karadeliklerin aslında tamamen kara olmadığını, fakat radyasyon yayıp buharlaştıklarını ve görünmez olduklarını ortaya koyuyordu. Diğer bir sonuç da evrenin bir sonu ve sınırı olduğuydu. Bu da evrenin başlangıcının tamamen bilimsel kurallar çercevesinde meydana geldiği anlamına geliyordu.

Stephen Hawking 1960'ların başında 21 yaşındayken tedavisi olmayan Amyotrofik lateral skleroz (ALS) hastalığına yakalandı. Motor nöronların zamanla yüzde seksenini öldürerek sinir sistemini felç eden; ancak beynin zihinsel faaliyetlerine dokunmayan bu hastalık, Hawking'i tekerlekli sandalyede yaşamaya mahkûm etti. Ünlü bilim insanı, 1985 yılından bu yana sesini de yitirmiş olduğu için, koltuğuna yerleştirilmiş, yazıları sese dönüştürebilen bilgisayarı sayesinde insanlarla iletişim kurabiliyor. Şu anda Hawking, bilimsel uğraşlarında ve günlük yaşantısında çevresinden ve ailesinden büyük destek almaktadır. Konuşmak istediği anda, elindeki elektronik aleti sıkarak, sandalyesine bağlı özel bilgisayarının ekranına, dakikada ortalama 10 kelimeyi sıralayabilmektedir. Bu sessiz konuşan dehanın, özel bilgisayarının hafızasında yaklaşık 2600 kelime bulunmaktadır. Böylece herhangi bir kelimeyi söylemek istediğinde ekrana yazabilmektedir. Sağlıklı insanların konuşmalarında kullandığı kelime sayısı da 2500 civarındadır. Dolayısıyla Hawking, duygularını ifade etmede kelime sıkıntısı çekmemektedir.

Ünlü fizikçi en son 25 Kasım tarihinde Vatikan'da "Evrenin Kaynağı" başlıklı bir konferans vermiş ve Papa Francis ile görüşmüştü. 1942 yılında İngiltere'nin Oxford kentinde doğan Steven Hawking, kuantum fiziği ve kara delikler üzerine yaptığı çok kapsamlı çalışmalarla tanınıyor. Bilimsel araştırmaları 40'ın üzerinde dünya diline çevrilen Stephen Hawking, bilim çevrelerinde Albert Einstein'dan sonraki en büyük dahi olarak görülmektedir.

Farkhunda, Paganizm 1'i inceledi.
10 Mar 02:29 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Paganizm diye başlayıp Allahu Ekber dağlarına çıtayı çıkarırcasına Türk - Kürt sorunlarına dek içi dışına taşacak kadar doldurulmuş bu eser için diyeceğim o ki ;okunmaya değer.

Kitap öncelikle paganizm nedir, ne değildir ile başlıyor. Bir kitap için özellikle tanım, açıklama, felsefe gerektiren bir kitap için olası bir başlangıç. Devamında wiccanlara değiniyor ve sanıyorum ip ondan sonra kopuyor. Zira ritüeller ve eski gelenekleri alıntılar çağrışım yaratarak aktarırken bir çok şey ister istemez akla kazımaya tam da burada başlıyor. Paganizm için oldukça eksik olduğumu bu yoğun alıntı, etimolojik köken, dinlerin ilişkisinde yeni şeyler okuyunca farkettim.

Mağara, Su, Ay, Dağ başlıkları altında verdiği açıklamalarda kah İslama atıf yapıyor kah diğer inançlarla ilişkisini açıklıyor.

İlerleyen bölümlerde Paganizmi Eril varlığın, dişi bireye olan bağlılığını oidipus sendromu ve kitap içinde defalarca tekrarlarını erginleme 'Paganizmde ergenliğe giriş, eril olma, çoçuk ruhu öldürme ve erkek olarak doğma' bayramını açıklığa kavuşturup Türk kızlarının hakim olmaya her zaman güç yetiremediği eril psikolojisine Tanrı - Tanrıça ilişkisi betimliyor.

Bu betimleme, Eril karakterleri, Eril yapısı diye devam ederken, sonrası beni pek cezbetmedi ki kitabı bir kenara bırakıp şöyle bir duvarla bakıştım.


Bu KİTAP, büfeden alınan içi dışına taşmak üzere olan bir döner ekmek gibi mideme vurulmuş darbe etkisi yaratmıştı. Zaten bir döner midenize darbe etkisi yaratmıyorsa bir daha aynı yerden yemezsiniz.

Kuantum fiziği, Kuantum teorisi ve devamında Paganizm ile devam edeceğiö diye baya bir konudan kopmuş geldi bana. Bu nasıl anlatılır, bir kitap var ortada başı ve ortası oldukça ilgi çekiciyken Paganizmi Türk - Kürt sorununa getirdi ya işte ben orada 'Ne okuyorum' tribine girdim.

YUKARIDA BAHSEDİLEN, PARAGRAFIN TÜM SATIRLARI ÖZNEL YARGIDAN İBARETTİR

Bahsettiğim Kuantum fiziği ve devamındaki bölümü tekrar okudum. ABARTMA KIZIM, SADE AÇIKÇA AÇIKLANMIŞ İKİ BÖLÜM. dedim duvara dönerek. Yine de son bölümleri hala pek temellendiremedim kendimde , bence o kitap için çok uç meselelerdi.Ayrıca kitap kah akademik kah günlük anlatım içeriyor. Bu yüzden ben okurken kimi yerlerde zorlandım.

Son olarak bu kitap Muazzez İlmiye Çığ - Gılgameş ve diğer kitapları okuyanlar için altın vuruş niteliği kazanır, demedi demeyin.