İşin garibi, gözlerimi uyku tutmuyor; oysa büyük, çok büyük dertlerin patlak verişinden sonra insan uyumak ister. Ölüme mahkûm olanların son gece çok derin uyuduklarını söylerler.
Ben de size şu soruyu sorayım öyleyse: Bu durumda ölümü niçin kabul ediyordum? Buna yanıtım şöyledir: Taparcasına sevdiğim bir varlık tarafından üzerime tabanca çevrilmişse, artık benim için yaşamanın ne değeri vardı?
Yani beni öldürme kararı korkusuzluğum karşısında dayanamayıp yok olacaktı. Söylendiğine göre yüksekte duranlar uçurumun derinliğine bakarken sanki kendi lerini aşağıya doğru iterlermiş. Sanıyorum, intiharların, cinayetlerin birçoğu tabanca elde bulunduğu için olmuştur. Tabanca eldeyken de önünüzde bir uçurum, 45 derwcelik bir eğim vardır; burdan aşağıya kendinizi bırakıvermemek olanaksız gibidirve her şey sizi tetiği çekmeye çağırmaktadır.